|
Tweet |
Yurt dışından yapılan alışverişlerde,
uzun süredir uygulanan 30 Euro’luk gümrük muafiyetinin kaldırılması;
Türkiye e-ticaret pazarında, önemli bir değişim sürecini beraberinde getiriyor.
6 Şubat 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek düzenleme ile
tüm siparişler için gümrük beyannamesi ve ek vergiler zorunlu hale gelirken;
sektör, bu değişikliğin;
yerli markalar, tüketici davranışları ve rekabet koşulları üzerindeki etkilerini,
dikkatle takip ediyor.
Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile hayata geçirilen düzenleme;
sınır ötesi alışverişin mevcut işleyişinde, yeni bir çerçeve oluştururken;
hem yerli, hem de yurt dışı kaynaklı satış kanalları açısından
bir uyum sürecini, gündeme getiriyor.
Yeni dönemin,
piyasa dengelerine ve alışveriş alışkanlıklarına nasıl yansıyacağı ise;
zaman içinde, daha net görülecek.
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan ideasoft CEO’su Sinan Akdal,
düzenlemenin, uzun süredir sektörde tartışılan bir başlığa temas ettiğini belirterek;
şu ifadeleri kullandı:
“Bu düzenleme;
e-ticaret ekosisteminde,
bir süredir gündemde olan yapısal bir konunun;
yeniden ele alınmasına neden oluyor.
Gümrüksüz alışveriş uygulaması,
özellikle; fiyat odaklı tercihlerin öne çıktığı bir yapı oluşturmuştu.
Yeni dönemde rekabet koşullarının nasıl şekilleneceği;
tüketici beklentileri, markaların stratejileri ve
piyasanın genel tepkisiyle birlikte; ortaya çıkacak.”
30 Euro limitinin kaldırılmasının;
yurt dışı kaynaklı, düşük tutarlı ve hızlı alışveriş alışkanlıklarını
yeniden değerlendirme sürecine sokabileceğini ifade eden Akdal;
bu durumun, yerli markalar açısından da
dikkatle yönetilmesi gereken bir döneme işaret ettiğini vurguladı
“Türkiye’de faaliyet gösteren markalar için bu süreç;
tüketiciyle kurulan ilişkiyi, sunulan hizmet kalitesini ve
genel deneyimi yeniden gözden geçirmeyi gerektiriyor.
Rekabetin yönü, yalnızca fiyat üzerinden değil;
tüketiciye sunulan toplam değer, üzerinden şekillenecek.”
Yeni uygulamayla birlikte;
tüketici davranışlarında da farklılaşmalar yaşanabileceğine işaret eden Sinan Akdal,
satın alma kararlarında; birden fazla unsurun birlikte değerlendirileceğini belirtti:
“Fiyat odaklı ve anlık alışveriş alışkanlıklarının yanı sıra;
teslimat süresi, satış sonrası hizmet, güven ve erişilebilirlik gibi unsurların
daha görünür hale gelmesi mümkün.
Bu süreçte, tüketicilerin;
alternatifleri daha fazla karşılaştırdığı,
daha temkinli kararlar aldığı bir dönem, görebiliriz.”
ideasoft olarak;
süreci, e-ticaret ekosistemindeki tüm paydaşları ilgilendiren
bir geçiş dönemi olarak değerlendirdiklerini belirten Sinan Akdal;
sözlerini şöyle tamamladı:
“Bu düzenlemenin, piyasaya ve tüketici davranışlarına nasıl yansıyacağını;
önümüzdeki dönemde, daha net göreceğiz.
ideasoft olarak;
bu dönemin, ani yorumlardan çok;
sahadan gelen veriler ve
kullanıcı geri bildirimleriyle okunması gerektiğini, düşünüyoruz.
Tüketicinin beklentilerini doğru anlayan ve
buna göre hareket eden markaların;
yeni döneme, daha sağlıklı uyum sağlayacağını öngörüyoruz.”