24.11.2017,21:53
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Kim bulursa söylesin
04052015-unnamed-142917.jpg
JALE YANILMAZ
Günlerdir, yeni yılı umutla karşılayan, tüm olumsuzluklardan arınmış, mutluluk fısıldayan sözler yazabilmek için alıyorum kâğıdı kalemi elime…

Bir ihanet kılıcıymış gibi kayıveriyor kalemim, belleğimin, neredeyse katatonik karşı koyuşuyla kımıldamaz kıldığı parmaklarımdan. İnatla gözlemledim yine de gezdiğim, dolaştığım yerleri, güzelliklere takılsın düşsün diye gözlerim. İstisnasız herkese mutluluk veren, bir diğerine acı değmeyen bir şey mutlaka vardır dedi yüreğim. Görmesini bileyim yeter ki.

 

Dünyanın en güzel melodisi geldi kulağıma dün mesela, sitenin girişine bitişik çocuk parkından. Kumral buklelerini savura savura, dört tekerlekli bisikletini çılgınca sürerken keyfinden kahkahalar atan, cıvıldayan üç dört yaşlarındaki öpülesi çocuktan geliyordu o eşsiz müzik. Düşmesin, bir yeri acımasın diye peşi sıra koşturan annesinin kendisini koruyacağından emin, öyle mutlu ki, daha da çılgın sürüyor bisikleti muzur bakışlarıyla. Keyiflendim, işte bu olmalı dedim mutluluk. Ki…

 

Birkaç zaman önce klinik hocamın anlattığı vak’a çıkageldi aklıma: Dört buçuk yaşındaydı. İç organları parçalanmıştı. Doktorların telaşı, hastaneye doluşan anne, baba ve diğer birkaç aile üyesinden daha çoktu. Aile biraz çekingen ve korkulu olsa da, teşhisi doktorlardan önce koymuş olmanın rahatlığı içindeydi. İnanmadı doktorlar ya, bundan öncekilere inanmadıkları, bundan sonrakilere de inanmayacakları gibi, yine de kayıtlara şöyle geçtiler beyanı: Bisikletten düşmüş, bisikletin selesi…

 

Keyfim kaçtı. Keyifli cıvıldamalar acı dolu çığlıklara, dört tekerlekli bisiklet babanın iç organları parçalayan penisine dönüştü beynimde. Dimağım yandı.

 

Vapurdayım. Karşımdaki koltukta genç kızlığa henüz adım atmış, bir an önce yetişkin olmanın sabırsızlığı içinde ( o yaşlarda benim de olduğum gibi ) üç kız öğrenci heyecanlı ve neşeli konuşuyorlar. Biri, okulda hoşlandığı ve yeni yeni flört etmeye başladığı, diğer ikisi de flört etmek için çareler aradıkları genç delikanlılardan bahsediyorlar. Pek keyifli bu sohbete istemli kulak kabarttım. İlk aşkın tarifsiz mutluluğunu paylaşmamak mümkün olmadı.

 

Ta ki, on iki yaşında, çoğu mevkili makamlarda görevli onlarca yetişkin erkeğin (!) tecavüzü sonrası, sadece oturabilmesi için birden fazla kere ameliyat edilen kız çocuğu aklıma düşene kadar. Canım acıdı, oturamadım daha fazla.

 

Genelde vakıf evlerinin olduğu, fakirlik sınırında yaşayan ailelerin oturduğu bir mahalleye düştü yolum. Tatlı bir telaş vardı mahallede. Kaymakamlığın kış için dağıttığı çuval çuval kömürlerle doluydu evlerin kapıları. Sevinçle avlularına taşıyorlardı ev sakinleri çuvalları, kışın ısınabilecekleri için mutluydular. Beyaz kömür çuvalları madenlerden çıkartılan cansız canlara, üzerlerindeki kömür lekeleri çıkmaz kanlara dönüşünceye kadar gözlerimde, ben de…

 

Soğuktu hava geçenlerde, çok soğuk. Kalın kazak ve hırka giyinmeme rağmen beni asıl sıcak tutan bir paltom vardı üzerimde. Polar eldivenlerim ve atkım ile sımsıcaktı ellerim, boynum. O keskin soğuğa rağmen sıcağın güven veren hissiyle mutlu mutlu akıyordu kanım bedenimde. Huzurlu bir yürüyüşteydim lakin, ruhumu bekleyen ayaz az öteydi belleğimde.

Geçtiğimiz kış mevsimiydi kardeşimin Üsküdar’da, üzerinde ince bir ceketle titreyen, soğuğun verdiği acıyla ağlayan delikanlıya rastlayışı. Hiç görmediğim ama resmini aklımdan hiç silemediğim o delikanlı geldi işte aklıma, soğuk vurdu sanki bir an. Ben sarıldıkça paltoya sımsıkı, ruhum ayazda kaldı, viran.

 

2015’e günler kala, yeni yılı umutla karşılayan, tüm olumsuzluklardan arınmış, mutluluk fısıldayan sözler yazabilmek için aldım kâğıdı kalemi elime… Yazamadım. Birini mutlu ederken diğerine acı olarak değmeyecek bir şey aradım çaresizce… Bulamadım.

Kim bulursa söylesin, ihtiyacımız var.

 

jalyan70@yahoo.com.tr

 

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Türkiye’nin ne cari açık sorunu var; ne de mali ve özel kesimin yüksek borcu… İhracat da canlanıyor, faizle enflasyon da önümüzdeki ay düşmeye başlayacak. Aylardır aynı şeyi dinliyoruz.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay