Buna da alıştık sanki, ama bunun da ekonominin üzerinde bir risk olarak durduğunun tekrar altını çizmek gerekir. Enflasyonla mücadeleden ortaya konulan projeksiyonların inandırıcı bulunması kadar her başlıkta problemin ana kaynağının bu olduğunu ısrarla görmek istemiyor.
Fakat bunların hepsini bir kenara koyarsak, medyaya yansıyan bir ifadesi çok çarpıcıydı. Eşey mobil sistemiyle ilgili açıklamalarda bulunurken söz mazota geldi. İfadelerinden anlıyoruz ki, mazotun neden kritik bir başlık olduğunu görmüş ya da en azından söylemleri bunu anlatıyor.
O zaman insanın aklına ‘niye bir önlem alınmıyor’ diye bir soru geliyor gibi oluyor ki, Bakan Şimşek bunun açıklamasını yaparken daha büyük çam devirmiş. Diyor ki mazot ile ilgili fiyat değerlendirmesi sırasında:
“Avrupa’da 1 litre mazot 150 liranın altında değil. Bizde 100 lira civarı. Biz gerçekten vergiden feragat ettik.”
Önce bu ifadenin bir sosyal medya çarpıtması olduğunu düşündüm. Sonra haber sitelerine baktım ki duruyor. Bununla da yetinmedim, programın tekrar videosu açıp, bizzat kendi söylediğine şahit oldum.
Bana 2017 yılını hatırlattı. O dönem de paradan altı sıfır atmanın ekonomik hamle olduğunu anlatan isimler ‘Daha önce tuvalet 1 milyon TL idi, altı sıfır attık, 1 TL oldu’ diyerek ekonomik bir deha örneği sergilemişlerdi.
Gelirlerimizde altı sıfır durmadığına göre bunun da hayatın akışını değiştirmeyeceğini, normal bir düşünce kapasitesine sahip herkes anlar değil mi? Sonrasında da zaten bu hesap ve yaklaşım hatalarının ekonomik olarak önümüze nasıl faturalar koyduğunu hep birlikte yaşadık.
Şimdi 2026 yılında, ekonominin patronu konumundaki isim, Bakan Şimşek bu tanımlamayı yaptı. Hadi o siyasetçidir yapar, karşısındakinin reaksiyon vermeyen tavrı daha düşündürücü bir durum.
Yahu el insaf o iş öyle mi hesaplanır? Adamlar TL mi harcıyorlar? Eylül 2026 itibariyle Avrupa mazot ortalaması 2, 11 avro… Elbette üstü de var, altı da… Ama ortalama fiyat bu. Avrupa’dan gidip avro ile satın alacak halimiz olmadığı gibi, onların da gelip TL ile gelir elde etmediği durum açık.
O zaman mesela Almanya’da OECD’nin Taxing Wages 2026 raporuna göre yıllık ortalama gelir, 66 bin 700 avro… Almanya’yı ortalama aldım. Çünkü listenin ilk sırasında 107 bin 487 avro ile İsviçre var, son sırasında da yıllık 18 bin 590 avro ile de biz. Üstelik bizim durum burada da tartışmalı. Zira bugünkü kurdan aylık ortalama geliri 86 bin TL’nin üzerinde göstermişler ki, 35 – 40 bin ortalamayla gezdiğimizi düşünürseniz, buradan da bir kur sağlaması yapabilirsiniz.
O yüzden dönelim çıtanın en tepesi ile en dibi arasındaki Almanya’ya… Aylık ortalama ücret 5 bin 558 avro yapar. Bunu da nete vurduğumuzda 4 bin avro civarı bir para eder. Bunun 2 avrosu mazotun litre fiyatı.
Bakan Şimşek’in hesabıyla yola çıkarsak, Alman’ın ortalama geliri de 311 bin 248 TL yapar. Hadi netten hesaplayalım. 224 bin TL aylık yapar. Bu paranın 100 TL’sinden söz ediyoruz. Bizim gelirler bu seviyede mi?
Üstelik feragat diye nitelendirilen verginin bizdeki payı da pompada yüzde 65... Yani bir feragat varsa bundan var. Şaka gibi…Hesap tamamen yanlış, kriterler yanlış, uygulama şaşı. Ama bu hesap tüm ekonomi politikasında böyle yapılıyorsa, yani hesaplar böyle yönetiliyorsa, bırakın mazotu vay halimize.