Bugun...



'Avrupa'nın, rekabet gücünü; yalnızca AB sınırlarının içine bakarak tanımlaması, büyük bir stratejik hata olur'


facebook-paylas
Güncelleme: 05-09-2026 15:30:43 Tarih: 18-08-2026 16:28

'Avrupa'nın, rekabet gücünü; yalnızca AB sınırlarının içine bakarak tanımlaması, büyük bir stratejik hata olur'

 

Avrupa Birliği;
küresel sanayi rekabetinde,

yeni bir dönemin kapısını aralıyor.

 

Avrupa Komisyonu tarafından

4 Mart 2026 tarihinde açıklanan Industrial Accelerator Act,
kamu alımları ve kamu destekleri üzerinden;
düşük karbonlu ve Avrupa'da üretilmiş ürünleri, teşvik etmeyi hedefliyor.

 

Kamuoyunda,
“Made in Europe” veya “Made in EU” yaklaşımı olarak tartışılan yeni politika;

çelikten alüminyuma, çimentodan otomotive ve temiz teknolojilere kadar;
birçok stratejik sektörde, Avrupa'nın üretim gücünü artırmayı amaçlıyor.

 

Ancak; düzenleme henüz kesinleşmiş değil.

Teklif, Avrupa Parlamentosu ve Konsey'deki yasama sürecinde

tartışılmaya devam ediyor.

Dolayısıyla; Avrupa, aslında çok önemli bir kararın eşiğinde:

Kendi sanayisini korurken,

Avrupa'nın yıllardır oluşturduğu uluslararası tedarik zincirlerini, nasıl koruyacak?

 

Dış Ticarete Yön Verenler Derneği (Dışyönder) Başkanı Dr. Hakan Çınar;

bu tartışmanın, Türkiye açısından tarihi önemde olduğunu belirterek;
şu değerlendirmede bulundu:

 

“Made in Europe, yalnızca bir menşe tartışması değildir.

Avrupa'nın, önümüzdeki 20 yıl boyunca;
Çin ve ABD karşısında, nasıl bir sanayi politikası izleyeceğinin işaretidir.''

 

Türkiye, yaklaşık 30 yıldır;
Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği içerisinde bulunuyor.

Türk sanayisi özellikle;
otomotiv, makine, beyaz eşya, tekstil, elektronik ve birçok ara malı sektöründe

Avrupa üretim zincirlerinin, önemli bir parçası haline gelmiş durumda.

Üstelik;
Avrupa Komisyonu'nun Industrial Accelerator Act teklifinde,

Türkiye açısından; son derece önemli bir unsur bulunuyor.

AB ile gümrük birliği bulunan ülkelerden kaynaklanan içerik;

düzenlemenin belirli hükümlerinin uygulanmasında,

Birlik menşeli içeriğe eşdeğer kabul edilebiliyor.

 

Çınar'a göre;

bu yaklaşımın, nihai düzenlemede korunması;
Türkiye açısından, stratejik önem taşıyor:

 

“Türkiye'nin, Avrupa sanayisi içerisindeki yerini;
yalnızca ihracat rakamlarıyla ölçemeyiz.

 

Türkiye bugün, Avrupa'nın üretim ekosisteminin bir parçasıdır.

Bursa'da üretilen bir otomotiv parçası; Almanya'daki üretim hattının,

Kocaeli'nde üretilen bir ara malı; Avrupa'daki fabrikanın tedarik zincirinin parçası olabiliyor.

Dolayısıyla; Türkiye'yi, Avrupa'nın sanayi stratejisinden koparmaya çalışmak;
ekonomik gerçeklikle bağdaşmaz.”

 

Dışyönder'e göre;
Made in Europe tartışmasının arkasındaki temel meselelerden biri,

Çin'in; dünya sanayisinde ulaştığı güç.

 

Elektrikli araçlardan bataryalara,

güneş panellerinden çeliğe,

kritik hammaddelerden makineye kadar;
Çin'in yükselen üretim kapasitesi,

Avrupa'yı; kendi sanayi politikasını, yeniden düşünmeye zorluyor.

 

Avrupa'nın, stratejik sektörlerde;
kendi üretimini destekleme isteğinin, anlaşılabilir olduğunu belirten Çınar;
bunun, yeni bir ekonomik izolasyona dönüşmemesi gerektiğine; dikkat çekti:

 

“Avrupa, Çin'e karşı; sanayi duvarı örmekte haklı olabilir, ancak;
Türkiye'yi o duvarın dışında bırakırsa,

Çin'i değil; kendi rekabet gücünü cezalandırır.”

 

Dışyönder, Türkiye'nin;
tartışmaya, yalnızca “bizi de Made in Europe kapsamına alın”

yaklaşımıyla bakmaması gerektiğini düşünüyor.

 

Çınar, bunun yerine; yeni bir kavram öneriyor:

MADE WITH EUROPE

 

Çınar, bu yaklaşımı; şöyle açıkladı:

 

“Avrupa'nın, gelecekteki sanayi politikasının;
yalnızca nerede üretildiği üzerinden değil,

Avrupa'nın; hangi güvenilir ülkelerle birlikte ürettiği,

üzerinden şekillenmesi gerektiğine inanıyoruz.

 

Türkiye, bu ülkelerin başında geliyor.

Biz, Avrupa'nın alternatifi değiliz; Avrupa'nın üretim ortağıyız.”

 

Dışyönder'e göre;
Industrial Accelerator Act'in, henüz yasama sürecinde bulunması;
Türkiye açısından bir risk olduğu kadar, önemli bir diplomatik fırsat da yaratıyor.

 

Türkiye'nin, bundan sonraki süreçte;
kamu kurumları, ihracatçı birlikleri, sanayi kuruluşları ve iş dünyası örgütleriyle birlikte;
Brüksel nezdinde, güçlü bir pozisyon ortaya koyması gerekiyor.

 

Çınar, Dışyönder'in çağrısını; şu sözlerle tamamladı:

 

“Made in Europe tartışmasını, uzaktan izlememeliyiz.

Çünkü; bugün konuşulan konu, yalnızca menşe değildir;

yarının, Avrupa sanayi mimarisidir.

Türkiye'nin, bu mimarinin dışında değil; tam merkezinde olması gerekir.

Gümrük Birliği'nin 30 yıllık birikimi,

bize bunu söyleme hakkından öte; ekonomik bir gerçeklik kazandırıyor.

 

Avrupa'nın yeni sanayi stratejisinde,

Türkiye'nin yeri; tartışma konusu olmamalıdır.

 

Asıl tartışılması gereken,

Türkiye ile Avrupa'nın; birlikte nasıl daha fazla üreteceğidir.”







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EKONOMİ Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA