romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort istanbul escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort hava durumu betturkey beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Çetin ÜNSALAN

facebook-paylas
Reel sektörün finans çağrısı
Tarih: 02-07-2026 01:24:00 Güncelleme: 02-07-2026 01:24:00


Türkiye’de reel sektörün finansmana ulaşımla ilgili sancısı uzun zamandır devam ediyor. Bir taraftan iş hacmi düşen, ihracat pazarlarında rekabetçiliğini yitiren, TL maliyetleri artarken, döviz bazındaki gelirleri kan kaybeden bir yapıda finansman maliyetlerinin de yüksek faiz nedeniyle ulaşılmaz hale gelmesiyle işler içinden çıkılmaz noktaya geldi.

 

Ne nefes kredileri çare oluyor; ne de teşvikler. Çünkü öngörülebilirliğini yitirmiş bir üretim ekonomisi fotoğrafıyla karşı karşıyayız. Her şeyi rakamlarla düzelttiğinde, sorunlar ortadan kalkacak diye düşünen bir ekonomi yönetimi, rakam tutturayım derken, gerçekleri göz ardı ederek ya da yok sayarak işleri daha da içinden çıkılmaz bir noktaya getirdi.

 

Hangi sanayi ya da ticaret odası yetkilisi açıklama yapsa, finansmana olan acil ihtiyaçtan söz ediyor. İşin daha da ürkütücü yanı, bu finansman ihtiyacı mesela dönüşümünü tamamlamak, yeni bir atılım ya da yatırım yapmak için dile getirilmiyor.

 

Son derece günlük ihtiyaçlarını karşılayamama noktasına gelmiş bir fotoğrafın yansımasını görüyoruz. Zaten bankacılık sektörü de bir dizi farklı gerekçe olmakla birlikte, verdiği paranın günlük ihtiyaçlara yöneleceğini düşünerek çekingen davranıyor.

 

Bu bir vaka ve her ne kadar para isteme gerekçesi yanlış da olsa, durumun içinden çıkılmaz bir boyuta ulaştığının en net göstergesi olarak önümüzde duruyor. Tüm bu gerçekleri yok saydığı gibi, zaten mükellef olanların üzerine gitmeyi kayıt dışı ile mücadele zanneden, ödemesini yapamayana e-haciz uygulayarak piyasanın nakit akışına başka bir darbe indiren Maliye anlayışının da sorgulanması şart.

 

Vergi gelirlerini arttırdığından bahsedip, yüzdesel olarak da bunun karşılığını ortaya koyan, ama tahakkuk tahsilat oranları yeterli olmadığını da 72 aya varan taksitlendirme imkanı sunarak itiraf eden Bakan Şimşek nezdindeki Maliye bakış açısının gözden geçirilmesi lazım.

 

Vatandaşın cebine para koymak yerine, sahte enflasyon – gerçek yaşam dengesi içinde satın alma gücünü çökerten, çöktükçe merdiven altı üretim sorgulaması yapmadan fiyat bazlı ihtiyacını karşılamaya çalışan bir tüketici gerçeği, kurallara uymaya çalışan reel sektöre, istemeden bir başka darbeyi vuruyor.

 

Fakat ekonomi yönetimi tüketicisinden üreticisine, esnafından çiftçisine, işsizinden emeklisine, öğrencisinden KOBİ’sine kadar hiçbir kesimin yaşadığı sorunu kabul etmediği, bunu yönetmek için hamle yapmadığı gibi, zaten yaşam mücadelesi veren insanların, firmaların daha çok üzerine giderek neredeyse tam bir kaos yaratıyor.

 

Elbette ekonominin kurallar bütünü içinde yönetilmesi lazım. Mikro sıkıntılar kadar makro gelişmelerin de yönetilmesi lazım. Ama siz bunu gerçeklere gözünü kapatarak yapmaya kalkarsanız, hem ekonominin dengelerini alt üst edersiniz, hem de işleri içinden çıkılmaz noktaya getirirsiniz.

 

Bu kadar dönüşümün konuşulduğu bir ekonomik ortamda, reel sektör ısrarla finans ihtiyacından söz ediyorsa ve bu finans ihtiyacı da dönüşüm için değil, hayatta kalma kaygısıyla dile getiriliyorsa, başımız zaten dertte demektir.

 

cetinunsalan@yahoo.com



Bu yazı 110 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA