21.11.2017,00:12
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Biliyor muydunuz? – 8
252016-mazlum-coruh-213948.jpg
MAZLUMUN FİKRİ
Ülkemizdeki barajlı santralların yatırım ekonomisi açısından bir felâket olduğunu biliyor muydunuz?

Bu yapılar, ancak ve ancak bir ülkeyi batırmak, diz çöktürmek için yapılabilir. Bu yapıların, değişecek hiçbir koşulda bile yapılacak halleri yoktur.

 

Değerli paydaşlarım; diyeceksiniz ki “Mazlum Çoruh sen de her şeye maydanoz oluyorsun. Bırak da o konuyu ekonomistler düşünsün, konuşsun; sen inşaat mühendisi değil misin?” Haklısınız hem de yerden göğe kadar. Ama ekonomistler şimdiye kadar bu büyük, büyüüük, çook büüyüüük yapıların ekonomisi inceleme zahmetine kalkmadılar ki. Galiba onlar büyük yatırımlardan korkuyorlar. Ben hayatımı büyük ölçüde serbest çalışarak yaşadım. Hayat üniversitesi denen üniversite, insana önce ekonominin kurallarını öğretir; biliyor musunuz? Çünkü biz homoekonomikus cinsinden bir canlıyız.

 

Ekonominin de kimsenin yaşına, mesleğine, unvanına bakmadan geçerli kanunları olduğunu öğreniyorsunuz. Peki, ‘Yatırım Ekonomisi’ ne demek?

 

Yatırımların ekonomik olup olmadığını hangi şartlarda olacağını inceleyen bir ekonomi disiplinidir. Devlet Planlama Teşkilatı denen, çok değerli, zeki ve yurtsever olduğuna inandığımız vatan evlatlarının çalıştığı kurum var ya… İşte o kurumun görevi yatırımların yapılıp yapılamayacağını, hangi koşulların oluşması halinde yapılabileceğini inceler kamuyu yönetenlere rapor verir. Eğer bu çalışma yapılmazsa ve her ne sebeple olursa olsun yanlış rapor verirlerse ne olur biliyor musunuz? Dünyanın en pahalı elektriğini üretebilirsiniz; ülkeniz devamlı büyüyen bir kazığa oturtulmuş olabilir. Bu durumun ülkemiz için olabilirliği kalmamıştır; olmuştur, olmaktadır.

 

Şimdi size yatırım ekonomisini tanımlamaya çalışayım. Yatırım ekonomisi bir yatırımı şu ölçütlerle denetler ve yatırımın yapılıp yapılamayacağına karar verir. Ben size önce akademik ortamlarda kullanılan ölçütlerin ismini vereyim: Pareto Ölçütü ve Kaldor (Kalder) ölçütü. Kalder ölçütü, Pareto ölçütünün biraz gelişmişidir. Bu ölçüt der ki: “Bir yatırımdan fayda görenlerin o faydaya biçtikleri değer, o yatırımdan zarar görenlerin gördükleri zarara biçtikleri değerinden fazlaysa o yatırım yapılabilir.” Pek bir şey anlamadınız muhtemeldir. Bir kere daha okuyunuz anlayacaksınız. Diyor ki bir yatırım yapıyorsanız bu yatırımın ortaya koyacağı faydalar eğer sebep olacağı zararlardan fazla ise o yatırımı yapabilirsiniz. Bu ölçüt akademik ve hemen karar vermenizi sağlamaz. Uzun uzun hesaplar yapmanız gerekir. Bunun yerine Bakkal Hüseyin Amca’nın bile kullandığı Mazlum Çoruh Ölçütünü öğrenirseniz etrafınızdaki yatırımların yapılıp yapılamayacağını anlarsınız.

 

Mazlum Çoruh Ölçütü ne diyor?

Mazlum Çoruh Ölçütü diyor ki “Yapacağınız yatırımın bir yıllık net faydası ile, o yatırımın toplam maliyeti arasında matematikle ifade edilebilen bir ilişki vardır. Eğer bu ilişkiyi fayda yönüne çeviremiyorsanız o yatırım size refah değil yokluk getirecektir.”

 

Bu ilişki hangi formül ile ifade ediliyor?  Eğer bir yatırımın toplam maliyetini TM ile yıllık net faydayı ynf ile gösterirsek, toplam maliyet TM<ynf/(pko+gdo+ko+to) olmalıdır. Bu denklemi şöylede yazabilirsiniz. O zaman belki daha kolay anlaşılır:

 

TMx(pko+gdo+ko+to)<ynf. Bu denklemi sözle ifade edelim: Bir yatırımın toplam maliyetinin yıllık para kullanma, geri dönüş, kayıplar ve tasfiye oranlarının toplamıyla çarpımı; yıllık net faydadan az olması gerekir. Fazla olursa bu yatırımdan fayda değil zarar görürsünüz.

 

Bu sağlanmazsa o yatırım yapılamaz. Yapılırsa geçmiş olsun. Ekonomik tetikçilerin tuzağına düştünüz demektir. Biliyorum ynf’yi anladık da bu pko ve gdo nedir? ko, to nedir?

 

Şu ko’yu tarif edip eleyelim: bu yatırımın sebep olduğu ‘kayıpların’ geri dönüş oranıdır. Eğer sizde ‘kayıp’ kavramı yoksa yok sayabilirsiniz. Yok, benim gibi kayıpların da en az parayla ölçülebilen değerler olduğunu biliyorsanız o kayıpların geri dönüşü de maliyetin içinde olmalıdır dersiniz. Ve ona da bir değer verebilirsiniz. Kaybettiklerimizin telafisi için her yıl ayrılan değerin o tesisin toplam maliyetine oranını ifade eder.

