Bugun...


Mustafa ATALAY

facebook-paylas
Bu kadar mı serbest?
Tarih: 14-03-2021 21:04:00 Güncelleme: 14-03-2021 21:04:00


Geçenlerde başımdan geçen bir olayı siz değerli dostlarımla paylaşmak istiyorum. Bu konu hakkında o kadar çok rahatsız olan var ki, gözlemleyip bu yazıyı yazma ihtiyacı hissettim.

 

Evimde kullandığım bir beyaz eşyanın parçasının kırılması sonucu satın almak suretiyle tamir edilmesi, tamir ihtiyacından başlayan süreç akıl almaz bir tecrübeyi hayatıma soktu. Kırılan beyaz eşyanın parçası 20 cm boyunda plastik bir aparat.

 

Bu hizmet karşılığında benden parça için 350 TL artı işçilik olarak da 85 TL para talep edildi. İşçilik tamam da bu 20 cm’lik parça için 350 TL’yi vermeyi aklım ve vicdanım kabul etmedi. Firmanın genel müdürlüğünü arayıp fiyatı doğrulatmak istediğimde ise bu ücretin normal olduğu söylendi. Tavsiye edilen fiyatın bu olduğu bilgisi verildi.

 

Yedek parçaların liste fiyatını görmek istediğimi söylediğimde de bunun mümkün olmadığını ifade ettiler. Sebebini sorduğumda firmanın prensibinin bu olduğu belirtildi. Ben de soruyorum o zaman: Ürünü satarken liste fiyatını ibraz ediyorsunuz da neden servis aşamasında yedek parça liste fiyatını benimle paylaşmıyorsunuz? Sorum maalesef cevapsız kaldı.

 

Durumu kabullenmediğim için hukuki bir kısıtlaması olması gerektiğini düşünüp araştırmaya başladım. Sosyal medyada tüketici sorunları ile ilgilenen bir dernek grubuna yazıp bilgi almak istedim. Benim postumun altına o kadar aynı konuda şikayet geldi ki şaşırıp kaldım.

 

Araştırmalarım sonucu edindiğim bilgilere göre serbest piyasa şartlarında firma KDV’sini ödediği sürece, istediği fiyata ürünü satabilir. ‘Yeni satılan ürün için tamam da, servis aşamasında böyle olmamalı’ dediğimde serbest piyasa şartlarında normal bir durum olduğu belirtildi.

 

Kabaca bir hesap yapacak olursak bu parçanın muadili benzer bir başka ürünün maliyeti 10 TL veya biraz daha abartalım 30 TL olsun. Servisin kar ve giderlerinin 100 TL’yi geçmemesi gerekirdi.

 

Son zamanlarda gıda fiyatlarına yapılan anormal fiyat artışları ve gramajlardaki azaltmalar ile gizli zam yapan firmalar aklıma geldi. Ürünün görseline bakıldığında normali ile aynı gibi duruyor ama gramajına bakıldığında ufacık bir yazı ile vurgulanıyor.

 

Birçoğumuz bazen bunlara dikkat etmiyoruz. Siyasilerimiz kürsüye çıktıklarında aslan gibi kükrüyor ama faaliyete gelince kocaman bir sıfır. Artık bende şu kanaat oluştu: Devlet vatandaşına hiçbir şekilde sahip çıkmıyor. Usulsüz işlere ceza kesileceği zaman da kimden olduğuna bakılıp ona göre ceza kesiliyor. Cezalar ise maalesef hiç de caydırıcı değil.

 

Kısacası vatandaş bu ülkede sahipsiz kaldı. Küresel güçlerin vatandaşı ezmesine maalesef devletimiz engel olmuyor. Durum şöyle olsaydı nasıl olurdu? Sahiplenme aşamasındaki fiyat baz alınarak, ‘yedek parçalarının ürünün toplamının iki katı veya üç katından daha fazla bir fiyata satamazsın’ denilseydi daha hakkaniyetli olmaz mıydı?

 

Gereken tek şey denetleyecek bir mekanizma oluşturmaktır. Bu mekanizmayı kim oluşturacak? Bizim siyasilerimiz mi? Hiç sanmıyorum. Onlar ancak kürsüden birbirlerine hakaret savurur sonra da yüz yüze geldiklerinde birbirlerine tebessüm ederler.

 

Bir haftalık kısır tartışmalarla siyasete devam... Halkın sorunları onların umurunda değil. Tek dertleri bir dahaki seçim.

 

mustafaatalay02@hotmail.com



Bu yazı 7791 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI