22.02.2018,02:11
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Kayıp ile kaçak
04052015-unnamed-142917.jpg
JALE YANILMAZ
Bir sivilce bile olgunlaşmadan patlamıyor… Epeyi vakittir, elektrik faturalarına önce örtük, sonra aleni, sonra yine örtük yansıtılan kayıp kaçak bedeli üzerine yazıldı, çizildi, konuşuldu, kampanyalar açıldı vs.

Konu henüz ham, fayda etmedi zannediyorduk ki: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun “Bu bedel tüketicilerden alınamaz” kararını patlatmasının akabinde, kapalı kapılar ardında aslında çoktan kaynatılıp pişirildiğini öğrendik elhamdülillah. Şimdi sofralarımıza servis edilmesini bekliyoruz inşallah. Ne de olsa kamu(!) yararı söz konusu maşallah.

 

Her ne kadar sadece elektriğin hırsızlanması sonucu oluşan bir açık olarak fikse olsa da algılarımızda, iki ayağı var kayıp kaçağın. Biri, sadece ülkemiz değil tüm dünya ülkeleri için söz konusu olan teknik kayıp (kayıp) ayağı. Enerji uzmanı dostlarımdan öğrendiğim, dilim döndüğünce anlatabildiğim kadarı ile: Üretilen elektrik enerjisinin, dağıtım sürecinde hat, trafo ve sayaç içerisindeki ilerleyişleri esnasında, oluşan dirence karşı koyarken sarf ettiği, tükettiği, dolayısı ile kaybolan, yok olan enerji miktarı. En azından bugünkü koşullarda önüne geçilemeyen, mücbir diyebileceğimiz, irade dışı, katlanılması zorunlu bir bedel.

 

Daha iyi anlaşılsın diye örneklemek gerekirse: Tıpkı, Gayri Safi Milli Hasıla’nın topluma dağıtım süreci esnasında, siyasi hatlar, bankacı trafolar ve işadamı sayaçlarından geçerken, oluşan kuvvetli direnç karşısında kaybolan, yok olan, hoop buhar olan Kişi Başı Milli Gelir miktarı gibi. Kapitalist sistem icabı en azından bugünkü koşullarda önüne geçemediğimiz, irade dışı, katlandığımız bir nevi mücbir bedel.

 

Diğeri ise, ki asıl öfkeli mağduriyeti oluşturuyor, fatura ödememek için elektriği hırsızlayarak kullanan vatandaşların(!) yarattığı ve yükü, fatura ödeme sorumluluğunu yerine getirenlere yüklenen asalak kayıp (kaçak) ayağı.

 

Yine örneklersek: Tıpkı, bedelini ödemek istemeyenlerin bipbip suretiyle, saraylara- villalara, gemilere- uçaklara, köprülere- gökdelenlere, kentsel söğüşlere- rantsal dönüşlere ve daha nice ihaleli dövüşlere, havaleli gülüşlere, kutu kutu göz süzüşlere kullanarak yarattığı ve yükünün fatura ödemeye ehlileştirilmişlere yüklendiği bedel gibi.

 

Seve seve cepten çıkma özelliği dışında ortak yanı olmayan bu iki kalem şahsiyetin, faturaların içinde neden el ele dolaştıklarını, neden bir TRT payı özgüveninde, tek başlarına mağrur olmadıklarını düşünüp duruyordum hep. Birden hatırladım, TRT payının kapı gibi resmi nikâhı var. Yasal…

 

Bunca zaman, sistem gereği meşrulaşan, katlanılması zorunlu olan “kayıp”ın hamiliğinde, kart sahibinin yakini olması sıfatıyla asalakça meşrulaşma gayretinde olan “kaçak”, ne yazık ki çarşaf çarşaf afişe oldu. Rezil oldu, rüsva oldu.

 

“Ne yapılır, ne edilir, yok mu bir çare, bir misal. Rüya gibi bir masal, nasıl olur ki yasal”diye dövülürken dizler, aracılara gün doğdu, konuya hemen el koydu. TRT payı ile yan mahalledeki kredi kartı aidatı misal oldu, e tabi resmi nikah şart oldu.

 

Vatandaş, elli, yüz, üç yüz, beş yüz geri alabilmek için elektrik şirketlerinin kapılarına koşturup yığıladursun, büyükler kendi aralarında görüştüler- öpüştüler, konuştular- soruştular. Zaten kalben dünürdüler, nihayet başlıkta da anlaştılar. Adımıza mesut el sıkıştılar.

 

Masrafını karşıladığımız ama davetlisi olmadığımız bu nikah yakın… Ya nikâhı basıp “Bu nikâh kıyılamaz” diyeceğiz… Ya da “Nikâhta keramet var” sanıp sonsuza dek susacağız, her yıl bir çeyrek altını da paşa paşa takacağız.

 

jalyan70@yahoo.com.tr

 

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Türkiye reel sektör bazında konsantrasyonunu ihracata bağlamış durumda. Elbette bunun önemini yok sayacak değilim.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’ndeki siyasetçiler başta olmak üzere Türk karşıtı olarak yorumlanabilecek söylem yükselişe geçti.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?