|
Tweet |
Yeni düzenlemenin;
Avrupa Birliği’nin, e-ticaret üzerindeki denetimlerini artırmaya yönelik
attığı adımlardan biri olduğunu ifade eden
OWIT UKODER (Uluslararası Ticarette Kadın Organizasyonu Derneği)
Türkiye Başkanı ve Gümrük Müşaviri Çiğdem Ağdağ, şu bilgileri verdi:
“Bugüne kadar, gümrük beyanlarında;
ürünün tanımı, değeri ve tarife sınıflandırması ön plandayken,
artık; ürünün satıcı ve üretici tarafından kullanılan tanımlayıcı kodları da
önem kazanıyor.
Böylece, gümrük idareleri;
ürünün izlenebilirliğini artırmayı,
güvenlik ve mevzuata uygunluk kontrollerini, daha etkin yapmayı hedefliyor.
Yeni uygulamada;
satıcının ürüne verdiği kod,
üreticinin ürün kodu ve varsa; uluslararası standart ürün tanımlayıcıları,
gümrük beyanında kullanılacak.”
Avrupa Birliği’nin yeni düzenlemelerinin arkasında,
hızla büyüyen e-ticaret hacminin bulunduğunu belirten Ağdağ;
Avrupa Komisyonu’nun verilerine dikkat çekti.
“Avrupa Komisyonu’nun açıkladığı verilere göre;
2025 yılında, yaklaşık 5,9 milyar düşük değerli ürün;
AB dışındaki ülkelerden, doğrudan Avrupa’daki tüketicilere gönderildi.
Bu büyüklük; gümrük denetimlerinin,
neden daha önemli hale geldiğini de gösteriyor.
Avrupa Birliği artık; yalnızca ticaretin hızına değil, ürünlerin;
güvenliğine, izlenebilirliğine ve kurallara uygunluğuna da odaklanıyor.”
Bir diğer önemli değişikliğin,
küçük tutarlı gönderilerin maliyetleriyle ilgili olduğunu belirten Çiğdem Ağdağ,
şöyle devam etti:
“Avrupa Birliği, 1 Temmuz 2026 itibarıyla;
150 avroya kadar olan e-ticaret gönderilerinde,
gümrük vergisi muafiyetini kaldırarak;
ürün kategorisi başına, 3 avroluk geçici bir gümrük vergisi uygulamaya başladı.
Bu uygulama, 1 Temmuz 2028’e kadar devam edecek.
Sonrasında ise; ürünün türüne göre normal gümrük vergileri uygulanacak.
Burada, önemli bir ayrıntı var.
Vergi; paketin içindeki ürünlerin, yalnızca sayısına göre değil;
hangi ürün grubuna ait olduklarına göre hesaplanıyor.
Örneğin;
aynı pakette beş tişört bulunması halinde, 3 avro vergi uygulanırken;
bir tişört ve bir saat bulunması halinde, vergi 6 avroya çıkabiliyor.
Dolayısıyla;
farklı ürün gruplarını aynı gönderide birleştiren firmaların,
maliyet hesaplarını; buna göre yapması gerekiyor.”
Avrupa Birliği’nin, ayrıca;
gümrük işlemlerinin maliyetlerini karşılamak amacıyla,
yeni bir işlem ücreti getirmeyi planladığını belirten Ağdağ;
bu ücretin tutarının ve uygulamaya alınacağı tarihin, henüz kesinleşmediğini ifade etti.
Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliği ilişkisinin;
bazı ürünler açısından, avantaj sağlayabileceğine dikkat çeken Çiğdem Ağdağ;
yeni düzenlemenin, Türk ihracatçıları tarafından doğru değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Avrupa Birliği'nin getirdiği 3 avroluk vergi,
Türkiye'den gönderilen her ürüne; otomatik olarak uygulanmayacak.
Gümrük Birliği kapsamında;
belirli koşulları karşılayan gönderiler, bu vergiden muaf olabilecek.
Bu nedenle;
firmalarımızın yeni maliyetleri hesaplarken,
mevcut avantajlarını da göz önünde bulundurması gerekiyor.”
Özellikle; küçük ve orta ölçekli ihracatçıların,
yeni düzenlemelerden etkilenebileceğini belirten Ağdağ;
firmaların hazırlıklarını geciktirmemesi gerektiğini vurguladı.
“Ben, özellikle;
küçük ve orta ölçekli ihracatçılarımızın,
bu değişikliklere hazırlıklı olması gerektiğini düşünüyorum.
Ürün bilgilerinin doğru oluşturulması,
satış platformlarıyla gümrük beyanları arasındaki veri uyumu ve
yeni maliyetlerin, satış fiyatlarına etkisi;
önümüzdeki dönemde, daha fazla önem taşıyacak.
E-ihracat yapan firmalarımızın;
sattıkları ürünlerin kodlarını, ürün açıklamalarını ve
gümrük işlemlerinde kullanılan bilgileri, gözden geçirmeleri gerekiyor.
Çünkü; eksik veya hatalı bilgiler,
gümrük işlemlerinde gecikmelere ve ek maliyetlere neden olabilir.”
Avrupa Birliği’nin, yeni düzenlemelerle;
ürünlerin izlenebilirliğine, daha fazla önem verdiğini vurgulayan Ağdağ;
sözlerini şöyle tamamladı:
“Burada, dikkat çekmek istediğim bir diğer konu da şu:
Avrupa Birliği artık, yalnızca ürünün sınırdan geçişini değil;
ürünün kim tarafından satıldığını,
kim tarafından üretildiğini ve mevzuata uygunluğunu,
daha ayrıntılı takip etmek istiyor.
Bu nedenle;
e-ihracat yapan firmalarımızın, sadece satış ve pazarlamaya değil;
gümrük ve mevzuat süreçlerine de aynı önemi vermesi gerekiyor.
Avrupa pazarında satış yapmak kadar;
o pazarın değişen kurallarına, zamanında uyum sağlamak da önem taşıyor.”