Bugun...



'Baklava yufkasıyla güllaç yufkası karıştırılmamalı'


facebook-paylas
Güncelleme: 02-05-2021 14:53:31 Tarih: 12-04-2021 00:48

'Baklava yufkasıyla güllaç yufkası karıştırılmamalı'

Müslüman alemi için mübarek olan Ramazan ayına sayılı günler kaldı.

Birlik ve beraberliğin de simgesi olan Ramazan ayında, kurulacak sofralar için hazırlıklar başladı.

 

Uzun süren açlık sonrası özenle hazırlanmış sofralarda buluşacak olanlar,

Ramazan ayıyla özdeşleşmiş olan güllaca da büyük ilgi gösterecek.

 

Geleneksel lezzetlerin günümüzdeki yegâne temsilcilerinden

Hafız Mustafa 1864’ün Yönetim Kurulu Başkanı Avni Ongurlar,

güllaç yapımıyla ilgili önemli detayları paylaştı.


Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte öğün saatleri ve beslenme alışkanlıkları değişiklik gösterecek.

Kutsal ayda ibadet eden vatandaşlar,

iftar ve sahur sofralarında dengeli ve özenli beslenmeye dikkat edecek.

Ramazan ayıyla özdeşleşmiş güllaç ise; sofralarda başköşede yer alacak. 

 

Uzun süren açlıktan sonra hem göze hem mideye hitap edecek olan güllaç,

geleneksel tarifinden uzaklaşmadan, özenle hazırlanmış olmalı.

 

Bu konuda geleneksel tatlı lezzetlerimizi günümüzde tüketicileriyle buluşturan

Hafız Mustafa 1864 markası, geleneksel reçeteleriyle her daim aynı lezzet ve kaliteyi sunuyor. 

 

- Baklava yufkasıyla güllaç yufkası karıştırılmamalı -


Güllaç yufkasının çok ince ve hassas bir yapıda olduğunu dile getiren Avni Ongurlar,

bu sebeple yufkayı sütle ıslatarak tepsiye dizmenin çok önemli bir detay olduğunu iletti.

 

Baklava yufkasıyla güllaç yufkasının karıştırılmaması gerektiğini de söyleyen Ongurlar,

‘Ramazan denince akla ilk olarak güllaç geliyor.

Bizler de bu önemli lezzeti yaparken çok özenli davranıyoruz.

 

Kullanacağımız ham maddelerin en iyisini seçiyor ve bu konuda taviz vermiyoruz.

En güzel kelebek cevizini alıyor ve şeker olarak da sadece pancar şekeri kullanıyoruz.

Sütümüzü mandıradan temin ediyoruz ve yarı manda yarı inek sütünü karıştırarak

güllacımızı yaparken kullanıyoruz.

 

Daha sonra güllacımızı yaprak yaprak baklava misali ıslatıp tepsimize diziyoruz.

Güllaç yufkasının çok ince bir şekilde açılması çok önemli bir detay.

 

Baklava yufkasıyla karıştırılabiliyor ancak farkı şurada;

baklava yufkası kendi öz hamuruyla açılıyor,

güllaç yufkası ise; nişastayla yapılıyor.

 

Güllaç yufkası kuru olduğu için sütle yumuşatarak tepsiye dizmek gerekiyor.

Dizme işlemine başladıktan sonra, orta kısma ceviz döşeyip üstüne tekrar yufkamızı diziyoruz.

Tepsimizi bitirirken de sunum ve servis için üzerini güzel bir şekilde süslüyoruz.’ diye konuştu.


Güllaçta Hafız Mustafa farkını yaşatmak adına kullanılan

her detaya önem verdiklerini

ileten Ongurlar,

ince detayları şu şekilde açıkladı.

 

‘Güllacımızın piyasada olanlara göre daha kaliteli ve farklı olma sebepleri ise; sütümüzün mandıra sütü olması, pancar şekeri kullanıyor olmamız ve

kaliteli ceviz kullanmamız.

 

Kullanılan ürünlerde hiçbir katkı maddesi olmadığı için farklılığımız tam da burada ortaya çıkıyor.

 

Kaliteli malzeme, ustalarımızın el becerisiyle buluşunca müşterimizin damak tadına

her sene aynı lezzetle aynı şekilde hitap ediyoruz.’

 

 

1864’den bugüne
Hafız Mustafa Şekerlemeleri
“Hafız Mustafa Tarihi”

 

Şekerci Hafız Mustafa, Sultan Abdülaziz Han döneminde,

Hacı İsmail Hakkı Bey tarafından 1864 yılında İstanbul Bahçekapı’da kurulmuş ve

ardından mahdumu Hafız Mustafa tarafından devralınmıştır.

 

Akide şekerinin ilk üreticilerinden olan Hacı İsmail Hakkı Bey,

öncelikle Eminönü Bahçekapı’daki dükkânın bodrum katında

dibek taşıyla akide şekeri üretmeye başlamıştır.

 

Hafız Mustafa, babasının dükkânı işlettiği dönemde şekercilik ve tatlıcılıkla ilgilenirken;

bir yandan da Arpacılar Camii'nde gönüllü olarak müezzinlik yapmaktadır.


Hafız Mustafa’nın poğaçayı imal eden ilk kişi olduğu bilinmektedir.

Hafız Mustafa, hamur işi ve tatlıcılık alanında 1926-1938 yılları arasında

Avrupa’da 11 adet madalya kazanmıştır.

Ulusal alanda markanın güvenirliğini arttırırken,

uluslararası alanda da Türk ürünlerini dünyaya tanıtarak

yüksek marka bilinirliğini kanıtlamıştır.

 

Hafız Mustafa’nın mahdumu Cemil Bey de aynı geleneği sürdürerek;

“Çikolat Cemil” markasıyla güvenilir marka algısını devam ettirmiştir.


Osmanlı mutfağında, şerbetlerin, şekerlemelerin ve lokumların özel bir yeri vardır.

 

Saraydaki en meşhur şekerleme, Osmanlı lügatında “rahat-ı halkum” olarak bilinen ve

Türkçe’de “boğaz rahatlatan” anlamına gelen lokumlardır.

 

Akide şekerinin de Osmanlı’da yeniçerilerin saraya bağlılığını ve inancını simgeleyen

özel bir anlamı vardır.

 

Hafız Mustafa Şekerlemeleri olarak;

geleneksel kültürümüze ve değerlerimize bağlılığımızı kaybetmeden,

157 yıllık geçmişimizle, sizlere tarihin izlerini ve lezzetini yaşatıyoruz.

 


157 yıllık işletmemiz, birkaç kez el değiştirerek günümüze gelmiş olsa da,

tarihi dokumuz hiçbir zaman bozulmamıştır.

 

Mağazalarımızda, çinilerle kaplı duvarlarımız, ahşap kaplama kolonlarımız,

duvarlardaki resim ve süslemelerle tarihi yapımızı yaşatmaya hep önem gösteriyoruz.

 

157 yıllık geçmişimizle birçok tarihi ve sosyal değişime şahit olduk.

1864’ten bugüne; ilk atlı tramvaylara, ilk şehir postasının kuruluşuna,

Darü’l-Fünun-ı Osmani’nin açılmasından, birçok uluslararası antlaşmalara,

1. ve 2. meşrutiyetin ilanına, Sultan 2. Abdülhamit, Sultan Mehmet Reşat ve

Sultan Mehmet Vahdettin’in saltanatına; İstanbul’un işgaline, Cumhuriyet’in kuruluşuna ve

o tarihten günümüze kadar asrı aşan bir deneyime ve kültürel mirasa sahibiz…

 

İşletmemiz, Hacı Avni Ongurlar tarafından devralınarak,

Hacı İsmail Hakkı Bey’den gelen Ahilik geleneğine bağlı kalmıştır.

 

Mahdumlarıyla birlikte işletmemizi bugünkü konumuna getirmişler ve

uzun yıllar daha ayakta tutacaklarını göstermişlerdir.


Üstün lezzetleriyle tüm dünyanın beğenisini kazan Hafız Mustafa 1864,

2019 yılında International Taste Institute ödülünü kazanma başarısı göstermiştir.


Hafız Mustafa Şekerlemeleri olarak, müşterilerimize geniş bir ürün yelpazesi sunmaktayız.

Şekerlemelerden, lokumlara, baklavadan, kadayıfa; hamur işlerinden, sütlü tatlılara ve

pastalara kadar zengin ürün çeşitliliğine sahibiz.

 

Ürünlerimizde kullanılan hammaddeler 1. kalite olup,

işinde uzman ustalar tarafından el emeği ile üretilmektedir.

 

Ürünlerimizde glukoz şurubu yerine şeker pancarı, gıda boyası yerine ise;

doğal kök boyası ve doğal meyve özlerini tercih etmekteyiz.

Tüm ürünlerimizde zemzem suyu kullanılmaktadır.

 

Geleneksel lezzetlerimizle birlikte günümüzün damak tadına uygun ürünler çıkartmaktayız.

Tarihi ve kültürel mirasımıza sahip çıkarak;

müşterilerimize en iyi kalitede hizmet sunmaya özen gösteriyor ve

müşterilerimizin memnuniyetine çok önem veriyoruz.

 

Güvenilir marka algımızı koruyarak,

ulusal ve uluslararası alanlarda faaliyetlerimizi sürdürmeye devam edeceğiz.

 

 

https://twitter.com/hafizmustafa_tr

https://www.facebook.com/hafizmustafa1864/

https://www.instagram.com/hafizmustafa1864/?hl=tr







Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GIDA Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI YUKARI