romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort istanbul escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort hava durumu betturkey beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Çetin ÜNSALAN

facebook-paylas
Sapan enflasyonun farkı nerede?
Tarih: 09-06-2026 22:26:00 Güncelleme: 09-06-2026 22:31:00


Enflasyon ile ilgili revizyonun ardından Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten ilk net yorum geldi. 5 puanlık bir sapmadan söz etti ve bunun gerekçesinin de savaş olduğuna atıfta bulundu.

 

Zaten bu sapmanın da Merkez Bankası’nın enflasyon hedeflemesinde gözlemlendiğine işaret etti. Öncelikle rakamın zaten kendisi tartışmalı ve tüketimin yüzde 70’inin bizzat 3 kaleme indiğinin ortaya konulduğu, gıda payının da yüzde 17’lere düşerek boğazdan kesintinin resmileştiği bir fotoğraf içerisinde ekonomiyi yöneten bu bakış açısındaki sakatlığın büyük olduğunu biliyoruz.

 

Hadi diyelim ki Şimşek ve TÜİK rakamları üzerinden meseleyi ele alalım. Öncelikle yıl sonunda yüzde 30’un aşağısına düşmesinin neredeyse olanaksız hale geldiği bir enflasyon rakamı gerçeğiyle karşı karşıyayız.

 

Bu aşamada da yüzde 20’lerden yola çıkıp 5 puanlık sapmalardan değil, en az 10 puanlık sapmalardan söz etmek gerekir. Hepsi bir yana hedeflenen ile arada yüzde 100 farkın olduğunu, sapmanın da yüzde 50 olduğunu vurgulamak lazım gelmez mi?

 

Madem büyük sapmalardan söz ediyoruz; konuyu burada kapatacak mıyız? Kendi hedefinizdeki bu sapmanın farkını, temmuz ayı revizyonundan ayrı olarak yılın yarısında insanların cebinden keserek kullanmanız nedeniyle tazmin etmeniz gerekmiyor mu?

 

İstanbul’u katlettiklerini söyleyip, sonra af dileyen, ama ders almadığı gibi rantsal dönüşüme devam eden, faiz düşerse enflasyonun düşeceğini iddia edip, ikisini birden patlatan, ama sonra yanıldığını bile söyleyemeyen bir yaklaşımdan çok mu şey bekliyorum, ben de şüphe içindeyim.

 

Ama son derece hayati bir konuda, sapmalar olduğu kabul ediliyorsa, gerekçesi ne olursa olsun lafı söyleyip ortadan çekilemezsiniz. İnsanların yoksunluk seviyesinin altına düştüğü bir ortamın gereğini de yapmanız gerekir. Lakin söyledi bitti, konuyu kapattı.

 

Meseleyi yine dış gelişmelere ve dış şoklara dayandırmak, akılla bağdaşan bir konu değildir. Bu gelişmeler olsa olsa mevcut hasarın dozunu arttırır. Ama bu onlarsız da bir hasar olduğu gerçeğini ortadan kaldırmaz.

 

Diyor ki Bakan Şimşek: “2025’te çoklu şok yaşadık. Şimdi bunlar etkilemiyor desem doğru olmaz. Ama yani enflasyon hedeflerini tutturamadığımızda da bunlara sığınmam. Niye? Çünkü yapısal konular da var. Bu şartlarda öngörü üretmek de kolay değil.”

 

Şimşek, dünyayı bırakın içeride bu konuda olasılıkların konuşulduğunun ve öngörüler üretildiğinin farkında bile değil. Üretmenin olanaksız hale geldiği bir ülkede kolay olmayan üreten ya da vatandaş olan için ayakta kalmak. Peki madem yapısal sorunlar var, bunları çözmek adına bir şey yapıldı mı? Elbette hayır. Algıyla ekonomi düzeltmeye çalışıyorlar.

 

Özetle savaşın arkasına sığınmadığını söyleyip, yapısal sorunlardan ve savaştan bahane üreten, enflasyondaki sapmadan bahsedip, sapmanın farkını ödemeyi düşünmeyen bir bakış açısıyla, daha çok işimiz var gözüküyor.

 

cetinunsalan@yahoo.com



Bu yazı 95 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA