22.01.2018,16:57
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Vergide 2018 bombası ne?
612016-12464057_10153838785181624_2107243953_n-010533.jpg
SEZER KOYUN
Zenginlerden daha mı çok vergi alınsa?

2018 için gelir vergisi durumu tespiti ile başlamak lazım. Ne bekliyor bizi?

 

Ücrette gelir vergisi tarifesi 3. Dilimdeki oranın yüzde 27’den yüzde 30’a çıkması ile işyeri ile net ücret üzerinden anlaşmayanların maaşlarında, brüt ücreti 2 bin 875 TL’nin üzerinde olanlarda düşüş yaşanacak. Asgari ücretin de bin 404 TL’nin altında kalmayacağı konuşuluyor.

 

Amerika Birleşik Devleti Başkanlarından Obama 2013 yılında, kamu harcamalarında 2011 yılında karar verilen otomatik gerçekleşecek ciddi bir kesinti yapmak yerine zenginler daha çok vergi ödesin demişti.

 

Amaç özellikle askeri alanda yapılacak kamu harcamalarını garanti altına almaktı! Ağırlıklı Cumhuriyetçilerin karşı çıktığı bu vergi artışı, elbette gerçekleşmedi ve o dönem dış borç ödemelerini dengelemek için otomatik yapılmasına karar verilen bu kesinti gerçekleşti. Kamu daha az harcadı, vergileri zenginlerden daha fazla alamadı.

 

Türkiye’de ise bugüne dek ağırlıklı vergilendirilen ağırlıklı ücretliler olagelmiştir. Asıl parayı kazananlar ya sisteme bir türlü dahil edilemez ya da kaçınmanın bir yolunu bulurlar. Dahası kimi zaman ödemez, vergi barışı gibi “iyi ki ödememişim oh..” cümlesini kuran komik rakamlarla tamamlarlar süreci, kazanır giderler.

 

Kamu harcamalarında Otomatik kesinti yapacak irademiz yok malum. Bu durumda vergilendirme üzerine dikkat kesilmeliydik. Ücretlilerden alınan daha ne kadar alınacaktı. Sistemden kaçanları dahil etmekti istek. İlk adım Kasım 2011 - Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ve Avrupa Konseyi* öncülüğünde bir çok ülkenin imzaladığı  'Vergi Konularında Karşılıklı İdari Yardımlaşma Sözleşmesi'ne taraf olmak oldu. İmzalayan ülkelerde, yerleşik kişi ve kurumların yurt dışı finans kuruluşlarındaki varlıklarının ve banka hesaplarının yerleşik oldukları ülkelerin Gelir İdareleri’ne karşılıklı otomatik bildirilmesini içeriyor.

 

Raporlama kapsamındaki hesaplar ilk olarak finansal kuruluşların kendi ülkelerindeki Gelir İdarelerine bildirilecek. Sonrasında taraf ülkeler arasında raporlanıp paylaşılacak. sözleşmenin Türkiye açısından kapsayacağı vergileri gelir, kurumlar ve katma değer vergileri ile sınırlı. İşbirliği Bilgi değişimi, Eşzamanlı vergi incelemeleri, Yurt dışı vergi incelemeleri, Tahsilatta yardımlaşma ve Tebligat hususlarında netleştirilmiş durumda.

 

Otomatik bilgi değişimi 1 Temmuz 2017'den itibaren olan işlemleri kapsıyor. Raporlama tarihi Eylül 2018.

 

Raporlama kapsamında olacak yurtdışında varlığı ve banka hesabı olanların dikkatle cevap vermesi gereken sorular:

 

- Beyana tabi gelirlerim var mı?

- Varlığımın ve hesabımın bulunduğu devletlerle Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması  mevcut mu?

 

1 Temmuz 2017den itibaren işlemler kapsandığından, bilgiler geldiğinde, kişi veya kurumların beyanname vermediği ya da bu gelirleri beyannamelerine dahil etmediği tespit edilir ise bu vergilerin ceza ve gecikme faizi ile ödenmesi gündeme gelecek.

