21.11.2017,17:09
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Sıra Türk Lirası tecavüzcülerinde
612016-12464057_10153838785181624_2107243953_n-010533.jpg
SEZER KOYUN
Ekonomik Koordinasyon Kurulu tarafından gerçekleştirilen 3 ayrı toplantı sonucu yapılan müzakerelerden sonra sonuca bakalım.

“Faiz artışı, Merkez Bankası’nın piyasaya likidite sürmesi ve devletin alıcısı olduğu konularda döviz yerine TL kullanılmasına” karar verildi.

 

Aslında yeni bir şey çıkarılmış esasen, çünkü halihazırda Türkiye serbest kur rejimini benimsemiş durumda olsa da, kur seviyesi tehlikeli bir şekilde enflasyonu tehdit eder hale geldiğinde temel görevi fiyat istikrarı olan Merkez Bankası’nın öncelikli yapabileceği iki şeyden biri olağanüstü toplanıp faiz artırmak diğeri ise piyasaya müdahele edip dolar satmaktır.


Döndük dolaştık aynı noktaya geldik kısacası. Neden mi?

 

Türkiye’nin yurtdışından kamu özel bankalardan aldığı kredilerin yıllık ödemesi yaklaşık 90-95 milyon dolar civarı. Bu durumda ülkemize yıllık minimumda bu para gerekmekte... Buna ek olarak uluslararası ilişkiler performansımız ve risk faktörlerinin korkutucu seviyeye gelmesi nedeni ile 2016 yılında 15 milyar dolar civarı bir kayıp hanemize yazıldı.

 

İhracat rakamlarındaki düşüş ise ortalama 7-8 milyar doları buldu. Bu durumda 110-115 milyar dolar sıcak para gerekmekte.

 

Sıcak para üretiminin temeli üretim yapıp, ihracatı arttırmaktır ki yapılan ihracatta bile mal bedellerinde yüzde 70-75 civarı ithal malların kullanımı söz konusu. Yüzde 25-30 kalan kısımda ise enerji tüketimi, işçilik, kira gibi genel giderlerin maliyetlendiğini de düşünürsek, basit matematikle 100 dolarlık bir mal ihracatında 10 dolar bile kazanamıyor durumdayız. Karşımıza çıkan gerçek ise Türkiye ekonomisinin üretim yapmadıkça dolar üretemeyeceği. 

 

Finansal sistem ile reel ekonomi bağlarını da inceleyecek olsak akademik olarak içinde bulunduğumuz tablo daha da anlamlı hale geliyor:

 

Döviz kurları atışı ile güvenli paralara kaçış ve dolayısı ile sermaye çıkışına neden olup ticareti negatif etkiler.

 

Finansman maliyeti artacağından yüksek faiz oranları ve düşük varlık fiyatlandırmaları yatırımları negatif etkiler.

 

Risk primleri artacağından riskten kaçınma eğilimi kaliteyi negatif etkiler.

 

Mali şartların zorlaşması banka ve diğer finansman kaynaklarının borç verme isteğini negatif etkiler.

 

Piyasada güven kaybının doğması ile tüketici, işletme ve yatırımcı varolan ve olası faaliyetlerini negatif etkiler.

 

Düşük hisse senedi ve varlık fiyatlandırmaları doğal olarak İşletmelerde risk problemlerinin artırırken net servetini negatif etkiler. 

 

Düşük hisse senedi ve varlık fiyatları hane halkının kredi itibarını düşürüp, borçlanmalarını daha güç hale getirirken, tıpkı işletmelerde olduğu gibi hane halkı net servetini negatif etkiler.

 

Bu kadar negativite içinde ortadaki büyük sorunlardan biri de Türk Lirası istismarıdır.

 

Gerekli önlemler ezbere yöntemler dışında alınamazsa TL tecavüzcülerinin önü açılmış olacak ve yarattıkları pislik her birimize sıçrayacak. Düşününki bu tecavüzcüler herhangi bir sert faiz artışında iflas edip yok olacakken, aman Merkez Bankası’nın piyasaya dolar sürmesi ile ekmeklerine de yağ sürmeyelim.

 

Cumhuriyet’in binbir zorlukla kurulan, belki ağır aksak ama bir şekilde yükselen sanayisi de çatırdarken doğru politikalar ile Türk Lirası tecavüzcülerine dur demek önce hükümete düşüyor.

 

Kolay gelsin.

 

sezerkoyun@cratone.com

 

CRATonE Danışmanlık


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Dolar / TL kuru 11 ayın zirvesini gördü. Esasen düz mantıkla baktığınızda dolardaki yükseliş eğiliminde şaşıracak bir şey yok. Fakat ısrarlı çıkış, herkesin yüreğini ağzına getiriyor.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay