18.01.2018,03:19
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Tüm kutsalların iç içe geçtiği Kadim Kudüs
3082016-img-20160830-wa0003-142903.jpg
YELDA YALAMAN
Tanrı’nın yeryüzünde kendine ayırdığı iki toprak parçasından birisi olan Kudüs hiçbir milletin ya da dinin tek başına malı değildir. Özeldir. Kutsaldır. Ata yadigarıdır. Tüm insanlığın ortak mirasıdır.

Tarih ve kutsal metinler burada iç içe geçmiştir. Bölgede yer alan tarihi yapıları da asla birbirinden ayrı düşünemez ya da anlatamazsınız.

 

Yahudiler için aslen Batı Duvarı ya da çoklukla bahsedildiği gibi Ağlama Duvarı olan o ünlü duvarın iç kısmı da biz Müslümanlar için Burak Duvarı’dır.

 

Mescid-i Aksa’nın güney batısında, Kidron Vadisi’ne doğru uzanan bölgedeki bina da bu manada çok önemlidir. Alt katı Davud Peygamber’in mezarını barındırır. Orta katta St Simon’un evinin bir odası vardır ki; bu oda Hz. İsa’nın o ünlü Son Akşam Yemeği’ni yediği yerdir. Bu ilginç yapının üst katı ise Memluk yapısıdır. Hem Memlük hem de Osmanlı kitabeleri hala yerlerinde durmaktadır.

 

Yahudilikte iki Kudüs olduğuna inanılır. Biri gökyüzündeki Semavi Kudüs. Diğeri ise onun yeryüzündeki izdüşümü olan Kudüs. Bu manada dünyada dünyevi ve semavi boyutu olan tek şehirdir.

 

Cennete en yakın yer olduğuna inanılan Kudüs; dünyanın göz bebeğidir. Ve yine Yahudilere göre Süleyman Tapınağı bu göz bebeğine yansıyan imgedir.

 

Kudüs; başlangıç için önemli bir şehir olduğu gibi dünyanın sonu için de önemlidir. Çünkü Armageddon Savaşı bu topraklara çok yakın olan Meggido şehrinde başlayacak. Kıyamet Günü için Diriliş de yine Kidron Vadisi’nden olacaktır. Bu yüzden oradaki mezarlıklar bugün milyon dolarlara satılmakta.

 

Kudüs’ün arkeolojik tarihi daha eskilere gitmekle birlikte dini ve siyasi tarihi MÖ 1000’lerde Davud Peygamber’in Kidron Vadisi ile Sion Tepesi arasında kurduğu Davud Şehri ile başlar. Yahudi Krallığı gitgide büyümektedir. Ve kadim Kudüs artık bir başkenttir. Anlaşılacağı üzere Hz Musa döneminde Kudüs’ün adı ve önemi yok. Çünkü Hz Musa MÖ 1400 ile MÖ 1200 aralığına oturtulmakta.

 

Ardından MÖ 900’lerde Süleyman Peygamber ile en parlak dönemi başlar. Süleyman Tapınağı inşa edilir. Kudüs asıl önemini bu mabed ile kazanır. Çünkü

Süleyman’ın Tapınağı Ahit Sandığı’nı barındırmaktadır ve sandık da Tanrı’nın İsrailoğulları ile olan bağını sembolize etmektedir.

 

MÖ 8.YY Asur işgali ile MÖ 586 Babil işgali Yahudilerin ilk iki diaspora dönemidir. Üçüncü ve en büyük diaspora ise MS 135 yılında Roma İmparatoru Hadrianus zamanında yaşanır ve oradaki Yahudiler tüm Roma topraklarına sürgün edilir.

 

Temelde Kudüs’te MÖ 9.YY’dan itibaren hiçbir zaman siyasi bütünlüğü sağlayamayan Yahudiler, artık bu topraklardan uzaklaşırlar. Ta ki Hitler’e kadar. Yani Hadrianus ile dünyaya yayılan Yahudiler, Hitler eli ile yine bölgeye toplanırlar.

1948 yılında İsrail’de bir Yahudi devleti kurulduğunda bu devleti ilk tanıyan Amerika’dır. Nitekim Başkan Truman İsrail’e “ben Cyrus’um” der. Peki Cyrus ya da Büyük Kiros kimdir? MÖ 586’da Kudüs’ü işgal eden ve 50 yıllık Babil sürgününü başlatan Babilleri yıkan Pers imparatorudur. Bu sayede Yahudiler için sürgün bitmiş ve Kudüs’e geri dönmüşlerdir. Bundan yola çıkarak şimdiki başkan Trump’ın “Kudüs İsrail’in başkentidir” açıklamasına şaşırdık mı? Hayır.

 

Kudüs; Hristiyanlar ve Müslümanlar için de çok önemliyken Yahudilerin burayı tek başına sahiplenmeye kalkması bugün dünyanın en önemli sorunudur. Planın oyun kurucusu ABD ve daha çok Siyonist Evangelistler, Yahudiler ile birlikte dünyayı kan gölüne çevirme heveslisi olma yolunda hızla ilerliyorlar.

 

MÖ 1000’lerde Davud Peygamber sadece taş ve sapan ile Filistin’li ejderha Goliat’ı elindeki kılıç ve kalkana rağmen öldürürken ne hazindir ki bugün bölgedeki roller değişti. Her türlü modern silah ile donanımlı İsrail askerleri ellerinde sadece taş ve sopaları olan Filistinli çocuklara insafsızca saldırmaktalar.

 

MS 637 yılında Hz Ömer tarafından fetih edilen Kudüs; 1099-1187 arası Haçlı dönemini saymazsak 1917 yıla dek kesintisiz olarak Müslümanların elinde kaldı ve en asude günlerini bu dönemde yaşadı. Müslüman Türkler Yahudileri her şekilde korudular. Bunun en belirgin örnekleri 1492 İspanya diasporası sırasında 2. Beyazıt ile ve 2. Dünya savaşı sırasında İsmet İnönü’nün mağdur Yahudileri koruyan kollayan tavırlarıdır. Bu tutuma karşın bugün İsrail’in Müslümanlara olan tutumu ise insanlık dışı ve her anlamda ırkçıdır.

 

yalamanyelda@hotmail.com

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Türkiye kendi iç gündeminde meşgulken, dünyada ilginç gelişmeler yaşanıyor.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Doğunun en batısı…Batının en doğusu…
Çavuşoğlu, kendi dönemlerinde hiçbir gelişme olmadığını da iddia etmişti.
Tarih 15 Nisan 2013.
Bu melanetleri işlemekle, işlettirmekle hangi amaca varılmak istenmiştir?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Otuz yılı aşkın süredir danışmanlık yaptığım özel sektörde, mali işler konularında işletmeleri gözlemledim.
Savaş yorgunu Avrupa kıtasının önce ekonomik işbirliği ile başladığı ve bir barış ve refah fikri olarak ilerleyen Avrupa projesi için önemli bir döneme tanıklık ediyoruz.
Unutmamalıdır ki, tarihinin hakikatına vakıf olmak bir ülkenin bağışıklık ilacıdır.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?