24.11.2017,21:55
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Suriye ile savaşın kazananı İsrail olur
30122013-1-084620.jpg
ÜMİT YALIM
Türk hava sahasını ihlal eden Suriye MİG savaş uçağının, 23 Mart 2014 Pazar günü, Türk F 16 savaş uçağı tarafından füze ile düşürülmesi sonrasında Türkiye-Suriye ilişkileri iyice gerildi.

Sonraki günlerde, Hatay üzerinde uçuş halinde olan savaş uçaklarımıza Suriye füzeleri ile radar kilitlemesi yapılması da krizin giderek artacağının bir göstergesidir. Suriye, açık bir şekilde uçaklarımızı vurmak ile tehdit ediyor. Her ülke kara, deniz ve hava sınırlarını korumak için angajman kuralları uyguluyor. Ancak AKP Hükümetinin her ülkeye farklı angajman kurallarını uygulaması, Türkiye’nin sınır güvenliğini tehlikeye atıyor.

     AKP Hükümetinin sadece Suriye sınırına yoğunlaşması ve krizi kontrollü olarak tırmandırması, Suriye’ye girmek için gerekçe aradığı görüntüsünü vermektedir. Hükümet, Suriye’de yaşayan soydaşlarımızın can güvenliği sağlamaktan ve Süleyman Şah Saygı Karakolu’nu korumaktan sorumludur. Ancak, hükümetin, Suriye’ye girme heves ve arzusunun farklı hesaplara dayandığı anlaşılmaktadır. Türkiye’nin çevresindeki ülkeler ile sorunlarına ve mevcut hükümetin uygulamalarına bakacak olursak, konu  daha da açıklığa kavuşacaktır.

SURİYE İLE SORUNLAR

     Tapu Kadastro uçağımız, 1989 yılında Suriye savaş uçakları tarafından düşürüldü. 2007 Yılında, İsrail Savaş uçakları, Türk hava sahasını kullanarak Suriye’ye giriş yaptı ve Suriye’deki askeri hedefleri bombaladı. 2011 Yılında Suriye’de iç savaş başladı. AKP Hükümeti, Suriyeli muhalifleri destekliyor. 2012 Yılında Fantom savaş uçağımız, Suriye’den atılan füze ile vurularak düşürüldü. 2013 Yılında, Türk hava sahasını ihlal eden Suriye askeri helikopteri, savaş uçaklarımız tarafından vurularak düşürüldü. 23 Mart 2014 Tarihinde, Türk hava sahasını ihlal eden Suriye savaş uçağı, savaş uçağımız tarafından vurularak düşürüldü. Sonraki günlerde, Hatay üzerinde uçuş yapan savaş uçaklarımıza Suriye füzeleri ile radar kilitlemesi yapıldı.

IRAK İLE SORUNLAR

     PKK’lı teröristler başta Kandil Dağı olmak üzere, Metina, Zap, Avaşin, Basyan ve Hakurk kamplarında eğitim görüyor ve sınır bölgesinden Türkiye’ye giriş ve çıkış yapıyor. 5 Haziran 1926 Tarihli  Ankara Andlaşması  ve 8 Haziran 2004 tarihli Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 1546 sayılı kararı gereği, teröristlerin sınırdan giriş ve çıkışını önlemekten sorumlu AKP Hükümeti görevini yapmıyor. Sözde barış süreci ile askeri birliklerin kışlasından çıkmasına müsaade etmeyen hükümet, teröristlerin sınır ihlallerine tepki vermiyor.

İSRAİL İLE SORUNLAR

     AKP Hükümeti, 2007 Yılında Türk hava sahasını ihlal ederek Suriye’yi bombalayan İsrail savaş uçakları için İsrail’e nota vermedi. 2010 Yılındaki Mavi Marmara olayından sonra, Doğu Akdeniz’de uluslararası hava sahasında uçuş yapan askeri uçaklarımıza İsrail uçakları tarafından önleme yapılıyor. Hükümet bu konuda İsrail’e tepki vermiyor.

YUNANİSTAN İLE SORUNLAR

     Yunanistan, 1996 Yılının Ocak ayında Kardak Kayalıklarına asker çıkardı. Çiller Hükümeti’nin kararlı tutumu ve müdahalesi ile Yunanistan askerlerini geri çekmek zorunda kaldı. F-16 Savaş uçağımız, 1996 Yılının Ekim ayında, Yunan uçağı tarafından vurularak düşürüldü. 2003 Yılında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi tarafından, Akdeniz’de 7 bin kilometrekarelik kıta sahanlığı / münhasır ekonomik bölgemiz işgal edildi. 2004 Yılından itibaren Ege Denizi ve Akdeniz’de toplam 16 ada ve 1 kayalığımız Yunanistan tarafından fiilen işgal edildi. AKP Hükümeti, işgalin önlenmesi için TSK’ya Hükümet Direktifi vermediği gibi Yunanistan’a bir tek nota bile vermedi. Türk savaş uçaklarının anılan adalar üzerindeki uçuşları sürekli olarak Yunanistan tarafından protesto edildi. Bu konu Avrupa Birliği (AB)’nin 2010 yılı Türkiye İlerleme Raporu’na bile girdi. Raporda Türk Hükümeti’nden bu adalar üzerindeki askeri uçakların uçuşlarını sona erdirmesi istendi.  2011 Yılı AB İlerleme Raporunda bu konu yer almıyor. Yani hali hazırda savaş uçaklarımız kendi adalarımızın üzerinden uçamıyor. 2006 Yılında Akdeniz’de uluslararası hava sahasında uçuş yapan bir F-16 savaş uçağımız, Yunan savaş uçağı tarafından arkadan ve alttan çarpmak suretiyle düşürüldü.

RUSYA FEDERASYONU’NUN KARADENİZ UÇUŞLARI

     2008 Yılında Rusya Federasyonu  (RF) ile Gürcistan arasında çıkan savaş döneminde ve sonraki yıllarda, Rus askeri uçakları, Karadeniz’de uluslar arası hava sahasını kullanarak uçuş yapmaya başladı.  RF Askeri uçaklarının Karadeniz hava sahasındaki uçuşları, Türk savaş uçaklarınca izlenmektedir. Türk uçakları, Karadeniz’deki Türk hava sahasını korumak maksadıyla önleyici izleme uçuşu yapmaktadır.

SONUÇ

     Görüldüğü üzere AKP Hükümeti her ülkeye farklı angajman kuralları uygulamaktadır. Türkiye’nin en sorunlu sınırları Yunanistan ve Irak sınırlarıdır. İzmir, Aydın ve Muğla illerimizin sınırları içinde bulunan adalarımız ile Girit Adası’nın etrafındaki adalarımız tam 10 yıldır Yunan işgali altındadır. Söz konusu vatan topraklarında Yunan askerleri elini kolunu sallaya sallaya dolaşmakta, tam 10 yıldır Yunan bayrağı dalgalanmakta, adalara helikopter ve diğer vasıtalarla asker taşınmaktadır. Yani kara sınırlarımız, hava sahamız ve karasularımız, Yunanistan tarafından tam 10 yıldır ihlal edilmektedir. Adalarımıza, Yunan Cumhurbaşkanı, Yunan Başbakanı ve Yunan Genelkurmay Başkanı ile birlikte Kuvvet Komutanları elini kolunu sallaya sallaya gidip gelmektedir. Buna karşılık T.C. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, T.C. Başbakanı Tayyip Erdoğan ve T.C. Genelkurmay Başkanı General Necdet Özel kendi adalarımıza gidemiyor.

     Yunanistan, Türk kara sınırlarını, hava sahasını ve karasularını 10 yıldır ihlal etmesine rağmen, bu ihlaller Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinde görülmemektedir. Basın üzerinden gelen yoğun eleştiriler üzerine, Gnkur. internet sitesinde, 25 Mart 2014 tarihinde, Yunanistan’ın Soudabay meydanından kalkan Yunan savaş uçaklarına karşı Türk savaş uçaklarının kontrol amaçlı devriye görevi yaptığı bilgisi verilmiştir. Soudabay meydanı Girit Adası’nda Hanya yakınlarında konuşlu bir havaalanıdır. Girit Adası’nın etrafında T.C.’ye ait başta Gavdos olmak üzere toplam 5 adamız Yunan işgali altındadır. General Özel, bu adalardaki işgalleri ve bu adalara yönelik olarak, Yunanistan’ın yaptığı kara sınırı, hava sahası ve karasuları ihlallerini görmüyor mu ? Türk adalarına asker taşıyan Yunan helikopterlerine neden önleme yapılmıyor ?

