Bugun...



'Kamu çalışanlarının ücretlerinin gerçekleşen enflasyonun ardından telafi edilmesi, çalışanları sürekli fiyat artışlarının gerisinde bırakıyor'


facebook-paylas
Güncelleme: 07-10-2026 06:52:42 Tarih: 07-10-2026 02:18

'Kamu çalışanlarının ücretlerinin gerçekleşen enflasyonun ardından telafi edilmesi, çalışanları sürekli fiyat artışlarının gerisinde bırakıyor'

 

Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN) Genel Başkanı Özlem Akarken,

enflasyondaki gerilemenin, çalışanların geçim koşullarında;
aynı ölçüde bir rahatlama, anlamına gelmediğine dikkat çekti.

 

Başta, sağlık ve sosyal hizmetler olmak üzere;
kamu hizmetlerinin, çok geniş bir çalışan kitlesinin emeğiyle sürdürüldüğünü belirten Akarken;
kamu çalışanlarının ekonomik koşullarının,

yalnızca açıklanan genel enflasyon oranı üzerinden

değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Özlem Akarken;

“Hastanelerde, aile sağlığı merkezlerinde,

sosyal hizmet kuruluşlarında ve kamu kurumlarında görev yapan

milyonlarca çalışan, aynı geçim sorunuyla karşı karşıya.

 

Hekim, hemşire, ebe, tekniker, teknisyen, sosyal hizmet uzmanı, psikolog, memur ve

diğer kamu çalışanları için ortak sorun;
maaşların, temel yaşam giderleri karşısında satın alma gücünü koruyamamasıdır.

 

Bugün; çalışanların önemli bir bölümü,
gelirinin büyük kısmını;
barınma, gıda, ulaşım ve zorunlu ihtiyaçlarına ayırmak durumunda kalıyor.”

ifadelerini kullandı.

 

Enflasyon farkının,

gerçek bir ücret artışı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Akarken;

“Önce fiyatlar yükseliyor, memurun alım gücü düşüyor;
aylar sonra, oluşan enflasyon farkı maaşa yansıtılıyor.

Bu sistem, kamu çalışanına yeni bir refah alanı yaratmıyor;

yalnızca daha önce meydana gelen kaybın bir bölümünü, telafi etmeye çalışıyor.

 

Enflasyon farkı, zam değildir.

Çalışanın kaybettiği satın alma gücünün, gecikmiş telafisidir.

Kamu çalışanlarının,

sürekli enflasyonun arkasından koştuğu;
bu ücret düzeni, değişmelidir.”
dedi.

 

Sağlık ve sosyal hizmet alanındaki çalışanların,

ekonomik sorunların yanı sıra;
yoğun iş yükü, nöbetler, personel eksikliği ve

ağır çalışma koşullarıyla mücadele ettiğine dikkat çeken Akarken;

çalışanların ekonomik güvencesinin,

kamu hizmetlerinin niteliğinden ayrı düşünülemeyeceğini ifade ederek;
“Sağlık çalışanlarımız, gece gündüz nöbet tutuyor;
sosyal hizmet çalışanlarımız,

toplumun en kırılgan kesimleriyle çok ağır koşullarda çalışıyor.

 

Bir taraftan; mesleki sorumluluklarını yerine getirirken,

diğer taraftan; kira, fatura, ulaşım ve mutfak giderlerini düşünüyorlar.

Kamu hizmetini ayakta tutan çalışanların,

geçim kaygısının sürekli büyüdüğü bir sistem, sürdürülebilir değildir.” diye konuştu.

 

Kamu çalışanlarının yaşadığı gelir kaybının,

yalnızca enflasyondan kaynaklanmadığını belirten Akarken;
yıl içerisinde yükselen gelir vergisi dilimlerinin de

çalışanların net ücretlerini, aşağı çektiğine dikkat çekti.

 

Akarken,

“Memur; yılın başında aldığı maaşı, yılın ilerleyen aylarında alamıyor.

Vergi dilimi yükseldikçe, çalışanın eline geçen ücret azalıyor.

Bir yandan, hayat pahalılaşırken;
diğer yandan, maaşın vergi nedeniyle düşmesi;
çalışan açısından, kabul edilebilir değildir.

 

Kamu çalışanlarının gelir vergisi oranının,

yüzde 15’te sabitlenmesi yönündeki talebimizi; yineliyoruz.” dedi.

 

Kamu çalışanlarının ücretlerinin;
yalnızca altı aylık zamlar ve

sonradan verilen enflasyon farkları üzerinden belirlenmesinin;
yeterli olmadığını ifade eden Akarken;

refah payının ücretlere yansıtılması,

gelir vergisinin yüzde 15’te sabitlenmesi,

taban aylıkların güçlendirilmesi ve

sağlık ile sosyal hizmet çalışanlarının;
ek ödeme ve diğer mali haklarının emekliliğe yansıyacak şekilde,

yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtti.







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EKONOMİ Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI YUKARI