romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort istanbul escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort hava durumu betturkey beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Çetin ÜNSALAN

facebook-paylas
Günlük avuntuya kadar düştük
Tarih: 24-05-2026 22:28:00 Güncelleme: 24-05-2026 22:28:00


İhracatta günlük rekor kırdık. Yer gök bu haberle inledi. Yıllık ihracat performansında üzerine her koyduğumuz 1 dolar ile zaten doğal olarak rekor kırarken, her birini Cumhuriyet tarihinin rekoru olarak sunan bir bakış açısı, yıllık bozulunca aylık, aylık bozulunca günlük övünme seviyesine ulaştı.

 

Meseleye yıllardır dış ticaret mantığıyla bakmayanların, ithalat ve ihracat arasındaki dengeyi sorgulamayanların, bir envanter çalışması yapıp, yerli tedarik oranını artırmak adına planlamayı ve destekleri yönlendirmeyenlerin, açık ile ilgili kaygı duymayanların bu noktaya gelmiş olması artık gerçekten can sıkıcı bir hal aldı.

 

Bugün ülkede bırakın ihracatçı olmayı, üretim yapmanın bile ciddi zorlukları var. Girdi maliyetlerinin TL bazında artmasından finansmana ulaşım zorluklarına, insan kaynağını tatmin edecek ücretler verdiğinizde üzerine gelen yüklerden baskılanan kur nedeniyle rekabetçiliğin kaybedilmesine kadar bir dizi gerçek meseleyi konuşmamız gerekiyor.

 

İş burada da bitmiyor. Her zaman dile getiriyorum; bir kez daha altını çizeyim. Dünyanın Türkiye’den almaktan vazgeçemeyeceği ürün var mı? Yok… Asıl ders çalışmamız gereken konu buyken, ne yazık ki karlılığı bile unutmuş vaziyette, yetersiz de olsa cirodan bahsediyoruz.

 

Dünyada üretimin, süreçlerinin, yönetimlerinin, ürün algısının, iş yapış biçimlerinin büyük ölçüde değişime uğradığı süreçte, alışkanlıklarımızı bozmayan, ama katma değer üretmeyen işletme yapılarımızı tartışmamız gerekiyor ama bizim derdimiz günlük ihracat rakamı.

 

Tüm bunların ötesinde ihracat mantığının bile gözden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bir ülkede, herhangi bir üründe önce iç talep tespit edilir. Bunu karşılayacak üretim ortamı oluşturulur; bu talep karşılanıp, ithalata bağımlı yapıdan kurtulduktan sonra, yeni pazarlar bulunarak, doğru kapasite yatırımlarıyla ihracata yönelim mümkün hale gelir.

 

Günümüzde biz başta tarım ürünleri olmak üzere ihtiyacımız olanı dışarı satıp, sonra da ihtiyacımızı ithalat yoluyla karşılamaya kalkıyorsak, temel bir mantık hatası ile karşı karşıyayız demektir.

 

Çünkü bu tablo ürünün değerinde satılmasını engellemekten, ithalat için ihtiyacınız olan döviz miktarının şiddetini arttırmaya kadar bir dizi yan etkiyle beraber önünüze gelir. Fakat tüm bunlar temel meseleler olarak konuşulmuyor.

 

Sürekli bir rakam tutkusu, ekonomi yönetiminin her alanına sirayet etmiş durumda, mazrufu unutturup, zarfı göstererek sahte zaferlere sevinilmesi isteniyor. Mesele sadece üretim / ihracat ekseninde böyle değil. Ülkede işsizlikten enflasyona kadar sürekli bir oluşturulmuş rakamlarla kendimizi kandırma eğilimi içerisinde zaman kaybediyoruz.

 

Burada da nasıl işsizi işsiz saymıyorsak, günlük ihracat miktarıyla da kendimize başarı hikayesi yazıyoruz. Türkiye ekonomik olarak çok demode hale dönüştü. İnsan kaynağından sonra, fabrikalarının göçünü yaşayan bir ülkenin ekonomi yönetiminin daha ciddi şeyler konuşması gerekiyor. Hele ki siyasetin varlığının tartışmalı hale geldiği bugünlerde.

 

cetinunsalan@yahoo.com



Bu yazı 101 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA