Ekonomi yönetimi kapı kapı Hakan Peker şarkısı misali ‘Hey Corç versene borç’ diye gezerken, bir ekonomi fotoğrafı anlatıp, orada da konuyu ve beklentilerini açıklanan rakamlar ve temennilerle bezenmiş hedefler üzerinden gerekçelendiriyorlar.
Açıklanan resmi verilere göre bile alarm veren bir ekonomi fotoğrafı içerisinde, halen büyümeden, dezenflasyondan söz eden başta Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise, verilerin gerçekliğiyle ilgili eleştiriler başta olmak üzere, her şeye kulaklarını kapatıyor.
Ne var ki bu hafta aynı gün açıklanan büyüme revizyon rakamları ağız birliği etmişçesine aynı mesajları vermeye sürdürünce, yine şarkıdaki gibi Şimşek’e adeta ‘Olmaz Maykıl bende de yok’ cinsinden bahane üreten, ama gerçekleri gördüklerini de ifade eden vurgular yaptılar.
Türkiye’nin bu yıla ve gelecek döneme ait büyüme beklentileri arka arkaya aşağı yönlü revize edildi. Medyamızda bu haberleri görmüşsünüzdür. Yine işi rakamların arasına boğdular ve satır arasındaki gerçekleri görmediler ya da göremediler.
Tek tek bakalım rakam dışında ne dediklerine: OECD: “Yüksek enerji ve emtia fiyatlarının sıkı finansal koşullar altında Türkiye'nin iç talebini baskılayabileceği öngörülürken…” Devamında dezenflasyon sürecinin riskte olduğunu vurgulayan, yani enflasyonda yükseliş mesajı veren ifadeler de cabası…
EBRD: “Yükselen enerji ithalat maliyetleri ve kalıcı enflasyonist baskıların yanı sıra Orta Doğu’da devam eden çatışmaların turizm gelirleri ile imalat sanayi tedarik zincirleri üzerindeki potansiyel olumsuz etkileri, büyüme tahminlerinin düşürülmesinde ana etkenler olarak öne çıktı.”
CITI: “Citi analisti İlker Domaç'ın yayımladığı raporda, "Analizimiz, temel ekonomik faaliyetin, açıklanan GSYH rakamlarının gösterdiğinden daha zayıf olduğunu ortaya koyuyor" diye yazdı.” Yani özetle rakamlarınız gerçeği yansıtmıyor mesajı veriyor.
Goldman Sachs: “…ilk çeyrekte büyüme performansındaki zayıflamanın temel nedenlerini ihracattaki sert daralma, ekonomik aktivitedeki ivme kaybı ve iç talep ile dış denge arasındaki bozulma olarak sıralarken, Türkiye ekonomisinde iç talebin dış talebe kıyasla daha dirençli kalmasının cari denge ve dış ticaret görünümünü olumsuz etkilediğini belirttiler.”
Yani özetle işsizlikten talep odaklı enflasyon başta olmak üzere büyüme de dahil rakamların çok gerçekçi olmadığını ifade ederek uyarılarda bulunuyor. Elbette vatandaşı umursamadığınız gibi bunları da göz ardı edebilirsiniz. Ama ufak bir hatırlatma yapayım; bunlardan kaynak bekliyorsunuz.
Özetle Türkiye ekonomisinin sıkıntıları, pansuman tedbirleri, gerçekçi olmayan yaklaşımlarıyla birlikte, mevcut sorunlardan daha büyük problemleri olduğunu anlatıyor ve ne yazık ki rakamların ötesine geçip bu uyarılar bile görmezden gelindi.
Kimsenin inanmadığı rakamları açıklayıp, üzerine algı yönetmeyi hedefleyen mesajlar vermeniz algıyı da düzeltmiyor, yaraya da derman olmuyor. Sıkıntıların boyutunu da büyütmekten başka sonuç vermiyor. Yüzleşelim artık şu rakamlarla…