|
Tweet |
İstanbul Rumeli Üniversitesi
Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı
Öğr. Gör. Selay Duran,
sel sonrası; temizlik ve güvenli geri dönüş sürecinde,
dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.
Sel felaketinin ardından;
evlere ve iş yerlerine dönüş, yalnızca hasarın giderilmesiyle sınırlı değil.
Taşkın sularıyla taşınan kanalizasyon atıkları,
kimyasal kalıntılar ve çeşitli mikroorganizmalar;
yaşam alanlarında sağlık riskleri oluşturabiliyor.
Islak kalan eşyalarda ve duvarlarda gelişen küf de
özellikle; solunum yolu hastalıkları bulunan kişiler için sorun yaratabiliyor.
Öğr. Gör. Selay Duran;
sel sonrasında, temizlik çalışmalarına başlamadan önce
can güvenliğinin sağlanması gerektiğini belirterek;
“Suların çekilmesi, bir binanın güvenli olduğu anlamına gelmez.
Hasarlı yapılara, yetkililer güvenli olduğunu bildirmeden girilmemeli.
Sel suyuyla kaplı yollar, yürüyerek ya da araçla geçilmemeli.
Elektrik tesisatı ve gaz bağlantıları da
uzman kontrolünden geçmeden kullanılmamalı.” dedi.
Selin ardından;
ev ve iş yerlerinde biriken suyun ve çamurun temizlenmesi sırasında,
koruyucu ekipman kullanılması gerekiyor.
Su geçirmez çizme, dayanıklı eldiven, uzun kollu giysi ve koruyucu gözlük;
kirli su ve atıklarla teması azaltan önlemler arasında yer alıyor.
Toz ve küf bulunan alanlarda ise;
uygun bir solunum koruyucu kullanılması, önem taşıyor.
Duran;
temizlik çalışmalarında, özellikle temizlik ürünlerinin yanlış kullanımına karşı uyararak;
“Sel sonrası temizlikte, yalnızca kir ve çamurun uzaklaştırılması yeterli değil;
işlemin, güvenli biçimde yapılması da gerekiyor.
Sert yüzeyler öncelikle su ve deterjanla temizlenmeli,
dezenfektanlar gerektiğinde; ürünün kullanım talimatlarına uygun olarak kullanılmalı.
Çamaşır suyu, kesinlikle;
amonyak, asitli ürünler veya başka temizlik maddeleriyle karıştırılmamalı.
Bu karışımlar, tehlikeli gazların açığa çıkmasına neden olabilir.” diye konuştu.
Temizlik sırasında;
çocukların, gebelerin, bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerin ve
kronik solunum hastalığı bulunanların;
kirli veya küflü alanlardan uzak tutulması da önem taşıyor.
Selden sonra, suyun uzaklaştırılması kadar;
ıslanan alanların kurutulması da önem taşıyor.
Uzun süre nemli kalan duvarlar, zeminler ve eşyalar, küf oluşumuna yol açabiliyor.
Küf; alerjik reaksiyonları ve solunum yolu şikâyetlerini artırabiliyor.
Öğr. Gör. Selay Duran,
“Sel suyuna maruz kalan mekânlar ve eşyalar,
mümkünse; ilk 24-48 saat içinde tamamen kurutulmalı.
Yeterince temizlenemeyen veya kurutulamayan
halı, yatak ve döşemeli mobilyalar gibi eşyaların uzaklaştırılması gerekebilir.
Görünür küf bulunan alanlarda;
temizlik yapılmadan, güçlü fanlarla havalandırma sağlamak;
küf parçacıklarının yayılmasına neden olabilir.
Yaygın küf oluşumu veya kanalizasyon kaynaklı kirlilik varsa;
uzman desteği alınmalı.” ifadelerini kullandı.
Sel; şebeke suyunu ve kuyuları da kirletebiliyor.
Bu nedenle; içme, yemek hazırlama, diş fırçalama ve
bebek maması hazırlama gibi işlemlerde;
yalnızca, güvenli olduğu doğrulanmış suyun kullanılması gerekiyor.
Yerel yetkililerin, suya ilişkin duyurularının takip edilmesi de önem taşıyor.
Duran;
suyun kaynatılmasının,
her türlü kirlenmeyi ortadan kaldırmadığını vurgulayarak;
“Kaynatma işlemi, bazı mikroorganizmaları etkisiz hâle getirebilir ancak;
sudaki, kimyasal kirleticileri gidermez.
Bu nedenle;
suyun güvenli olup olmadığı konusunda,
yetkili kurumların açıklamaları esas alınmalı.
Sel suyuyla temas etmiş gıdalar tüketilmemeli,
elektrik kesintisi nedeniyle;
uygun soğuklukta korunamayan, bozulabilir besinler de kullanılmamalı.” dedi.
Sel sonrası, temizlik sırasında;
cam kırıkları, metal parçaları ve diğer atıklar;
kesik veya delici yaralanmalara neden olabiliyor.
Kirli suyla temas eden yaralarda, enfeksiyon riski artabiliyor.
Kesiklerin; temiz suyla yıkanması ve uygun pansumanla kapatılması,
kirli, derin veya delici yaralanmalarda ise;
tetanos aşısı gereksiniminin, sağlık personeli tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.
Duran;
sel sonrasında ortaya çıkan sağlık belirtilerinin,
göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekerek;
“Ateş, ishal, kusma, solunum sıkıntısı veya
yarada artan kızarıklık, şişlik ve akıntı gelişirse; sağlık kuruluşuna başvurulmalı.
Temizlik sırasında;
dinlenmeye ve güvenli içme suyuna erişime de dikkat edilmeli.
Sel sonrası iyileşme sürecinde;
hem kişisel korunma, hem de sağlık sorunlarının erken fark edilmesi, önemli.” diye konuştu.