 

to isebu tesis ömrünü bitirdiğinde hurdasının ortadan kaldırılıp doğanın eski fiziki haline getirmenin bedelinin yıllık oranıdır. Bunları her hangi bir sebeple yok(!) sayarsanız Denklem sadeleşir.

 

pko, Para kullanma maliyetinin bir yıllığını ifade eder yüzde olarak gösterilir. Örneğin siz paranızı yüzde 7 ile faize veriyorsanız ve o parayla yatırım yapacaksanız pko yüzde 8 civarında veya biraz fazla olur. Yok, başka yerden, dışarıdan mesela yüzde 9 ile borç alıyorsanız bu takdirde pko yüzde 10,5 ile yüzde 11 arasında olur. Aradaki fark finansal giderler dediğimiz masraflar ve kolaylık(!) giderlerini karşılamak içindir. Bunu yok sayarsanız milleti aldatmış olursunuz. Ülkemizdeki yatırımlarda bolca yapıldığı gibi.

 

gdo ise bu yatırımın kaç senede kendisini geri ödeyeceğini düşünüyorsanız yıllık olarak yatırımın toplamına oranıdır. Örneğin: Siz bu yatırımın 5 senede geri dönmesini istiyorsanız bu oran yüzde 20; 10 senede geri dönmesini istiyorsanız yüzde 10, 20 senede geri dönmesini istiyorsanız yüzde 5; otuz senede geri dönmesini istiyorsanız yüzde 3,33 elli senede geri dönmesini istiyorsanız da yüzde 2 olur. Geri dönüş müddetini belirlemek sizin işiniz. Zengin olma isteğinizin kaç sene sonra başlamasını istiyorsanız müddet olarak onu koyacaksınız.

 

Şimdi bir örnekle Yusufeli Barajlı Santralını inceleyerek anlatalım. Ayrıntılara girmeden sadece sonuçlar üzerinden açıklamak istiyorum. Konu üzerinde 12 yıldan beri kafa yorduğum için epeyce bilgim var.

 

Yusufeli barajlı santralının yıllık net faydası, ynf’si, 70-80 milyon USD’dir. Bunu üreteceğini iddia edilen elektrik miktarından bulabiliyoruz. Bu rakam projenin verdiği üretim değeridir. Asla bu kadar elektrik üretemeyecektir; o ayrı bir konu. Diyelim ki üretti.

 

Biz eğer bu barajlı santralı kendi hazır paramızla yapıyor ve 30 senede geri dönüşünü istiyorsak bu barajlı santralın ülkemize maliyetlerinin toplamının (TM), 80/(0,08+0,0333+ko+to) = 706 milyon USD’nin altında olması gerekir. Burada ben, hesap sade anlaşılabilir olsun diye ko ve toyu yok, yanı sıfır saydım.

 

Eğer bu rakamı geçerse battığınızın resmidir. Bu yapı yüzünden borcunuz devamlı artacaktır. Sizi batıracaktır.

 

Bu santralın 1,7 milyar kwh enerji üretemeyeceğini, 1,2 milyar KWh tın üstüne çıkamayacağını daha önce barajlı santrallardan biliyoruz. Bu durumda yukarıdaki koşullarda bu yapının toplam maliyetinin(TM) 498 milyon USD’yi geçmemesi gerekir. Bu rakamın içinde maliyetin her türlüsü halledilmelidir.

 

Peki, bu barajlı santral bize kaça mal olacak? 11 seneden fazladır konuyla uğraşan bir mühendis, onlarca kez baraj maliyetlerine kafa yormuş biri olarak diyeceğim şudur: Sadece parayla ölçülebilen maliyet kalemlerinin 22 milyar USD’nin altına inmeyeceğidir. Şimdi akıl sahibi herkese soruyorum: 500-706 milyon doları geçmemesi gereken bir yatırım 22 milyar USD ye mal oluyorsa bu yapıyı yapanlara ne denir? Bu barajlı santralın ülkemin sırtına bindirdiği yük senede en az 2 milyar USD’dir. Ülkemizin her sene artan borçlarının aktörlerinden biri de bu barajlı santraldır.

 

Değerli paydaşlarım, Deriner bu santraldan azıcık fazla elektrik üretecek, onun maliyetinin de 950 milyon USD’yi geçmemesi gerekirdi. Ama onunda bu topluma maliyeti sadece parayla ölçülebilen kalemlerin toplamı olarak maalesef 11 milyar USD den aşağı olmayacaktır. Bu barajlı santralda ülkemize kurulan büyük tuzağın bir parçasıdır. Bütün büyük barajların durumu az veya çok Yusufeli Barajlı Santralı gibidir. Sadece rakamlar değişir; denklem değişmez.

 

Çoruh Enerji Planının toplam maliyeti, üreteceğini hayal ettiğimiz elektriğin değerine göre, 3,5-4 milyar USD’nin altında olması gerekirdi. Bu gidişle maliyeti 60 milyar USD’yi geçecektir. Sonucu sonraki yazılarda göreceksiniz.

 

Neden kalkınamadığımızı, borçlarımızın neden devamlı arttığını dilerim anlatabildim.

 

Eleştirileriniz, sorularınız başım gözüm üstünedir.

 

(Paylaşınız, paylaşınız ki bu tesisleri yapanların bu ülkeye ne yaptıklarını öğrenelim. Devam edecek)

 

Yurttaş Mazlum Çoruh-İnş. Müh. Naci Özen 

mazlumcoruh@gmail.com


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Dolar / TL kuru 11 ayın zirvesini gördü. Esasen düz mantıkla baktığınızda dolardaki yükseliş eğiliminde şaşıracak bir şey yok. Fakat ısrarlı çıkış, herkesin yüreğini ağzına getiriyor.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay