romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort istanbul escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort hava durumu betturkey beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Çetin ÜNSALAN

facebook-paylas
AB kapısında kaçan fırsat
Tarih: 24-06-2026 21:34:00 Güncelleme: 24-06-2026 21:34:00


Dünyada teknoloji ve yapay zekâ yarışının keskinleştiği, geleceğin ekonomisinin paylaşımının ise bu alan üzerinden yürüğü bir süreçte, son yapılan açıklamalara bakılırsa AB ile önümüze gelen fırsatı kaçırdık.

 

Dünyada ana eksek yapay zekâ çalışmalarında iki kutup ortaya çıkıyor. Bir tarafta Çin, diğer yanda ABD, bu alandaki çalışmalarıyla da, çalışmayı destekleyecek madenlerden yazılımlara kadar açılımlarıyla bilek güreşi yapıyor.

 

Günümüzde yaşadığımız birçok meselenin temelinde maden, enerji başta olmak üzere bu rekabeti şekillendirecek argümanların ön plana çıktığını ve mesela İran – ABD hattında esas meselenin de nükleer bomba olmadığını biliyoruz.

 

Eldeki değerlerin kime verileceği ya da kendi alamazsa rakibe verilmeyeceğini temin kurgusu üzerinden yaşanan tartışmaların tam göbeğinde Türkiye nasıl bir fırsat kaçırmış olabilir? Aslında bunu daha önce dile getirmiş ve fırsatı değerlendirmemiz gerektiğinin de altını çizmiştim.

 

Çin – ABD hattında süren yapay zekâ ve veri ekonomisi yarışında, bize bu fırsatı sunan en önemli faktör, Draghi’nin Avrupa Birliği için oluşturduğu ve teknoloji, yapay zekâ gibi konularda çok geri kaldığını söylediği rapordu.

 

Avrupa Birliği bu yarışta geri kaldığının ve pozisyon alamadığının farkındaydı. Nitekim Draghi’nin raporuyla bunun en net şekliyle de altı çizildi. AB bunun üzerine regülasyonlar konusunda rol üstlenmeyi hedefledi.

 

Hatırlanacağı üzere zaten dünyanın ilk yapay zekâ yasası da AB’den geldi. Fakat teknolojinin hızla gelişimi, değişimi ve yapısı nedeniyle regülasyon belirleyici olmak güçlük sergiliyordu ve hıza yetişmek mümkün olmuyordu. Yine de bu çalışmaların son derece kıymetli olduğunu düşünüyorum. Ama rekabette pozisyon almaya yetmedi.

 

İşte o raporun yayınlandığı tarihlerde bir öneri ortaya atmıştım. Türkiye’nin AB’ye bir teklifle gitmesini, finansmanı AB’den, insan kaynağı Türkiye’den Avrupa’nın yapay zekâsını oluşturma fırsatını doğabileceğini belirtmiştim.

 

Zaten süreç içinde AB’nin açıkladığı hedefler ve kaynaklar da buna fırsat olduğunu net bir biçimde kanıtladı. Fakat ne yazık ki hamasetten sıra buna yine gelmedi. Şimdi ne açıklanıyor?

 

ABD Ekonomik İşlerden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Helberg’in, bir zirvenin açılışında yaptığı konuşmadan Financial Times’a yansıyan haberden görüyoruz ki, AB, ABD’nin yanında saf tutuyor.

 

Avrupa Birliği, Hollanda, Almanya ve Yunanistan batı cephesinin müttefikleriyle birlikte Çin’e karşı oluşturduğu Pax Silica girişimine katıldı. Helberg, aynı zamanda bunun fikri babası olarak da tanınıyor.

 

Peki Türkiye ne yapacak? Ya tüketici olacak ya da bir safa katılacak. Oysa önümüzdeki üçüncü bir cephe açma ve AB ile birlikte Avrupa yapay zekâsını oluşturma olanağı vardı. Kaçırdık. Zaten önümüze gelenleri hamaset nedeniyle görmeme tavrımızın maliyetlerini hesaplamak bile güç.

 

Nitekim daha önce Yunanistan ekonomik krize girdiğinde de benzer bir teklifte bulunmuştum. Sıkıntılı konularımızı rafa kaldırıp, Ege-Akdeniz doğalgaz ve petrol havzasını beraber yönetmeyi, dünyada Ege mutfağı ile zincirler açmayı, turizmde Ege destinasyonu yaratmayı hayal etmiştim. Bizimkiler gidip borç teklif edince de bir çuval inciri berbat etmişlerdi.

 

Bir örnek daha vereyim. 2 binli yıllar, yani parasal genişlemenin olduğu dönem. Dünyaya aktığı Türkiye’ye de kaynak aktı. Ama ekonomi yönetimi bunun kendilerine özel olduğunu zannedip, geleni ar-ge ve benzeri gelişmelere yönlendirmek yerine, tüketim ekonomisi yaratıp herkesi borca batırdılar. Bugün 25 milyonu aşkın icra iflas dosyası önümüzde duruyor. O kaynağı iyi kullanan Çin ise borç yerine finansman yapıp, bugün dünyada rekabet ediyor.

 

Bazen tarih önünüze kaslarınıza uygun fırsat dolu hamle olanakları getirir. Ama siz rasyonel düşünmek, hayal kurmak ve proje üretmek yerine, hayalperest bir biçimde söylem ve eylem geliştirirseniz, hem fırsatlar kaçar; hem de yaşanan sorunlarınız kronikleşir.

 

Şimdi AB, ABD cephesine katılarak en azından regülatif özellikleriyle yeniden pozisyon almak isteyecek. Kendi adına belik de haklı. Ama sorarım size, yaratıcılık ve çözüm üreterek yaşamak zorunda olduğu için kasları güçlenmiş Türkiye’nin önüne gelen bu fırsatı da kaçırmak yazık olmadı mı? İşte size hamasetten arınmış vizyon eksikliğinin faturası. Öde, ödeyebilirsen.

 

cetinunsalan@yahoo.com



Bu yazı 102 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA