İçinde bulunduğumuz seneye dair enflasyon hedefinin tutmayacağı neredeyse herkesin ve kurumların hemfikir olduğu bir gerçek haline dönüştü. Enflasyon ne kadar gerçekti; hedefler gerçek olsun tarzında bir soru soracağınızın farkındayım.
Bu konuda en başından beni yaklaşımın gerçekçi olmadığını, yaşananların büyük bir ekonomik yıkımı beraberinde getirdiğini söylerken, bugünlerde Arjantin ekonomisinin enflasyonu eritmesinde de aynı yıkımı dile getirenlerin, söz konusu olan Türkiye olunca lâl olmasını anlamakta zorlandığımı da belirtmek isterim.
Son olarak TEPAV Raporu da enflasyonda hedeflerin tutmayacağını ortaya koydu. Başka bir hesap koksa da iktidara yakın medya organlarının bazılarında da bile, ekonomik sorunların büyüdüğünü ve büyük yanlışlar yapıldığını dile getiren haberler baş göstermeye başladı.
Fakat ekonomi yönetiminin gerçekleri duymaya o kadar tahammülü yok ki, bu yolculukta hata yapıldığını ve yeniden meseleleri ele almak gerektiğini ifade edip, belki de milyonlarca kişinin düşüncelerine tercüman olan bir bankacı üst düzey yetkilisini bile kamuoyu önünde özür dilemeye mecbur bıraktılar.
Oysa Leonard Cohen’in şarkısında söylediği gibi ‘herkes biliyor teknenin su aldığını.’ Ama ekonomi yönetimi bunu görmeyi bir kenara bırakın, duymaya dahi tahammül edemiyor. Üstelik kimsenin söylemesine de gerek yok. Sokağa çıksalar gerçeği görecekler; ama sosyal medyadan paylaşım yaparak ekonomi yönetmeyi tercih ediyorlar.
Hangi noktada enflasyon karar kılacak, daha doğrusu TÜİK ve ekonomi yönetimi nerede gerçekleşmesini isteyecek bilmiyoruz. Sokakta vatandaşın da reel sektörün maliyetlerinin de gerçekliği tüm çıplaklığıyla ortaya koyduğu, birinin fakru zaruret seviyesinde yaşamaya çalışırken, diğerinin kıt sermayesini de eriterek güç kaybettiği bir fotoğrafın zaten rakamlara yansımadığını da, yansıtılmayacağını da anladık.
Ama enflasyon hedefi tutmayacak değil mi? Peki o zaman bir enflasyon rakamı açıklayıp, onun üzerinden hedef belirleyip, bu hedefe uygun olarak insanların emekli aylıklarından maaşlarına kadar her şeyin fiyatını dayatan ekonomi yönetiminin, en azından kendi sapması doğrultusunda insanlara bu farkı vermesi gerekmiyor mu?
Hatta iş burada da bitmez. Üç yıldır reel sektöre üretici fiyatları endeksi üzerinden yapılan baskıyı da dikkate aldığınızda, aradaki zararı tazmin etmesi lazım gelmez mi? Enflasyondaki sözde hedef sapması sadece söylemden ve hayıflanmadan mı ibaret kalacak?
Tüm gelir ve maliyet ölçütlerini buna göre ayarlayan ekonomi yönetiminin, hesabı tutmadığında, karşılığında bununla ilgili de bir hamle yapması gerekmiyor mu? Şüphesiz sosyal medyada ileti atmanın dışında…
Ekonomi yönetimi bu hayal aleminden çıkmadığı sürece, daha çok zarar verecek. Oysa zaten hatalı yolculuğu biliyoruz. Dert suyun üstündekilerin, sayın altındakilerden fazla olması. Çünkü hangisi daha fazlaysa geri kalanı kendine doğru çekecek. Önemli mi? Ekonomi yönetiminin önemsediğine emin değilim. Onun tek derdi kimse inanmasa da rakam tutturmak… Şimdi o da tutmuyor.