21.11.2017,00:11
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Çoruh gerçeğine yüz çevirmeyin
252016-mazlum-coruh-213948.jpg
MAZLUMUN FİKRİ
Planın öncesi, nasıldır ve ne amaçla yapılmıştır? - 1

Bu bilgilendirme yazısı, Üsküdar 1. Noterliğine 5 Ekim 2012 tarih ve 17 154 sıra numarada tasdik ettirilmiştir. Sonra, fotokopileri,  konuyla ilgili gördüğüm kişi, kuruluşve kurum ve makamlara birer mektup eşliğinde iadeli taahhütlü olarak, 21-23 Ekim tarihlerinde çoğu ve daha sonra birkaç adedi daha gönderilmiştir. Sadece Ziraat Mühendisleri Odasına ulaşmadığını biliyorum.

 

ÇORUH ENERJİ PLANI ve Öncesi, nasıldır ve ne amaçla yapılmıştır? - 1

Hiçbir siyasi parti, ya da dernek, üyesi değilim. 1967 yılında İ.T.Ü. T.Okulundan mezun, diplomasını alırken yemin etmiş bir inşaat mühendisiyim. Bu bilgilendirme ve uyarıyı, inşaat mühendisi vicdanını ve yurttaş olmanın sorumluluğunu taşıdığım için yapıyorum.

 

2004 yılı eylül ayında Istanbul Büyükşehir Belediyesinin bir kuruluşunda göreve başladım. Istanbul’un sorunlarına çözümler arayan bir grubun içindeydim.  Sorunların, aşırı göçten kaynaklandığı sonucuna varıldı. Bu olgunun en önemli ve kökten tetikçilerinden birisi de barajlardı.

Baraj altında kalacak ilçem Yusufeli’ne yeni yer bulmaya yardımcı olmak isteğiyle gittim. Oradan İstanbula olacak göçü önlemek, azaltmak amacıyla 2005 yılının Nisan ayında Yusufeli ilçesine gittim.

 

İlçede duyduklarım, Yusufeli Barajlı Santralı konusunda kuşkuya kapılmama neden oldu. Bu yapıyı, uzun yıllar serbest çalışmış bir inşaat mühendisi olarak inceleme gereksinimi duydum. İnceleme sonunda, Yusufeli Barajlı Santralı hakkında edindiğim ekonomik bilgiler; beni derinden sarstı. Yapımının ülke açısından son derece yanlış olduğu, akıl almaz kötü sonuçlar doğuracağı sonucu ortadaydı. Konuyu, önce kendi amirimle ve onun onay ve yardımıyla, ilgili bakan ve görevlilere anlatmaya başladım.

 

Bir gazetede çıkan haber üzerine Deriner barajlı santralı’nın da Yusufeli’nin yarısı kadar ürkütücü ekonomik sonuçlar doğuracağını hesaplayarak tesbit ettim.  Yapımı tamamlanmış Muratlı ve devam eden Borçka barajlı santrallarının durumları  da benzerdi. Daha çok sarsıldım; durum sistematikti. Bunun üzerine, ÇORUH ENERJİ PLANI’nın tümünü incelemeye karar verdim.

 

Plan ve Projeler, ülkenin kalkınması, refaha, bolluğa kavuşması için yapılırlar. Bu amaçla yapılan yapılara bayındırlık eseri, refah yaratan eser denir. Hedefledikleri ürün veya ürünleri, yürürlükteki piyasa fiyatlarından daha pahalıya üretemezler. Böyle bir durum yaratan bir plan veya proje bayındırlık eseri olamaz; refah yaratmaz. Araştırılması gerekir.

 

Refah yaratacağı iddia edilen plan ve projelere belli bir sınırın üstünde para harcanamaz. Paranın belli bir maliyetle kullanıldığı ve yapılan tesislerin ömürlerinin sınırlı olduğu gerçeğini dışlayarak yatırım yapmakla refah  yaratılamaz. Yatırım miktarı, bu üst sınırı aştığı takdirde;  yaratılan, refah değil, devamlı büyüyen borç  ve yoksulluk olacaktır. Bunun sonucu, edilgen, her isteğe boyun eğen ülke haline gelmektir. Yakın tarimiz bize bu bilgiyi çok pahalı bir şekilde öğretmiştir.

 

Bir plan ya da projenin, bayındırlık eseri olabilmesi yani refah yaratabilmesi için meydana getirdiği yararın, neden olduğu gider, zarar ve kayıpların toplamından birkaç misli fazla olması gerekir. Çoruh Enerji Planını bu açıdan incelediğimizde çıkan sonuç şaşırtıcıdır; ürkütücüdür.

