romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort istanbul escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort hava durumu betturkey beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Çetin ÜNSALAN

facebook-paylas
Politika faizinin hükmü kalmamışken
Tarih: 20-07-2026 21:03:00 Güncelleme: 20-07-2026 21:03:00


Bu haftaya damga vuracak en önemli başlıkların hem bizde, hem de Avrupa Merkez Bankası’nda alınacak faiz kararları olduğunun üzerinde duruluyor. Açıkçası ben Çin enflasyon ihraç ederken, ABD – İran hattında gerilimler bitmezken, bittiğini varsaysak dahi maliyeti dağ gibi ortada dururken ve Trump kendi mahkemelerine inat dünyaya gümrük vergisi salmaya devam ederken meselenin çok da anlamlı olduğunu düşünmüyorum.

 

Çünkü bir tarafta yaşam maliyetlerine odaklanan AB’nin diğer tarafta ekonomiyi hareketlendirmekle ilgili ciddi sıkıntıları var. Her ne kadar finansçıların alkışları eşliğinde ABD ekonomisi farklı bir görüntüde sunulsa da, orada da çok farklı bir tablonun olmadığını düşünüyorum.

 

Yani dünya ekonomisi önemli ölçüde stagflasyona girmemeye çalışıyor ve bunun Warsh yönetiminin tavrıyla da nasıl şekilleneceğini ya da enflasyonun patlatılıp, piyasalara kaynak aktarılırken, daha büyük maliyetlere yol açıp açmayacağını göreceğiz.

 

Dönelim bize… Dezenflasyon söylemlerinin gölgesinde rakamlara inanan, politika faizinin piyasadaki uygulamalarla ilgisinin kalmadığının farkında olmayan ya da görmezden gelmeyi tercih eden bir ekonomi yönetimi anlayışı içerisinde kıpırdayamayan, bunu da jeopolitik gelişmeleri bahane ederek anlatan bir ekonomi bakış açısı zaten devekuşu sendromuna kapılmış demektir.

 

Vatandaşının, reel sektörünün, hatta finans kesimlerinin yaşadığı sorunları yok sayarak, ‘ben istedim oldu’ teorisinin ekonomilerde sonuç vermediğini anlamakta zorluk çeken bir zihniyet içerisinde politika faizini tartışıyoruz.

 

Reel sektörü iliklerine kadar bilen, hatta bunu temsil eden insanların çıkıp halen dezenflasyon sürecinden bahsetmesi, ama mikrofonlar kapalıyken, büyük bir çöküntüden söz etmesi hem samimiyetsizliklerini ortaya koyuyor, hem de soruna çare olmuyor.

 

Çıkıp açık açık söylesenize: Madem enflasyon açıkladığınız rakam, o zaman zaten indirin faiz oranlarını ve bizim de kredilere çok daha makul ulaşmamızı sağlayın. Zaten kredi talepleri bile kamu bankaları üzerinden kurgulanıyor; özel sektör bankalarının neden veremediği gerçeğiyle yüzleşilmiyorsa, sizin sorunu çözmeye ya da buna katkı sağlamaya niyetiniz yok demektir.

 

Ülkede bildiğiniz ‘tavşana kaç, tazıya tut’ oyunu oynanıyor ve süre geçtikçe tavşan da tazı da yorulup bitap düştüğü için artık oyunun kendisinin değil, reklamının yapıldığı bir hal alındığını da görmezden geliyorlar.

 

Sözün özü şu: Dünyadaki ekonomik gerçekler bizi etkiliyor. Ama bizim gerçeklerimizin nedenlerinin dünyadakilerle ilgisi yok. Bizim temel problemimiz sorunları görmezden gelmek, talimatla ekonomi yönetileceğini zannetmek ve yanlış bakış açılarıyla ekonomik kararlar almaktır.

 

Bunun en açık kanıtı da, iki yıl öncesine kadar ödediğiniz yıllık faizi, yılın yarısında 1,5 trilyona çıkarılmış vaziyette öder pozisyonda kalmaktır. Yani biz sorunu halletmiyoruz; geleceğe fatura aktarıyoruz. Sonra da tartışma şu: Faizde karar ne olacak? Hadi canım sen de.

 

cetinunsalan@yahoo.com



Bu yazı 169 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA