romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort istanbul escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort hava durumu betturkey beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Çetin ÜNSALAN

facebook-paylas
Cüzdandaki servet
Tarih: 08-07-2026 22:37:00 Güncelleme: 08-07-2026 22:58:00


Kredi kartları meselesini ülkemizde bir türlü halledemedik. Sistemin modernizasyonuyla, dijital altyapısıyla, sunulan hizmetlerle ilgili bence dünyanın çok ötesindeyiz. Kast ettiğim bu değil.

 

Fakat önce verilirken, insanları bilinçlendirmeden yapılan hamleler, gelir gözetmeksizin üniversite öğrencilerinin bile cebine konulan kartlar, sonrasında tüketim ekonomisi uygulanan ülkede sınırları zorlayan limitler ve neticede ödeme güçlükleri, icra iflas dosyalarını da kapsayan bir biçimde önümüze gelen bireysel iflaslar.

 

Mesele sadece tüketici boyutunda değil. Ticari olarak kredi alamayan başta esnaf, ticari kartların ötesinde, kişisel kredi kartlarını iş yapmakta, mal almakta kullanmaya başlayınca orada da ciddi bir sorun yumağı oluştu.

 

Ardından tüm bunlar sanki bir ekonomik model olarak uygulanmamış, faizleri nedeniyle bir kâr kapısı ya da tüketim üzerinden toplanan dolaylı vergilerle bir gelir kapısı haline getirilmemiş gibi, ilgili bakan çıkmış şimdi feraset dersleri veriyor.

 

Üstelik tarihin şu cilvesine bakın ki, tüketimi körükleyen de, bugün yakınan da ta kendisi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten bahsediyorum. 2008 krizi sonrasında bir yıl geçip de mesele reel sektörü vurunca yapılan çağrıları hatırlıyorum.

 

TOBB öncülüğünde ‘alın verip ekonomiye can verin’ diye haykırılan ülkede, biz meseleyi kaleme alıp ‘peki ne ile’ diye sorunca herkesin suskunluk içerisinde sadece tüketimi hedeflediği günleri yaşamadık mı?

 

Pandemi sürecinde insanlara tüm dünya devletleri vatandaşına karşılıksız para dağıtırken, yardım diye kredi ve kredi kartı imkanını müjde diye anlatanlar başkaları mıydı? Gelirlerini gerçekçi olmayan rakamlarla arttıran, ama giderleri kamu eliyle yapılan zamlarla körükleyen bir ekonomi yönetimi bugün hangi başlıkta masum olduğunu düşünerek yakınıyor?

 

Tüm bunlar yaşanırken değişmeyen bir konu daha vardı. Kredi kartı aidatları… Defalarca tüketici hakem heyetlerinde ve ihtisas mahkemelerinden dönen, açıkça kanuna aykırı olmasına rağmen, hediye diye kılıflandırılan, sonra da bir yasal düzenlemeyle kalıcı hale getirilen bu uygulama kimin eseri?

 

Bugün geldiğimiz noktada ise yaşanan tüm problemlerin ötesinde 2 bin TL’ye varan kredi kartı aidatlarından söz ediliyor. Tüketici Kanunu hiçe sayılarak yapılan düzenlemelerle açıktan alınan bu paralar, bankacılık dışı faaliyetlerden kaynaklanan kalemlerden birini oluştururken, bu ısrar niye? İş burada da bitmiyor. İnsanlara üç kuruş enflasyon farkını, o da gerçek olmayan enflasyon rakamları üzerinden bile verirken eli titreyenler, burada yüzde 70’e varan artışlara neden gözlerini kapatıyorlar?

 

Bu ülkede en zor şey vatandaş olmak. Ne geliriniz artıyor; ne giderlerinizdeki ivme azalıyor. Bu makasın içinde fütursuzca yapılan uygulamalarla kredi kartına denize düşen yılan gibi sarılıyor; sonra hem icra ile hem de icraya gidilmediğinde de servet niteliğinde masraflarla muhatap oluyorsunuz. Yazıktır bu Millet’e…

 

cetinunsalan@yahoo.com



Bu yazı 104 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA