24.11.2017,21:55
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Türk kaptanı öldüren Yunanistan...
30122013-1-084620.jpg
ÜMİT YALIM
Türk kaptanı öldüren Yunanistan'dan neden hesap sorulmuyor?

14 Nisan 2014 Gecesi, Suriyeli kaçakları Bodrum’dan alarak sürat teknesiyle Yunanistan’ın İstanköy Adası’na bıraktığı iddia edilen Türk kaptan Mustafa Ateş, Yunan Sahil Güvenlik Botu tarafından açılan makinalı tüfek ateşiyle vurularak öldürüldü. Ateş’in yakınları, cenazenin kendilerine teslim edilmediğini ve Türk yetkililerin olayın üzerinden 5 gün geçmesine rağmen kendilerine “Başsağlığı” dileğinde bile bulunmadığını söyleyerek,  Bodrum’da yaptıkları gösteri yürüyüşü ile durumu protesto ettiler. T.C. Dışişleri Bakanlığı’nın internet sitesinin “Güncel Açıklamalar” bölümünde konu ile ilgili hiçbir açıklama yapılmamış. Davutoğlu ve ekibi 123 numaralı açıklama ile Libya’da kaçırılan Ürdünlü ve Tunuslu diplomatlar için üzüntülerini belirterek olayı aynı gün kınamışlar ama Yunanlıların öldürdüğü Türk kaptan Mustafa Ateş ile ilgili olarak, aradan bir haftadan fazla bir süre geçmesine rağmen zahmet buyurup bir açıklama yapmamışlar.

Ege Denizi’ndeki Yunan Adalarının, karasuları, bitişik bölge, münhasır ekonomik bölge, kıta sahanlığı gibi deniz egemenlik alanları yoktur. Birleşmiş Milletler (BM) Deniz Hukuku Konferanslarına katılan Türk heyeti, BM Deniz Hukuku Sözleşmesinin 3, 15, 73, 84 ve 121. Maddelerine itiraz etmiştir. 3. Madde Karasularının 12 mile kadar uzatılması, 15. Madde sahilleri karşılıklı olan devletler arasındaki karasularının orta hat kuralı ile sınırlandırılması, 121. Madde ise adaların rejimi ile ilgilidir. Türkiye 1982 tarihli BM Deniz Hukuku Sözleşmesini imzalamamış ve Sözleşmenin hiçbir maddesinin Türkiye’yi bağlamadığını, Türkiye’ye karşı uygulanamayacağını ve hukuken geçerli olmadığını deklere etmiştir. Türkiye bu konuda Israrlı İtirazcı (Persistent Objector) konumunda olduğu için Yunanistan’ın sözleşme maddelerinin herhangi birisini Türkiye’ye karşı dayatması mümkün değildir. Ayrıca Türkiye, 1964 tarihli Türk Karasuları Kanunu’nda köklü değişiklikler yapmış ve Karasuları Kanununu 1982 yılında  yeniden yayımlamıştır. Önceki Karasuları Kanunu’nda bulunan adaların karasuları ve orta hat kuralı kaldırılmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Ege Denizi’ndeki karasuları 6 mildir. Bodrum’dan, Yunanistan’ın İstanköy Adası’na olan mesafe 3 mildir. Ayrıca T.C.’ye ait olan ancak 2004 yılından beri Yunanistan’ın işgali altında bulunan Keçi Adası’nın İstanköy  Adası’na olan mesafesi de 2,5 mildir. Türk karasularının dış sınırı İstanköy Adası’nın kıyılarından geçmektedir. Yani Ateş kaptan Türk karasuları içinde vurulmuştur. Yunan Sahil Güvenlik Botu açık bir şekilde katliam yapmıştır. Ahmet Davutoğlu bunları bilmiyor mu ? Davutoğlu bilmiyorsa, Dışişleri Bakanlığı Denizcilik ve Havacılık Genel Müdürlüğü’nde görevli diplomatlar bu konuda neden gerekli uyarıda bulunmuyorlar ?

BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin 111. Maddesinde, Kesintisiz İzleme Hakkı (Right of Hot Pursuit)’nın tanımı yapılmıştır. Bu tanımlamaya göre kendi ülkesinin karasularına giren geminin izlenmesi mümkün değildir. Ayrıca sözleşmenin hiçbir yerinde izleme hakkını kullanan gemiye ateş açma yetkisi verilmemiştir. Yunan Sahil Güvenlik Botu, Türk kaptan Mustafa Ateş’i Türk karasularında izlemeye devam etmiş, silahsız ve savunmasız Türk teknesine ateş açmıştır. Yunan Sahil Güvenlik Botu’ndaki askerler, BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ni açık bir şekilde ihlal ederek cinayet işlemişlerdir.

Yunanistan, devamlı olarak uluslar arası hukuku ihlal etmektedir. Didim sahillerinden Bulamaç Adası istikametinde 3 mili geçen Türk balıkçı teknelerine, Yunan Sahil Güvenlik Botları tarafından ateş açılmaktadır. Türk Sahil Güvenlik Botları da aynı bölge de 3 milin ötesine geçmiyor. İşgal altında olan Bulamaç Adası Türk adası olup 6 millik Türk karasuları içindedir. İçişleri Bakanlığı’na bağlı olarak görev yapan Sahil Güvenlik Komutanlığı, 1982 tarihli Türk Karasuları Kanunu’nda olmayan orta hat kuralını mı  uyguluyor ? Yunanistan Sahil Güvenlik Botları’nın Bulamaç Adası’nın doğusuna geçerek Türk Balıkçı teknelerine ateş açması, Türk karasularının açıkça ihlal edilmesi demektir.

Türk vatandaşı A.K., 13 Nisan 2013 tarihinde, şişme bot ile taşıdığı Suriyeli kaçakları Bulamaç Adası’na indirirken Yunan Sahil Güvenlik ekipleri tarafından yakalanıyor ve Yunan mahkemesinde yargılanıyor. Türk vatandaşı, Türk karasularının içinde ve Türk adasında suç işliyor. İçişleri Bakanlığı ve Bakanlığa bağlı Sahil Güvenlik Komutanlığı bu olaya neden seyirci kalıyor ?

Letonya Bayraklı RK 18 numaralı Sahil Güvenlik botu, T.C.’ye ait Eşek Adası’nda bayrak gösteriyor ve Yunanistan ile birlikte işgale ortaklık ediyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ise Letonya Cumhurbaşkanı’na Köşkün kapısında atlı süvari birlikleri ile karşılama töreni düzenliyor. Bu ne iştir ?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yunanistan Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesindeki bilgilere göre; Ege Denizi’nin uluslararası hava sahasında, 02 Ocak – 17 Nisan 2014 tarihleri arasında uçuş yapan 256 Türk Savaş uçağına, 41 Casa Nakliye uçağına ve 30 Helikoptere, Yunan savaş uçakları tarafından önleme yapılmış. TSK Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinde ise Yunanistan’ın 2014 yılında uçaklarımıza müdahale sayısı “sıfır”. Davutoğlu’nun, sıfır sorun politikasını, sorunları gizlemek suretiyle yürüttüğü açıkça görülmektedir.

Yunanistan, Türk karasuları içinde, Türk kaptanı öldürüyor, Türk balıkçı teknelerine ateş açıyor, Türk kaptanı yargılıyor, uluslararası hava sahasında uçaklarımıza önleme yapıyor, Letonya bayraklı Sahil Güvenlik Botu Türk karasularını ihlal ediyor  ama Tayyip Erdoğan, Ahmet Davutoğlu ikilisi  ile AKP Hükümeti’nin gıkı bile çıkmıyor.  Erdoğan, Davutoğlu ve AKP Hükümeti hangi ülkeye hizmet ediyor ?

Her yıl 23 Nisan’da Ulusal Egemenlik Bayramı’nı kutluyoruz. Her fırsatta milli irade’ye sığınan Tayyip Erdoğan, ulusal egemenlik haklarımıza neden sahip çıkmıyor ? Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal egemenlik haklarına sahip çıkmayan Tayyip Erdoğan’ın milli iradeye sığınma hakkı yoktur, olamaz !....

Ümit YALIM

Eski Milli Savunma Bakanlığı Genel Sekreteri

Demokrat Parti Yüksek Danışma Kurulu Üyesi


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Türkiye’nin ne cari açık sorunu var; ne de mali ve özel kesimin yüksek borcu… İhracat da canlanıyor, faizle enflasyon da önümüzdeki ay düşmeye başlayacak. Aylardır aynı şeyi dinliyoruz.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay