romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort istanbul escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort hava durumu betturkey beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Çetin ÜNSALAN

facebook-paylas
Uyusun da büyüsün
Tarih: 02-06-2026 00:21:00 Güncelleme: 02-06-2026 00:21:00


Türkiye’nin ilk çeyrek büyüme rakamı yüzde 2,5 geldi. Rakamın kendi içerisinde çok manidar olarak mizah konusu yapılma potansiyelini bir kenara koyarsak, büyümenin iç bileşenlerine baktığımızda çok da hoş bir tablo karşımıza çıkmıyor.

 

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 23 aydır kesintisiz büyüdüğümüzü ifade edip bunu da bir istikrar göstergesi gibi anlattığını düşünürsek, asıl sorulması gereken soru şu: Neyin istikrarı?

 

Çünkü ülkede sanayiden ihracata kadar bir dizi problemin çalışanından işverenine kadar herkes tarafından yaşandığı bir fotoğrafta siz buradaki yorumu ‘sağlıklı’ kapsamında yaparsanız; ona sağlık değil, obezite denir tanımı daha uygun olacaktır.

 

Öncelikle sanayinin ve net ihracatın eksi yazdığı bir büyümede, tarımın geçen yıl don ve kuraklık göstergeleriyle mukayese edilerek baz etkisiyle büyüdüğünü gösteren, ayrıca Ramazan Ayı kapsamında tüketimin yapıldığı izlenimi veren işaretlerle ortaya çıkan resim ders almayı gerektiriyor.

 

Yine büyümeye en büyük katkının hane halkı harcamalarından geldiğini görüyoruz. Hane halkının harcama yapabilecek kapasitesi kalmadığını biliyoruz. Kredi ve kredi kartlarında takip oranının patladığı da hafta sonundan açıklandı.

 

Yani insanlar ihtiyaçlarını cebindeki parayla değil, kredi ve kredi kartıyla karşılıyorlar demektir ki, bu da sağlıklı bir büyüme anlamına gelmez. İş burada da bitmiyor. Harcama kalemlerinin üç başlık altında toplandığını dikkate alırsanız durum daha da karışıyor.

 

Bunun tercümesi şu: Hane halkı harcaması olarak gözüken ve büyümeye katkı veren başlık da tüketimden değil, fiyat artışlarından fiktif bir yükseliş anlamına geliyor. Yani ülke daha aç tüketerek, ama az tükettiğine daha çok para harcayarak görece tüketim yapmış gözüküyor.

 

Bir kilo ürünü misal 10 TL’ye alırken, 800 gramını 15 TL’ye alıyorsanız, bu büyüme rakamlarına hane halkı harcaması olarak yansır; ama insanların tükettiği anlamına gelmez. Yani biz fiyat artışlarının altında ezilerek bir büyüme rakamı elde ettik.

 

Nereden anlıyoruz? Eş zamanlı olarak açıklanan Türk-İş açlık sınırı 35 bin TL’yi, yoksulluk sınırı da 114 bin TL’yi aşmışsa, ülkede ortalama emekli maaşı 27 – 28 bin TL diliminde, ortalama ücret de 35 – 40 bin TL segmentindeyse durum parlak değildir.

 

Ortadaki performans da fakirleşmede istikrar manasına gelir ki bunun da hoş bir tablo olmadığı konusunda sanırım herkes hemfikirdir. Ayrıca İmalat Beklenti Endeksi’nin de görece yükselmesine rağmen, halen daralma aşamasında olması, işsiz sayılmayan insanların sayısında potansiyel artışa işaret ediyor.

 

Büyüyen bir ekonominin sefalet içinde yaşayan vatandaşı olmaz. Büyüyen ve vergi artışlarında rekor kırdığını iddia eden bir bakış açısının da alacaklarını 72 ay vadelerle taksitlendirme, esnafın talebinin de kredi kartlarında yapılandırma olmaması gerekir. Özetle Şimşek rakamlarıyla mutlu istikrar oyunu oynarken, vatandaşın istikrarı erimeyle sürüyor,

 

cetinunsalan@yahoo.com



Bu yazı 89 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA