Bugun...


Çetin ÜNSALAN

facebook-paylas
Herkes gider Mersin’e…
Tarih: 06-10-2026 22:18:00 Güncelleme: 06-10-2026 22:18:00


Dünyada ve Türkiye’de hızla yaygınlaşan e-ticaret ve bağlantılı olarak e-ihracat son derece önemli bir başlık. Bırakın yeni işletmeleri, mevcut işletmelerin de mutlaka ihracat payları içerisinde pozisyon açması gereken ve ciddiyetle çalışılması gereken bir alandan söz ediyoruz.

 

Çin’in bugün dünya pazarından aldığı payda, büyük firmalarını bir kenara bırakırsak, kobileri ile pozisyon almasında en önemli itici güçlerinin başında e-ihracat geliyor. Bu nedenle bizim bu alana özellikle eğilmemiz şart.

 

Zira başka türlü dış tecrübesi kısıtlı, pazar araştırmasını yeterince yapamadığı ve dil bariyerine takıldığı için küçük işletmelerimizi sürekli ihracatçı haline getirmemiz zor gözüküyor.

 

Elbette mesele biraz da konuya nasıl baktığınızla ilgili. Tik Tok diye bir sosyal medya var. Burada diğer mecralara düşen paylaşımlarda ülkemizde kullanım şekliyle ilgili, benim gibi kullanmayanların bile bir fikir sahibi olduğunu biliyoruz.

 

Fakat aynı mecrayı Çinli kobiler doğru kurgulayarak, on binlerce küçük işletmesini ihracatçı hale dönüştürdü. Demek ki öncelikle konuya nasıl yaklaştığınız, bu vasıtaları nasıl kullandığınız ve hangi çıktılarla ekonomik değer elde ettiğiniz önemli bir konu.

 

Şüphesiz kamunun da desteklerle sınırlı kalmayıp, e-ihracatı daha kalıcı ve özendirici yaklaşımlarla öne çıkarmasında fayda var. Bu alanda TİM’in de, Ticaret Bakanlığı’nın da meseleye eğilimli olduğunu biliyorum.

 

Ama özellikle Elektronik Ticaret Derneği’nin küçük işletmeleri ihracatçı hale getirmek için yaptığı mücadelenin hakkını vermek gerekiyor. Hatta dernek üyelerinin içinde incelediğiniz daha önce küçük işletme olup, e-ihracatı doğru uygulayarak büyüyen işletmeler gerçeği olduğunu da örnekleriyle görüyorsunuz.

 

Fakat her şeye rağmen bir yerde hata yapıyor olmalıyız. Çünkü tüm dünyanın artı vererek dış ticaret dengesine avantaj olarak yansıttığı bir başlığı, yine dış ticaret açığı vererek finansman sorununa neden olan bir hale büründürüyoruz.

 

Geçen yıl ekonomide dış ticaret açığı 92 milyar dolar olmuştu. Bu yılın ilk sekiz ayında da 65 milyar dolarlık bir dış ticaret açığı verdik. İhracatın arttığı söylemlerinin gölgesinde kimsenin konuşmak istemediği bir başlıktan söz ettiğimiz farkındayım. Ama artık dış ticaretin ihracattan ibaret olmadığı gerçeğiyle yüzleşmemiz gerekiyor.

 

Hizmet ihracatıyla biraz dengelemeye çalıştığımız fotoğraf, aslında dengeyi bulabileceğimiz e-ihracat üzerinden yine açık veren bir pozisyonu önümüze getiriyorsa., oturup düşünmemiz gerekiyor. Nitekim yılın sekiz ayında burada da 3,5 milyar dolar dış ticaret açığı verdik. Bunu TL olarak verip de ihracat rakamını büyüterek işin içinden sıyrılamazsınız.

 

Demek ki birtakım vergiler koyarak bu işin içinden çıkılmıyor. Türkiye’nin temelde iç tedarik felsefesini tartışması, buna güç veren yapılar ve destekler oluşturması, en önemlisi üretim yapısını düzeltmesi gerekir.

 

Aksi takdirde söz konusu olan reel sektör olunca, yapıdaki problemi halletmediğinizde online dış ticarette de açık verir hale geliyorsunuz. Dünya bu konuda hanesine artı yazmayı başarırken, biz eksiye eksi katıyoruz. Zira anlamadığımız şey, sorunun ticaretin mecrasından değil, firmaların, sektörlerin ve üretimin yapısından kaynaklandığıdır.

 

cetinunsalan@yahoo.com                   



Bu yazı 120 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI