22.02.2018,17:32
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Yönetimde doğru kılavuz olmadan nereye?
612016-12464057_10153838785181624_2107243953_n-010533.jpg
SEZER KOYUN
Eylül ayı içinde “Ekonomi Koordinasyon Kurulu” toplantısında kamuda tasarruf tedbirleri masaya yatırıldı. “SıfırTabanlıBütçeleme” uygulanacağı netleşti.

Bugüne kadar gelen bütçe anlayışında; sadece öngörülen harcama için önceden ödenek ayrılmakta, daha sonra ise bu harcamanın bu kaleme yapılıp yapılmadığı control edilmekteydi. Bu da şekli denetim ötesine geçemeyip, performans kriterlerini devre dışı bırakan, kaynakların rasyonel kullanımında tartışmalar yaratan bir uygulamaydı.

 

Kamu harcamaları artış eğilimi gösterirken, temelde “Sıfır tabanlı bütçeleme sistemi”, geleneksel bütçe sistemlerinde otomatik hiçbir “fayda-maliyet” analizine dayanmadan yapılan harcamaların yerine, “fayda-maliyet” analizi yapılarak değerlendirmeyi getiriyor.

 

Teoride, her yılın bütçe gerçekleşmeleri ihmal edilerek, eski politikalara ya hiç önem verilmemesi ve/veya aralarında çok az bağlantı olduğu kabulü, en düşük maliyet ile en etkin usulün uygulanmasına yol açacak gibi görünüyor.

 

İlk defa İngilizler’in çalıştığı, A.B.D.’de can bulan bu sistemin uygulaması ile kamu kaynaklarının kullanımında tasarruf elde edilebilmesi ve harcamaların kısılması imkânı olsa bile, bunun ciddi fark yaratacağına inanmak Türkiye şartlarında çok zor. Olay aslında insanda kitlenecek gibi duruyor. Malum sistem ne kadar mükemmel olur ise olsun uygulayacak olan insan olduğundan kamu harcamalarının düşmesini beklemek hayalden öte değil.

 

Varolan idari yapı içindeki insane kaynağımız kesinlikle sorumluluğa yanaşmayan, sorumluluğu sürekli başkasına rücu eder durumdır. Böyle bir anlayışla etkin, etkili maliyet analizlerini ve değişik karar paketlerinin oluşturulmasını ve bunların farklarının ortaya konarak, karar vericilere sunulmasını beklemek fazla hayalcilik olur.

 

A.B.D., dışticarette sorun yaşamayıp, düzenli mecburi ödemeleri bulunmadığı dönemlerinde dahi, harcamalarda tesadüfi düşüşler ötesi çok az tasarruf edebilmişken, Türkiye’nin Sıfır tabanlı bütçeleme tekniği ile de olsa bunu başarması oldukça düşük bir ihtimal.

 

Ülkemizde kamunun ekonomik payının genel ekonomideki büyüklüğüne bakarak; kamusal olduğundan, pazarlanamayan, faydası bölünemeyen ve dolayısıyla fiyatlandırılamayan mal ve hizmet üretiminde net maliyet analizleri yapılamayacağından sıfır tabanlı bütçeleme tekniğinin amaca hizmet etmeyeceği aşikardır.

 

Özel sektörde bu yaklaşım, şirket kültürünün ve insane kaynağının ideal olması koşulu ile bu dönemde oldukça büyük fayda getirebilir.

 

Cost Saving - Masraf tasarrufu kalemlerini iptidai biçimde kullanan şirketler amaca ulaşmak için bilinçsiz adımlar atıp, varolan güçlerinden yani insane kaynağı ve varlıklarından olabiliyorlar.

Ülkeler dahi fotoğraflarının çekilmesi, halihazırdaki durumlarının analizini bürokrat ve danışmanları kullanırken bir hedef belirleyip süreci yönetirken, özel sektörde şirketlerin de fotoğraflarını çektirip yani halihazırdaki durumlarını analiz ederek tasarruf politikalarından başlayarak, tüm yönetsel yapılarını etkin biçimde harekete geçirerek hedef belirleyerek, gerçekçi planlarla yürümeleri gereken zaman.

 

Aksi halde ekonomide koordinasyonu sağlamak ve varolan zor durumdan hızla çıkabilmek pek de mümkün olmayacak.Henry Ford’un da dediği gibi aslında “Zorluklar, zamanında yapmadığımız kolay şeylerin birikmesiyle oluşur.”

 

Türkiye kolay şeyleri biriktiriyor; şirketlerimizin hali de keza aynı.Vaziyet böyle iken, zorlukları aşmak için ve kolay şeyleri rahatça yapabilmek için, sarılacağımız güç yine insanımız ve kültürümüz olacak ise ideal olanı yaratmak için halimizi bir değerlendirelim. Gerekirse acımasız olalım kendimize, ama güçlü ve zayıf yönlerimizi bilelim.

 

Güçlü yönlerimize güç katarken, zayıf yönlerimizi biraz olsun geliştirmeye çalışalım. Tehditleri doğru algılayıp, fırsatlarımızı görelim. Ezbere mükemmel sistemleri devşirirken, öncelik sıralamamızı ihmal etmeyelim ve hep doğru bilene danışalım.

 

Devir; derin bir nefe salıp, taşlar yerine otururken, zorlukları doğru tespit edip, uygulamaları kusursuz sağlayabilecek kılavuzlar ile yol almak devridir. Aksi halde varacağımız nokta bir arpa boyunu geçemeyecek.

 

sezerkoyun@cratone.com

 

CRATonE Danışmanlık

 

 

 

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Türkiye reel sektör bazında konsantrasyonunu ihracata bağlamış durumda. Elbette bunun önemini yok sayacak değilim.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’ndeki siyasetçiler başta olmak üzere Türk karşıtı olarak yorumlanabilecek söylem yükselişe geçti.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?