İşin geçim boyutu zaten dramatik bir hale gelmiş vaziyette. Ülkede yoksulluk sınırının yarısına ulaşmayan ücretlendirmeyle, dörtte birini bulmayan emekli maaşlarıyla, işsizlik gerçekliğiyle yüzleşemeyenler, toz pembe tablolar çizerken, insanlarla aralarındaki gerçekliğin tamamen koptuğunun da farkında değiller.
Ya yaşanan fakru zarureti görmüyorlar ya da daha kötüsü umurlarında değil. Çünkü medyaya çıkıp açıklamalar yaparken, ki onu da çoğu zaman sosyal medyadan yapıyorlar, insanların yaşadıklarını yok sayarsanız, orada da ne ekonomi düzelir ne de ekonomiye güven kalır.
Düşünsenize internet üzerinden konut satışlarının ve kiralamaların verilerinin tutulduğu iki sitenin ortak çalışmasında öyle kira rakamları ortaya çıktı ki, parmak ısırtacak cinsten. Yoksulluğun hedef haline dönüştüğü, açlık sınırının altında yoksunlukla mücadele eden insanların halini en iyi anlatan tespitlerin biri olduğunu düşünüyorum.
Bu verilere göre ülkemizde ortalama kira bedeli 28 bin TL’yi aştı. İstanbul’da ise bu ortalama fiyat 45 bin TL seviyesinde bulunuyor. Yani neredeyse sadece kira vererek yaşaması beklenen insanlardan söz ediyoruz.
Türkiye’de ortalama gelirin 45 bin TL bandında olduğu rakamlarla ortaya konuluyor. Fakat yakasına göre değişen ücretlerden meseleye odaklanırsak, yüzde 55 istihdamını hizmet sektörü üzerinden yapan bir ekonominin 28 bin – bin 35 bin TL bandını esas alması gerekiyor.
Zira toplumda çalışan iki kişiden biri bu alandaysa, ortalama ücrette sağlıklı yaklaşım için bu segmenti dikkate almak gerekir. Anadolu’da bölgesel asgari ücret tartıştığımızı da hesabın içine katarsak, 28 bin TL’nin aşağısına çekilmek istenen, yasal olarak da mümkün olmayan bir ücretlendirme kafa yapısıyla karşı karşıyayız.
Emekli ücretleri, Anadolu’daki ücret eğilimi ve İstanbul’un ortalama ücretlerini hesaba kattığınızda da karşımıza çok acı bir tablo çıkıyor. İnsanların konut sahibi olmak ihtimalinin sıfıra indiği, şanslı bir azınlığın sahipliğin ötesine geçemediği, geri kalanın da zaten rantiye olduğu bir ekonomide, kiralar ücretleri aşmış vaziyette.
Gelirin dörtte biri olması gereken bir seviye ortalamamız vardı. Yani gelirinizin yüzde 25’i kiraya giderdi. Bugünkü ekonomik ortamda gelirinizin tamamı kirayı karşılamaya yetmiyorsa, ortadaki problem büyük demektir.
Ülkede 15 bin TL ortalama kira, üç yıllığına fırsat diye sunuluyorsa, ama emekli maaşı 23 bin 500, asgari ücret 28 bin TL ise, buna karşılık açlık sınırı 37 bin 500 TL’yi tabelada mütevazı hesaplarla gösteriyorsa, ülkenin ortalama kirası 28 bin, İstanbul 45 bin TL seviyesine geldiyse, ekonomide müthiş performans diyen adama sorarlar: Sen ne anlatıyorsun?