     Başbakan Erdoğan Eylül 2013’te yaptığı bir konuşmada; “ülkemizde ikinci bayrak dalgalandırmak isteyenler ihanet içindedir” dedi. Ülkemiz topraklarında tam 10 yıldır ikinci bayrak olarak Yunan bayrağı dalgalanıyor ve Yunan askerleri dolaşıyor. Yani Erdoğan açık bir şekilde kendisinin ihanet içinde olduğunu söylüyor. Bu ihanetin sorumlularının, başta Tayyip Erdoğan olmak üzere Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu olduğu bilinmektedir.  İç Hizmet Kanunu’nun 35. maddesine göre “Silahlı Kuvvetlerin vazifesi; yurtdışından gelecek tehdit ve tehlikelere karşı Türk vatanını savunmaktır.” General Özel Hükümet Direktifi verilmese dahi İç Hizmet Kanunu’nun 35. maddesinde verilen görevleri yapmaktan sorumludur. General Özel bu görevi neden yapmıyor ?

     Hükümetin TSK’yı Suriye’ye göndermesi halinde başımıza neler gelebilir ? TSK, Suriye ordusunu ve bölgedeki ayrılıkçı unsurları kolaylıkla etkisiz hale getirir ve zafer kazanır. Ancak bu harekatın askeri ve sivil zayiatı fazla olabilir. GES Komutanlığı MİT’e devredildiği için, TSK eş zamanlı sinyal istihbaratı yapma konusunda güçlüklerle karşılaşacaktır. GES’in MİT’e devredilme sürecinde ve sonrasında Uludere olayı yaşanmış, Fantom uçağımız Suriye tarafından düşürülmüş ve İç Güvenlik harekatındaki zayiatımız % 50 oranında artmıştır. Bu nedenle askeri zayiatımızın fazla olması ihtimal dahilindedir. Ayrıca, Türkiye’ye 2013 yılında yerleştirilen Patriotlar 80 km. yarıçaplı menzili ile sadece Adana İncirlik’te bulunan Amerikan üssünü ve Malatya Kürecik’te bulunan Amerikan radarını koruyabilmektedir. Oysa Suriye’nin elinde bulunan SCUD-D füzelerinin menzili 700 kilometre olup Antalya, Ankara, Samsun illeri ile bu hattın doğusunda kalan topraklarımızı kolaylıkla ateş altına alabilmektedir. Türkiye’nin Suriye’ye girmesi halinde sivil zayiatın da fazla olacağı açıkça görülmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Türkiye’nin Suriye’ye girmesi, İsrail’in güvenliğine de hizmet edecektir. Çünkü halihazırda, İran, Irak’ın güneyi, Esad yönetimi ve Lübnan’daki Hizbullah üzerinden oluşan Şii ekseni üzerinden silah sevkiyatı yapılmakta ve bu durum İsrail için tehdit oluşturmaktadır. Türkiye’nin Suriye’ye girmesi ile bu eksen kesintiye uğrayacak ve İsrail derin bir nefes alacaktır. Golan Tepeleri’nde hazır bekleyen İsrail birliklerinin, Türkiye’nin kuzeyden yapacağı askeri harekatla birlikte güneyden kuşatıcı bir manevra yaparak Kuzey Irak’a kadar girmesi ihtimal dahilindedir. Bu da Büyük İsrail Devleti’nin kurulmasını hızlandırır. Görüldüğü üzere Türkiye’nin Suriye ile savaşa girmesi İsrail’in çıkarlarına hizmet edecek ve bu savaşın kazananı İsrail olacaktır.

Ümit YALIM

Eski Milli Savunma Bakanlığı Genel Sekreteri

Demokrat Parti Yüksek Danışma Kurulu Üyesi


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Türkiye’nin ne cari açık sorunu var; ne de mali ve özel kesimin yüksek borcu… İhracat da canlanıyor, faizle enflasyon da önümüzdeki ay düşmeye başlayacak. Aylardır aynı şeyi dinliyoruz.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay