22.02.2018,17:30
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Batı barajlarımızı, yollarımızı kıskanadursun..
612016-12464057_10153838785181624_2107243953_n-010533.jpg
SEZER KOYUN
HASTALIKLARIMIZ İLE YOLA DEVAM

1929 yılında başlayan ve 30’lu yıllar boyunca devam eden ekonomik bunalım, Kuzey Amerika ve Avrupa’yı merkez almasına rağmen, dünyanın geri kalanında, özellikle de sanayileşmiş ülkelerde yıkıcı etkiler yaratmıştı.

 

29 Bunalımı New York Borsası’nın çöküşüyle patlak verdi. New York Borsası 1928 yılının başından Ekim 1929’a kadar olan süreçte gittikçe yükseliyor ve yüksek fiyat/kazanç oran getiriyordu.

 

Ancak 3 Ekim 1929 tarihine gelindiğinde, borsanın ilerlemesi durmuş hatta birkaç büyük holdingin hisse senetleri düşüşe geçmişti. Bu düşüş 21 Ekim günü yabancı yatırımcıların kâğıtlarının ellerinden çıkarmalarıyla hızlandı ve “Kara Perşembe” olarak anılan 24 Ekim 1929 Perşembe günü borsa dibe vurdu. 29 yılının fiyatları ile 4,2 milyar dolar yok oldu.

 

Bu süreçte 4 bin civarı banka battı; binlerce insanın malvarlığı eridi. Bu insanlar açlığa sürüklendi ve hatta meyve-sebze yetiştirip, çiftçilikle yaşamaya çalıştılar. Piyasadaki para bir anda yok olduğu için insanlar ihtiyaçlarını karşılamak için takas yoluna giderek bir nevi değiş tokuş ekonomisine geri döndüler. İnsanlar maddi varlıkları ile beraber sosyal konumlarını ve ruh sağlıklarını kaybettiler.

 

Büyük bunalım dünyada 50 milyon insanın işsiz kalmasına, yeryüzündeki toplan üretimin yüzde 42 oranında ve dünya ticaretinin de yüzde 65 oranında azalmasına neden oldu. Ayrıca dünya politik sahnesinin aktörlerini önemli ölçüde etkiledi. 1. Dünya Savaşı’na kadar dünyda hegemonik güç olan İngiltere, kanayan bir ülke konumuna geldi. Almanya ise Amerika’nın savaş sonrası istediği tazminat sorunu ile karşı karşıyaydı. Ekonomisi durma noktasına gelen Almanya, tazminat sorununa çözüm olarak para basmayı denedi. Bu para Amerika tarafından kabul edilmediği gibi Almanya’da hiperenflasyona sebep oldu.

 

Bunalımın etkileri 2. Dünya Savaşı’na kadar yaklaşık 10 yıllık bir periyodda devam etti.

Aslında durumumuzun benzerliği acı. Hele temel hastalıkların aynılığı uyandırmalı artık bizi.

Ünlü ekonomist Galbraith’a göre, Amerikan ekonomisinin bazı “temel hastalıklar”ı vardı:

Gelir dağılımının bozukluğu, (nüfusun yüzde 5’i toplam gelirin üçte birini kazanıyordu): bu eşitsizlik ekonomiyi yüksek yatırım harcamalarına ve lüks tüketime bağımlı kılıyordu.

 

Spekülatif bir konjonktürde, holdingler ve sermaye şirketlerden oluşan bir sanayi yapısının egemen olmasının getirdiği olumsuz sonuçlar: Holdingler, yeterli miktarda temettü dağılabilmek için kendi gruplarındaki şirketlerin kârlarını yatırımlara yöneltmemişlerdi. Bu olgu deflasyonist döngüyü daha da artırıyordu.

 

Deflasyonu durdurmak için daha önce uygulanan ekonomi politikalarının anlamsızlığı (yüksek gümrük tarifeleri, bütçe denkleştirme çabaları, parasal politikaların uygulanmaması): Bu politikalar işleri daha da kötüleştirme eğilimi taşıyordu.

 

Tanıdık gelen bu 3 temel hastalığın üzerine ülkemizde resmedilen tabloda çok sayıda kapkara detay görebilmek mümkün.

 

Sosyal konumun değişmesi tarafı çok düşündürmeli bizleri. Sindiremeyenin, hazımsızların bir yerlere getirilmesi ve daha kötüsü tam tersi haketmemesine karşın pek çok kıymetin alaşağı edilmesi.

 

Ruhlarımız hastalanıyor artık. Paranın telafisi mümkünse de ruh hastalığının sonuçları çok acıtacak bizleri.

 

Bu arada Batı barajlarımızı, yollarımızı kıskanadursun.. Hastalıklarımızla yola devam.

 

sezerkoyun@cratone.com

 

Cratone Danışmanlık – Traficon Partner, Türkiye

 

 

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Türkiye reel sektör bazında konsantrasyonunu ihracata bağlamış durumda. Elbette bunun önemini yok sayacak değilim.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’ndeki siyasetçiler başta olmak üzere Türk karşıtı olarak yorumlanabilecek söylem yükselişe geçti.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?