romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort istanbul escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort hava durumu betturkey beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Çetin ÜNSALAN

facebook-paylas
Fiyat istikrarı ve çıtası
Tarih: 07-06-2026 21:17:00 Güncelleme: 07-06-2026 21:17:00


Enflasyon rakamları açıklandı ama mesele bu değil. Zaten kimsenin inandırıcı bulmadığı, yaşam maliyetini ölçemediği, iş yaparken maliyet hesabında kriter almadığı bir rakamın üzerinde fazla konuşmaya gerek yok.

 

Bunun öngörülemezliği arttırarak, daha riskli sonuçlara kapı araladığından bihaber olan ekonomi yönetiminin tavrı ve yaklaşımı daha büyük problem olmaya devam ediyor. Bi rakam açıklandı, önemli mi; değil.

 

Fakat Bakan Şimşek, açıklanan rakam üzerinden yaptığı değerlendirmeyle çok daha riskli bir faktör olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Ülkede resmi açıklamalara göre yüzde 2.9 gıda enflasyonu ortaya konulurken, insanların üç ana tüketim başlığından biri olmasına rağmen, rakamı 1,7 olarak açıklamak zaten yeterince akıl tutulması.

 

Lakin Şimşek rakamları yorumlarken kalıcı fiyat istikrarından bahsetti. Şimdi fiyatın kalıcı olmadığını biliyoruz. Her gün yeni zamlarla muhatap olan insanlara dengelenmiş etiketlerden söz edemezsiniz.

 

Kalıcı fiyat istikrarından söz ediyorsanız, orada da ‘neyin istikrarı’ sorusuna muhatap kalırsınız. Çünkü orada istikrarlı olan tek fiyat hareketi, satın alma gücünün her geçen gün eridiği ve yaşam maliyetinin, yani gerçek enflasyonun arttığı durumdur.

 

Şayet bozulmanın istikrarından bahsediyorsanız, bunu da ayrıca konuşuruz. Ama emeklilerin durumunu görmeden bütçe konuşmalarında ‘hiçbir zaman emekliyi enflasyona ezdirmedik ve ezdirmeyeceğiz’ diye protestolar gölgesinde konuşmakta beis görmeyenlerin bunda da bir anormal görmesi beklemek hayalcilik olur.

 

Ülkedeki erime o kadar bariz ki, her ay açıklanan, Ankara’da dört kişilik bir ailenin harcama ihtiyacını en düşük fiyatlar üzerinden hesaplayan Türk-İş bile aylık bazda açlık ve yoksulluk sınırını bir iki bin lira yukarı doğru revize ediyor.

 

Bin TL deyip geçmeyin. Ülkede büyük bir çoğunluğun gelirinin 20’de ya da 28’de birinden söz ediyoruz. Yıkıcı etkisinin her ay erimeyle birlikte ceplerine yansıması, mutfak masraflarından kısmalarından belli.

 

Gıda, ulaştırma ve konut gelirin içindeki yüzde 70’lik gider payını oluşturuyor. Ben demiyorum; TÜİK açıkladı. Bunun içinde gıda yüzde 40’lardan yüzde 17’lere kadar düştüyse ortada bir anormallik olmadığını iddia edemezsiniz. Ortadaki istikrarın fakirleşme istikrarı olduğu çok belli.

 

İş burada da bitmiyor. Açıklamalara baktığınızda, hayal dünyasının köşesinde bu tavrın ve ekonomi politikalarının sürdürüleceğine dair ifade, hem yaşananlara yabancı, hem de çözümü sorunları ağırlaştıran bir bakış açısında arayanlar olduğunu kanıtlıyor.

 

Türkiye’nin gerçek bir ekonomi politikasına ve veri setine kavuşmadan, doğru bir planlama yapmadan bu sarmaldan çıkması mümkün değil. Bu meseleyi sanal siyasi gündemlerle ya da hamasi dış politika söylemleriyle, olmadığı inanç üzerinden yapılan çıkışlarla örtmek de olanak dışı. Bunu sokakta herkes görüyor; sadece sokağa uğramayan Şimşek görmüyor.

 

cetinunsalan@yahoo.com



Bu yazı 86 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA