24.01.2018,12:29
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
'Virüs programı satan, güvenlik uzmanıyım diyor'
72 ülkede 100 bin kişiye sağladığı istihdamla dünyanın lider IT şirketleri arasında yer alan ve 2016 yıllında bir önceki yıla göre yüzde 9.7 artışla 11.7 milyar euro gelir eden Atos, Türkiye yatırımlarına hız kesmeden devam ediyor.
 
Geçtiğimiz dönemde Türkiye’yi, gelişmekte olan, yani şirketin yatırım yapma kararı aldığı ülkeler listesine ekleyen Atos, Türkiye operasyonlarına ilişkin aldığı sermaye artırımı kararıyla, ülke ekonomisinin geleceğine ve yüksek potansiyeline olan inancını gösterdi.
 
Türkiye’nin, Atos dünyasında stratejik bir pazar olarak görüldüğüne dikkat çeken Atos Türkiye CEO’su Cüneyt Uslu, “Bugün Atos Türkiye, içinde 13 ülkenin bulunduğu MEA bölgesindeki toplam cironun yaklaşık yüzde 80’ini tek başına gerçekleştiriyor.
 
Bu da Türkiye’nin, Atos dünyası içinde ne kadar önemli bir pazar olduğunun en somut göstergesi.
 
Son yıllarda ekonomide gösterilen yüksek performans ve bölgenin yüksek potansiyeli göz önünde bulundurulduğunda, Atos bünyesinde Türkiye’ye yönelik yatırım iştahı her geçen gün artıyor.
 
Bu kapsamda, genel merkezimiz, Türkiye’de var olan sermayenin iki katına çıkarılması yönünde bir karar aldı.
 
Genel merkezimizden aldığımız bu güçle, Türkiye’deki büyümemize hız kesmeden devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
 
Atos Türkiye’nin bugün yaklaşık 500 çalışanı bulunduğunu belirten Cüneyt Uslu, gelecek dönemde iş yapış şekillerinin değişmesiyle birlikte Y kuşağının da ekonomideki rolünün ağırlık kazanacağını, bu kapsamda yeni işe alacakları personelin yüzde 80’inden fazlasını, yeni üniversite mezunu gençler arasından seçeceklerini kaydetti.
 
Cüneyt Uslu, büyüme planları kapsamında yıl sonuna kadar İzmir’e bir ofis açmayı planladıklarını da sözlerine eklerken, İzmir’in, vatandaşın da katılabileceği bir portal ile akıllı bir şehre dönüşeceğini belirtti.
 
Cüneyt Uslu şöyle devam etti:
 
''Örnek olarak, İzmir'in itfaiyesini akıllandırma çalışmalarına başladık. Araçlara erken uyarı sistemleri yerleştirilecek.
 
Aynı şekilde İl Emniyet Müdürlüğü ile çalışıyoruz ve KGS sisteminin polis ekiplerine tablette verilmesini planlıyoruz.
 
112 ya da 155’i aradığınız zaman operatörler arama yapan telefonunun lokasyonunu göndermek zorundalar.
 
KGS sayesinde, telefon geldiği zaman lokasyon bilgisi daha telefon açılmadan en yakın polis birimlerine sarı alarm olarak bildiriliyor.
 
KGS tablet uygulamasına yüz tanıma sistemi de ekledik. Atos olarak benzer bir çalışmayı Kuzey Amerika'da yaptık.
 
Şimdi sistemi burada geliştiriyoruz. İzmir’de üç bölgede uygulama yapılacak.
 
Önümüzdeki 3 ay içinde İzmir'de akıllı polis teşkilatı ve itfaiye hizmet veriyor olacak. Su sistemi de aynı şekilde akıllanacak.''
 
Düzenli hizmetlerden (managed services) danışmanlık ve sistem entegrasyonuna, bulut bilişim çözümlerinden işlem bazlı uygulama hizmetlerine kadar birçok alanda faaliyet gösteren Atos’un en fazla önem verdiği konuların başında ise; güvenlik geliyor.
 
Konuyla ilgili bilgi veren Cüneyt Uslu, “Amerika başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde üretim alanlarının güvenliğini, gerekli uyarı sistemlerini, siber güvenliğini Atos geliştiriyor.
 
ABD hükümeti ile yapılan bir anlaşma doğrultusunda, ABD’deki enerji şirketlerinin güvenliğini başka ortaklarla birlikte sağlıyoruz.
 
Enerji sektöründe güvenlik önemli bir konu. Türkiye'de de enerji ve doğal gaz sektörünün yüzde 70'i Atos müşterisi” ifadelerini kullandı.
 
1992 yılından bu yana Olimpiyat oyunlarına da IT çözümleri sunan Atos’un ‘güvenlik ve hata söz konusu olduğunda sıfır tolerans’ yaklaşımı, geçtiğimiz yıl içinde düzenlenen Rio Olimpiyat Oyunları’nda da ispatlandı.
 
Söz konusu organizasyon, ilk kez ‘bulut’a taşınan ve şimdiye kadar gerçekleştirilmiş en ‘dijital’ olimpiyat olarak tarihe geçti.
 
Olimpiyat oyunlarının her zaman, siber saldırıların en büyük hedefi olduğunu kaydeden Cüneyt Uslu şöyle konuştu:
 
“Atos olarak, Rio'ya özel Security Center kurduk. Yaklaşık 700-800 kişilik bir güvenlik ekibi ile günde 50 bin siber saldırı engellendi.
 
Bu kapsamda bizim açımızdan yüzde 100’lük başarıyla sonuçlanan bir olimpiyat gerçekleşti. Bizim orada başarısız olma gibi bir lüksümüz yok. Zira bizim başarısızlığımız aslında telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabilir.
 
Mesela Usain Bolt’un dünya rekoru kırdığı yarışı düşünün. Bir siber saldırı yaşansa ve yarışta alınan derecelerle saniyenin onda biri kadar oynansa; çıkacak kaosu düşünün.
 
Bu saldırı yaşandıktan sonra geriye dönüş yok.
 
Sonuçta, ‘Usain Bolt, özür dileriz, zamanı tutamadık. Hadi bir daha koş’ deme gibi bir şansımız bulunmuyor.” 
 
Türkiye’de, güvenlik alanında yeterli iş gücünün bulunmadığına da dikkat çeken Cüneyt Uslu, “Türkiye’de finans sektörü IT konusunda bölgenin çok ilerisinde. Fakat güvenlik konusunda yeterli iş gücü yok. Güvenlik eğitimi verilmiyor şu anda.
 
Aslında; Bilgisayar – Elektronik mezunlarına master programı olarak bu eğitimin verilmesi gerekiyor.
 
Virüs programları satan insanlar bile güvenlik uzmanıyız diyorlar. Piyasanın yetkinleşmesi gerekiyor” dedi.

,


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Bu Kategoride Son Eklenen Diğer Haberler
YazıYorum
Davos’un başlamasıyla birlikte iyimserlik pompalaması da devreye girdi.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Doğunun en batısı…Batının en doğusu…
Çavuşoğlu, kendi dönemlerinde hiçbir gelişme olmadığını da iddia etmişti.
Tarih 15 Nisan 2013.
Bu melanetleri işlemekle, işlettirmekle hangi amaca varılmak istenmiştir?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Savaş yorgunu Avrupa kıtasının önce ekonomik işbirliği ile başladığı ve bir barış ve refah fikri olarak ilerleyen Avrupa projesi için önemli bir döneme tanıklık ediyoruz.
Unutmamalıdır ki, tarihinin hakikatına vakıf olmak bir ülkenin bağışıklık ilacıdır.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?