 

Yurtdışında varlığım, banka hesabım yok diyenler için de gizli bir gelir vergisi artışı da doğabilir. 

 

Birinci ve ikinci vergi diliminde yer alan kazanç miktarı ne kadar az artırılırsa, düşük ücretlilerin ödeyeceği vergi miktarı o kadar artar ve bu da gizli Gelir Vergisi zammını oluşturur. Nasıl mı?

 

Matematik basit. 2008 – 2017 yılları arası:

- Birinci dilimde kümülatif artış yüzde 66,7

- İkinci dilimdeki kazanç miktarı yüzde 51,5

- Tüketici Fiyat Endeksi’ndeki kümülatif artış yüzde 82,33

 

Aradaki fark birinci dilimde 15,63, ikinci dilimde ise 30,83. Bu fark gelir vergisi gizli zammı göstergesi!

 

Uluslararası çalışan bir finans ve yönetim danışmanın ağzından “Zenginlerden daha mı çok vergi alınsa?” sorusunun cevabı: Artık Kamu Maliyesi, Kamu Ekonomi Hukuku ve ilkelerini içselleştirerek kişi ve kuruluşlarımız adil, hakkaniyetli ve makul bir sistemle vergilendirilmelidir.

 

Bir de Kamu harcamalarının ve dış borç dengesinin yaratılmasında vatandaşa fatura çıkarılmaması esas olmalıdır.

 

sezerkoyun@cratone.com

 CRATonE Danışmanlık (www.cratone.com )

Traficon Advisors, TR Partner (www.traficonadvisors.eu )

 

*Avrupa Birliği Konseyi ve OECD üyesi Ülkeler: A.B.D., Almanya,  Andorra, Arnavutluk, Avusturya, Avustralya, Azerbaycan, Belçika, Birleşik Krallık, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Çekya, Danimarka, Ermenistan, Estonya, Finlandiya, Fransa, GKRY, Güney Kore, Gürcistan, Hırvatistan, Hollanda, İngiltere, İrlanda, İsrail, İspanya, İsveç, İsviçre, İtalya, İzlanda, Kanada, Karadağ, Japonya, Letonya, Liechtenstein, Litvanya, Lüksemburg, Macaristan, Makedonya, Malta, Meksika, Moldova, Monako, Norveç, Polonya, Portekiz, Romanya, Rusya, San Marino, Sırbistan, Slovakya, Slovenya, Şili, Türkiye, Ukrayna, Yeni Zellanda, Yunanistan

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 1 | Onay Bekleyen Yorum 0

Hatice Sarı

Sevgili Sezer; diğer makalelerinde olduğu gibi , bu makalende ki tespitlerin de çok yerinde ve doğru..bu kadar bilimsel ve ekonomist dili ile yazılmış yazının bana göre özeti..her zaman olduğu gibi kamu çalışanları ve küçük esnaf yada orta direk diye tanımladığımız kitlenin artık belinin iyice büküldüğü ve can çekişmekte olduğudur..kalemine sağlık güzel kızım..yolunuz açık olsun..
19.12.2017 12:30:23


YazıYorum
Geçtiğimiz hafta Antalya’da, çeyrek asrı geride bırakan bir organizasyonda bulundum.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Doğunun en batısı…Batının en doğusu…
Çavuşoğlu, kendi dönemlerinde hiçbir gelişme olmadığını da iddia etmişti.
Tarih 15 Nisan 2013.
Bu melanetleri işlemekle, işlettirmekle hangi amaca varılmak istenmiştir?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Savaş yorgunu Avrupa kıtasının önce ekonomik işbirliği ile başladığı ve bir barış ve refah fikri olarak ilerleyen Avrupa projesi için önemli bir döneme tanıklık ediyoruz.
Unutmamalıdır ki, tarihinin hakikatına vakıf olmak bir ülkenin bağışıklık ilacıdır.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?