|
Tweet |
Bir taşınmazın, kamu adına alınmasına istimlak (kamulaştırma) denir ve
bunun için kanunda belirtilen şartların, yerine getirilmesi gereklidir.
Öncelikle;
yapılacak işlemin, kamu yararına olması ve
kamulaştırmanın; yetkili kamu kurumları tarafından yapılması şarttır.
İstimlak işleminin, yasal bir zeminde yürütülebilmesi ve
mülkiyet hakkının ihlal edilmemesi için
Anayasa’nın 46. maddesi kapsamında; belirli şartların oluşması zorunludur.
Burada, öncelikle; kamu yararı kararı şarttır.
Yapılacak projenin, mutlaka; toplum çıkarına hizmet etmesi lazımdır.
Keyfi veya şahsi kazanç odaklı projeler için bu işlem yapılamaz.
İşlemi sadece; devlet, belediyeler, bakanlıklar veya
kanunla yetkilendirilmiş kamu tüzel kişileri
diğer bir deyişle; yetkili kurumlar gerçekleştirebilir.
(Örneğin; DSİ, Karayolları Genel Müdürlüğü)
İstimlak bedeline itiraz edilebilir mi?
İstimlak işleminin geçerli olabilmesi için
Anayasa ve ilgili kanunlarda öngörülen şartlara uyulması gerektiğinin altını çizen
İnvesttime Yatırım Danışmanlığı ve Arsa Ofisi Kurucusu Halil İbrahim Dindi,
şunları söyledi:
“İstimlak;
kamu yararı doğrultusunda,
taşınmazların yetkili kamu kurumlarınca;
kamu adına alınmasıdır.
Kamulaştırma bedeli,
kural olarak taşınmaz sahibine
nakden ve peşin olarak ödenmek zorundadır.
Bir diğer konu,
istimlak bedeline itiraz edilebilir.
Kamu kurumunun pazarlık aşamasında teklif ettiği bedeli,
mülk sahibi kabul etmek zorunda değildir.
Anlaşma sağlanamadığında, süreç mahkemeye taşınır.
Mahkemenin belirlediği bilirkişi raporuna ve
çıkan fiyata karşı da yasal süresi içinde
üst mahkemelere (İstinaf/Yargıtay) başvurarak;
bedel artırımı davası açma hakkı mevcuttur.
Ayrıca;
belirli şartlar altında,
istimlak edilen mülkün geri alınması mümkündür.
Eğer;
istimlak edilen mülk,
kamulaştırıldıktan sonra 5 yıl içinde
amacı doğrultusunda kullanılmazsa;
(yani, okul yapılacağı söylenip; hiçbir şey yapılmazsa),
mülk sahibi; ödenen bedeli faiziyle iade ederek,
taşınmazını geri isteme (geri alma) hakkına sahip olabilmektedir.”
Dindi, istimlak sürecinin nasıl ilerlediği hakkında;
şu bilgileri verdi:
1-Ödenek ayrılması ve kurul kararı:
İlgili kamu kurumu, proje için bütçe ayırır ve kamu yararı kararı alır.
2-Kıymet takdir komisyonu ve satın alma usulü:
Kurum bünyesinde kurulan komisyon,
mülkün piyasa değerini (rayiç bedelini) belirler.
İlk olarak;
mülk sahibiyle uzlaşma yoluyla, satın alma (pazarlık) masasına oturulur.
3-Bedel tespit ve tescil davası:
Eğer, mülk sahibiyle fiyat konusunda anlaşılamazsa;
kamu kurumu, Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak;
“Bedel Tespit ve Tescil Davası” açar.
4-Mahkeme kararı ve tapu devri:
Mahkeme tarafından atanan bağımsız bilirkişiler,
mülkün değerini yeniden hesaplar.
Belirlenen bu para, bankaya malik adına; bloke edilir ve
mahkeme kararıyla, tapu doğrudan kamu kurumuna tescil edilir.