romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi sex hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bahçeşehir escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort kıbrıs escort kıbrıs escort hava durumu
Bugun...


Çetin ÜNSALAN

facebook-paylas
Karttan çek
Tarih: 18-08-2026 19:41:00 Güncelleme: 18-08-2026 19:41:00


Hayatımıza kayıtlı ekonominin anahtarı olarak giren kredi kartları, alınacak ekmeğin ödeme aracı haline dönüştü. Birçok fırında ‘burada kredi kartı ile ekmek satılmaz’ ibaresini koymaya mecbur bırakacak, ekmek almak isteyeni de kredi kartına muhtaç bırakacak bir ekonomi modelinin çıktılarını yaşıyoruz.

 

Hatta ekmeği kredi kartıyla almaya mecbur olup da bunu gerçekleştiremeyenlerin, marketlere girerek, bazı ihtiyaçlarını öne çekip, birden fazla ürün almak zorunda kaldığı bir gerçekliğin tam ortasında duruyoruz.

 

Bugün ülkemizde sayı itibariyle bir kişiye ortalamada iki kredi kartı düşüyor ve Bankalararası Kart Merkezi’nin verilerine göre geçen yılın temmuz ayıyla mukayese edildiğinde bu sene yüzde 37’lik artışla 3 trilyon TL’ye yakın kartlı ödeme yaptığımız gözüküyor.

 

Özellikle market ve benzeri noktalarda alışveriş toplamıyla ilgili sıkıntı yaşayanların e-ticaret üzerinden bunları gerçekleştirdiği, neredeyse toplam harcamanın buradan yapıldığını göze çarpıyor.

 

Hatta yine geçen yıla oranla yüzde 11 oranında artan kredi kartı sayısı da, ödeme güçlüğü çekenlerin kart borcunu bir başka karttan nakit çekerek kapatma eğiliminin, yani tam bir kısır döngünün ortasında olduğumuzu bize anlatıyor.

 

2002 yılında tüketicilerin toplam borcunun 6,4 milyar TL olduğu bir ülkede, tüketim üzerinden vergi toplama sevdasına düşen bir zihniyetin, gelirinden daha çok insanları finansal okuryazarlık eğitimi vermeden kredi kartı sahibi yapacak yolları açmasıyla 5 trilyon TL’yi aşan toplam borcuyla bir tüketici yarattığına şahit oluyoruz.

 

Öncelikle mesele bilinçli olma sınırını çoktan aştı. Ülkenin yüzde 80’inin yoksulluk sınırının yarısına ulaşmayan, hatta büyük bir bölümünün açlık sınırının altında gelir elde ettiği bir ülkede, artık bilinçli harcamadan söz edemezsiniz.

 

Burada çözüm adına gelirleri arttıracak bir çözüm üzerinde durarak işe başlamanız gerekiyor. Çünkü aksi takdirde 25 milyon adedi aşan icra dosyası, ödeme kabiliyeti kalmamış ve ‘inceldiği yerden kopsun’ diyen bir tüketici karşısında önemli bir riski kapımıza getiriyor.

 

Ayrıca yine uzmanların söylemleri ve araştırmaların sonuçları bize gösteriyor ki, borç batağına düşen tüketicinin sonunu düşünmeden harcama yapma eğiliminin artması da, psikolojik sınırların aştığını anlatıyor.

 

Akabinde yaşanan dramlar, ekonomik iflaslar, parçalanan aileler ve büyük bir açmaza düşen borç / alacak ilişkisi için bozulan ilişkilerin, bankaların haciz yöntemleriyle buluştuğu bir durağın tam ortasında duruyoruz.

 

Türkiye’de zaten harcama bilinci açısından sıkıntılar vardı. Siz bu sıkıntıyı, açlık seviyesi altı gelirlerle desteklerseniz, geldiğimiz noktaya da şaşırmak mümkün olmuyor. Ama bugünden önlem alınmaz ve insanlar rahatlatılmazsa, yeni şaşıracağınız sonuçların da tohumunu ekiyorsunuz demektir. Ezcümle konu, rakamların anlattığından daha ciddi.

 

cetinunsalan@yahoo.com



Bu yazı 119 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA