24.11.2017,21:54
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Masum değiliz artık hiçbirimiz
04052015-unnamed-142917.jpg
JALE YANILMAZ
“Kalabalıkları, hurafelerden daha iyi hiçbir şey yönetemez. Hele ki onlar, haddini bilme ve dönek din çılgınlığı tarafından ele geçirilmişlerse.

Onlar bir sürünün çobanına yaptığı gibi papazlarına saygıda kusur etmezler” QuintusCurtiusRufus

 

Romalı tarihçi Rufus’un birinci yüzyılda bu sözleri söylemesinin üzerinden iki bin yıl geçti. Nice topluluklar, nice devletler kuruldu, yıkıldı, yeniden kuruldu. O zamanlar hayal dahi edilemeyecek medeniyetlere, bilimsel gerçeklere, teknolojik icatlara kavuştu insanoğlu.

 

Bugün, güvenlikli sitelerde, korumalı villalarda, akıllı rezidanslarda yaşayıp, dünyayı avuç içlerindeki elektronik cihazlara, yerkürenin bir ucundan diğer ucuna olan mesafeleri saatlere; günler, haftalar süren yazışmaları saniyelere sığdırdı.

 

Dünya değişti, yaşam değişti, tabiat değişti, hayvanlar değişti ama sorgulama cesaretinden yoksun, sorumsuzluğun ve cehaletin kibriyle şişmiş, ziyan olmuş benlikler için Rufus’un sözlerindeki gerçeklik asla değişmedi.

 

Bilinmezliklerin bilinirliğine duyulan derin korku ile en kolay düşülen, en derin, en karanlık boşluklar oldu inanç boşlukları. İnkârın ve inançsızlığın azmettiricisi zannıyla, vebalı bir hayvandan tiksintiyle kaçılırcasına uzak durulan sorgulama şuuru ne denli eksikse, inanç boşlukları da o denli çok ve derin oldu.

 

Ama salt bir korkuyla açıklanabilecek kadar bağışlanabilir değildi gerekçe. Kendi mutlak varlığına koşullanan insan, geliştikçe, güçlendikçe merhametinden, merhametin yükümlü kıldığı ahlaktan silkelendi. Kendine bağımlı, nefsine müptela; Schopenhaur’un da söylediği gibi “Neminemjuva, imoomnes, si forte conduit, laede: Kimseye yardım etme ve eğer ki senin yararına olacaksa, önüne gelen herkesi yarala” diye fısıldayan bencilliğe tutkun, iflah olmaz mecnunluğa düştü. Silueti git gide silikleşen Leyla, inancın nihayetini kaybetmiş boşluklarına savruldu durdu.

 

Bugün dünya, acıyla korkutulan ve acı çektirilen insanların oyun alanına; kendi varlığını korumak adına vahşileşen insanların, yaşayan diğer binlerce canlıyı diri diri gömdüğü mezarlara dönüştü.

 

İyilik mi?

 

Öfkelenmeyi beceremedi…

 

Öfkelenmeyi becerecek kadar adil olmadı…

 

Adil olacak kadar masum olmadı…

 

Ve masum olacak kadar inanmadı…

 

Örselenmişliğine, itelenmişliğine teselli arayan narsizmi, kötülüğü bağışlayarak iyileştirebilmeninerdemine(!) duyduğu hezeyanlı özlemiyle, masumlar adına sırt çevirdi masumlara .Zıddı ile var olacağını bildi, kötülüğü yok edebilmek uğruna dahi feda olmadıinsanlığa. Öylesine kapıldı varlık sarhoşluğuna. Öylesine düştü bağışlanamaz inanç boşluğuna.

 

Ezeli “kötülük” ile ebedi muhalifi “iyilik” raksede dursun insanlık (!) adına: doyurulmayan istençlerinin açlığı ile acı çeken masumlar, çoktan taktılar menfaat tasmalarını boyunlarına. Elleriyle teslim ettiler masumiyetlerini vahşi efendilerinin varlıklarına.

Masum değiliz artık hiçbirimiz, inkâr etmek boşuna.

 

jalyan70@yahoo.com.tr

 

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Türkiye’nin ne cari açık sorunu var; ne de mali ve özel kesimin yüksek borcu… İhracat da canlanıyor, faizle enflasyon da önümüzdeki ay düşmeye başlayacak. Aylardır aynı şeyi dinliyoruz.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay