|
Tweet |
İşitme sağlığı, yalnızca bireysel bir ihtiyaç değil;
toplumların sağlıklı ve sürdürülebilir geleceği için de kritik bir unsur.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından yayınlanan raporda,
dünyada her 5 kişiden 1’inin, işitme kaybı yaşadığı ve
bunun, yaygın bir problem olduğunun altı çiziliyor. 1
Dahası;
2050 yılında bu oranın, 4 kişiden 1’i olacak şekilde artması ve
işitme kaybının, daha da yaygın bir problem olarak ortaya çıkması bekleniyor. 1
Bu rakamlara rağmen;
dünyada ve Türkiye’de işitme kaybı,
pek dikkate alınmayan ve önemsenmeyen bir olgu olabiliyor.
Türkiye Odyologlar ve Konuşma Bozuklukları Uzmanları Derneği (TOKSUD)
Başkanı Prof. Dr. Meral Didem Türkyılmaz,
“Günümüzde, dünyada her 5 kişiden 1’inde işitme kaybı görülmesine rağmen;
bireylerin önemli bir kısmı, destek arayışına girmiyor.
İşitme kaybı yaşayan bireyler;
çoğu zaman, bunu fark etmeyebiliyor veya
işitme kaybı ile yaşamaya çalışmayı seçebiliyor.
İşitme sağlığının önemine ilişkin farkındalığın düşük olması,
düzenli işitme testi yaptırılmaması,
ekonomik koşullar,
işitme kaybı ile ilgili insanların sahip olduğu ön yargılar,
damgalanma korkusu,
estetik kaygılar ve daha pek çok sebep;
erken tanı ve tedavinin önüne geçen ve
işitme kaybına müdahaleyi engelleyen unsurlar olarak; karşımıza çıkabiliyor.“ dedi.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ):
Erken müdahale;
işitme kaybının iletişim ve bilişsel gelişim üzerindeki olumsuz etkisini
en aza indirmek için kritik öneme sahiptir. 1
Dünya Sağlık Örgütü’nün önceliğine aldığı üzere;
her yıl, 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü’nde;
işitme sağlığının önemi konusunda, farkındalık yaratılması amaçlanıyor.
Dünya Sağlık Örgütü,
işitme kaybının küresel ölçekte hızla arttığını vurgularken;
önleme, erken tanı ve erişilebilir bakım kadar;
toplumsal ön yargılar ve yanlış algılarla mücadeleyi de temel öncelikler arasında gösteriyor.
İşitme sağlığı hizmetlerine erişimdeki en büyük engellerden birinin;
toplumsal damgalama ve farkındalık eksikliği, olduğuna dikkat çekiliyor.
Bu nedenle;
toplum temelli bilgilendirme çalışmaları,
doğru bilgi paylaşımı ve erken tarama programlarının yaygınlaştırılması,
yalnızca sağlık sistemleri için değil;
eğitim, istihdam ve sosyal hayata katılım açısından da kritik önem taşıyor.
-----
Türkiye Odyologlar ve Konuşma Bozuklukları Uzmanları Derneği’nin (TOKSUD)
öncülük ettiği ve “Hayat Duyunca Güzel” ismi ile yürüttüğü farkındalık çalışmaları ile
işitme kaybına yönelik erken tanı destekleniyor ve
uzmanlarca belirlenecek müdahaleler ile
bireylerin yeniden hayata bağlanması ve yaşamlarının iyileştirilmesi amaçlanıyor.
TOKSUD Başkanı Prof. Dr. Meral Didem Türkyılmaz,
işitme kaybının, kendisinden çok toplumsal bariyerlerin
bireyleri aksiyon almaktan uzaklaştırdığına dikkat çekerek;
bireylerin, işitme sağlığı ve önemine ilişkin; bilgi birikimini artırmasını ve
mutlaka; uzman görüşü alınmasını öneriyor.
İşitme sağlığının;
sosyal, fiziksel ve zihinsel problemlere yol açarak;
bütünsel sağlığı tehdit edebileceğinin altını çizen Türkyılmaz,
işitme kaybı yaşayan bireylerin;
toplumsal önyargılarla, damgalanmaktan korkarak,
yaşlı veya hasta algılanacağını düşünerek veya
estetik kaygılarıyla, uzmana danışmaktan ve
gerekli çözümlerin uygulanmasından çekinmemeleri gerektiğini belirtiyor.
Oysa;
erken tanı ve doğru teknolojiyle desteklenen işitme kaybı, bireyin;
sosyal hayata katılımını, iletişimini ve yaşam kalitesini belirgin biçimde artırabiliyor.
Bu nedenle;
farkındalık ve bilincin artırılması,
işitme sağlığı için en kritik önceliklerden biri olarak; öne çıkıyor.
Türkyılmaz;
işitme kaybının, çoğu zaman yavaş ilerlediğini ve
bu nedenle; bireylerin durumu kabullenmekte gecikebildiğini belirterek,
müdahale süresi uzadıkça;
iletişim zorluklarının derinleştiğini, sosyal izolasyonun arttığını ve
bilişsel yükün, büyüyebildiğini ifade etti.
“İdare ederim” yaklaşımı yerine;
erken teşhis ve müdahale almanın kritik olduğunu belirten Türkyılmaz,
farkındalık çalışmalarının; bu açıdan, çok önemli olduğunu belirtti ve
“Çünkü; biz işitme kaybı ile yaşamak yerine,
hayatın; duymaya değer ve duyunca güzel olduğuna inanıyoruz” dedi.
Tüm bu nedenlerle;
işitme sağlığı, yalnızca duyma açısından değil;
bütünsel sağlığı etkilemesi açısından, stratejik bir öncelik olarak öne çıkıyor.
Türkyılmaz;
farkındalık, erken tanı, doğru bilgi ve erişilebilir çözümlerle birlikte, işitme sağlığının;
önceliklendirilmesi gereken, temel bir halk sağlığı alanı olduğunun; bir kez daha altını çiziyor.
1World report on hearing. Geneva: World Health Organization; 2021