    

Yaptığım araştırma ve çalışmalar sonunda vardığım sonuçlar, özetle şöyledir:

 

Çoruh Enerji Planı, Çoruh Nehri’nin hidroelektrik potansiyelinden elektrik üretmek amacıyla yapılmıştır. Başka hiçbir amacı yoktur. Öyle söylemektedir. Plan, 15 adedi barajlı, 17 adedi barajsız, halkın HES diye adlandırdığı, toplam 32 santraldan oluşmaktadır. Hedeflenen yıllık enerji miktarı -ki bu iddiadır; o kadar üretemeyecek-  10,8 milyar KWhtır.

 

Devletin özel sektör üreticilerine ödeyeceğini açıkladığı elektrik enerjisi birim fiyatı, 7 cent’tir. Kamulaştırmalar, yatırımın parasal maliyeti(faiz ve diğer masrafları) ve kazanç, bu fiyatın içindedir. DSİ ise elektriğin kilovatsaatini 3,5 cent’e üreteceğini söylemektedir. 7 cent’in fabrika çıkış fiyatı olarak alınmasıyla, bu planın yılda üreteceği enerjinin bedeli, bürüt, 756 milyon USD dir. Bu gelirden işletme, diğer giderler ve yedeklerin düşülmesinden sonra geriye kalan, yıllık borç ödeme yeteneği, 600 milyon USD cıvarında olacaktır. Bu planın, işletme dışına ayıracağı para bu kadardır.   

 

Yıllık borç ödeme olanağı en çok 600 milyon USD olacak bir plan maliyetinin, bugünkü para kullanma maliyeti, yani cari faiz ve öteki giderleri, ve de tesis ömürleri, göz önüne alındığında; toplam olarak  3,6 milyar USD’yi geçmemesi gerekmektedir. Toplam maliyetin, bu rakamı geçmesi durumunda bolluk yaratılamıyacağı, bayındırlık eseri olamayacağı; ülkenin devamlı artan bir borçla karşı karşıya kalacağı kaçınılmaz sonuçtur. Sonuç, fakirleşme veya kalkınmamadır.

 

Ülkemizin borçları için yılda ödediği faiz ve öteki masrafları göz önüne aldığımızda paranın yıllık kullanım maliyetinin, %12 ler dolaylarında olduğunu görmekteyiz. Bu durumda;  bu planın, parayla ölçülebilen maliyetinin  (600/0,12 =) 5 milyar USD’yi geçmemesi gerekir. Bu sınır, planın bu günkü koşullarda ulaşabileceği en üst maliyet rakamıdır. Toplam maliyetin, 5 milyar USD geçmesi halinde; ülkenin, bir borç batağına yuvarlanacağı, borç burgacına kapılacağı kaçınılmazdır. Ülkemizin, bu gün sardırıldığı büyüyen borç yumağı, bu gerçeğin çıplak anlatımıdır.  

 

Çoruh Enerji Planının parasal ve ekonomik durumunu, daha ayrıntılı bir biçimde, uzun çabalarla yazmış olduğum “Kusursuz Enerji(!) Planı” adlı kitapta ortaya koymaya çalıştım. Bu kitapta yapılan hesaplar, DSİ’nin ilgili plan ve proje değerlerine dayanılarak yapılmıştır. İlgili belgelerin fotokopileri kitabın arkasına eklenmiştir.

 

Planın omurgasını oluşturan anakol üzerindeki 10 adet barajlı santralın mali ve ekonomik durumları, konuya biraz daha açıklık getirmek için aşağıdaki tabloda özetlenmiştir. Daha ayrıntılı bilgi sahibi olmak isteyenler, adı geçen kitaba müracaat edebilirler. Dileyene kitaptan gönderilecektir.

 

Bu tabloda birinci sütun, her bir barajlı santralın yıllık borç ödeme olanağını, yeteneğini; ikinci sütun, refah yaratıcı olabilmesi için geçmemesi gereken toplam maliyetini; üçüncü sütun, bayındırlık eseri olma sınırını; dördüncü sütun, benim yapabildiğim tahmini maliyetini; beşinci sütunda ise her bir santralin üreteceği elektriğin birim maliyetini göstermektedir.

 

Üçüncü sütunda verilen değerler, ekonomik tehlikenin üst sınırını oluşturmaktadır. Dördüncü sütunda verilen maliyet tahmini, yalnızca parayla ölçülebilen ve benim hesaplayabildiğim giderleri içermektedir. Çevre kayıpları, kültürel kayıplar, uluslararası fonlara ödenecek paralar, kamu arazisi kayıpları ve diğer kayıplar bu rakamın içinde değildir. Bu kayıplar, yurttaşların  ve ilgililerin anlayışına, kavrayışına ve değerlendirmesine bırakılmıştır.

Bu tablodaki değerler, DSİ’nin bu plan için açıkladığı elektrik üretim miktarlarına göre hesaplanmıştır. Tablo, bizi derinden sarsan yanlışlığın kolayca ve bir an önce anlaşılması için buraya konulmuştur.

 

Çoruh Enerji Planının, kısıtlı yapılan tahmini maliyeti, 53 milyar USD nin çok üstündedir. Böyle bir harcamanın yıllık maliyeti, bu günkü faiz ve masraflar göz önüne alındığında en az 6 milyar USD dir. Yıllık Borç ödeme yeteneği ise 600 milyon USD’yi geçmemektedir. 

 

Yıllık gelir 600 milyon, kayıplar hariç, yıllık gider 6 milyar! Böyle bir planın, refah, bolluk yerine, devamlı artan borç ve edilgen hale getirilmiş bir ülke yaratacağı kesindir.

 

Öte yandan; bu planın üretmeyi hedeflediği elektrik enerjisi, aynı potansiyel kullanılarak, barajsız, su alma yapılı, halkın HES diye adlandırdığı santrallarla üretilmek istenmesi durumunda harcanacak para 3,56 milyar USD olacaktır. Çünkü, biliyoruz ki, ülkemizde yapılan ve yapılmak istenen HES’lerde bir birim (bir kilovatsaat) enerji üretmek için yapılması gereken ortalama yatırım miktarı, 33 centtir.  Yani, bu planın yapımcıları ve uygulayıcıları, üretileceği iddia edilen enerjiyi, aynı potansiyeli kullanarak, HES’lerle üretmeyi düşünselerdi; harcanacak para, 3,56 milyar USD’yi  geçmeyecekti. Havzanın koşullarına bakıldığında bu rakamın, daha da aşağı ineceği  açıktı..

 

Adı geçen kitapta aynı potansiyelin, Yamaç Santrallarıyla (Çevreye ve insana saygılı HES lerle) değerlendirilmesi, yani elektriğin bu santrallarla üretilmesi durumunda ortaya çıkacak sonuçlar, bu planın sonuçlarıyla 35 kalemde karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırmada, bilinçli ve kasıtlı olarak, aynı kurumun projelendirdiği ve özel sektöre tahsis ettiği, HES lerin ekonomik değerleri kullanılmıştır. HES lerle ilgili ekonomik değerleri kullanmam, HES’lerin doğru projeler olduğuna inandığım anlamına gelmez. Amacım, Çoruh Enerji Planının ekonomik yönünü, bilinenlerle ortaya ve yapanların önüne  koymaktır.

 

Sonuçlar, mevcut planın aleyhine, şaşırtıcı, çok üzücü ve korkutucudur.  Karşılaştırmadan da çıkan sonuç, “bu planın enerji üretmek amacıyla yapılmadığı”dır.

 

Hiçbir plan, amacından bu kadar sapamaz. Uygulamayla ortaya çıkan ve çıkacak sonuçlara baktığımızda bu planın elektrik üretmeyi değil, aşağıdaki sonuçları amaçladığı anlaşılmaktadır:

 

Ülkeyi borca batırmak böylelikle edilgen, her isteği yerine getiren hale düşürmek;

Havzadan 50-55 000 kişiyi göçe zorlamaktır. Bunun sonucu, maden yağmasının önündeki en büyük engel olan yerleşik insanları yerlerinden sökmek ve kültüründen koparılmış bu insanları, gittiği yerlerde, sosyal olaylarda kolayca yönlendirilebilir topluluklar haline getirmek;

Ülkenin enerji üretim olanaklarını harcamak, sanayisini ve finans organizasyonlarını dışlamak;

Çevreyi yaşanmaz hale getirmek;

Sosyal hukuk devleti olma olanaklarını ortadan kaldırmak;

Değerli bir coğrafi  alanı turizm, kültürel ve doğal değerlerini yok etmek  ve

300 kilometrelik bir hat boyunca insansızlaştırmak; coğrafyamızı yırtmak.

 

Bu sonuçlara bakıldığında planın elektrik üretmek ile uzaktan yakından ilgisinin olmadığı ortadadır. Bu sonuçları kimse, bilgisizlik, akıl yetmezliği, aymazlık veya korku saikiyle ortaya koyamaz, başaramaz.

 

Yurttaş Mazlum Çoruh

mazlumcoruh@gmail.com

 

Devam ediyor…


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Dolar / TL kuru 11 ayın zirvesini gördü. Esasen düz mantıkla baktığınızda dolardaki yükseliş eğiliminde şaşıracak bir şey yok. Fakat ısrarlı çıkış, herkesin yüreğini ağzına getiriyor.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay