23.11.2017,19:24
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Dönüşüm mecbur kılar
892017-f.atlas-173215.jpg
FATİH ATLAS
Hayatta bazı şeyleri değiştirmek istiyorsanız işinizde önemli dönüşümleri yapmanız gerekir. Futbolda da başarı için buna mecbursunuz.

Bazılarının vefasızlık olarak gördüğü şeyleri bazıları da “futbolda duygusallığa yer yoktur” şeklinde tanımlar. Asıl doğru olan ikisinin de birleşimidir. Kulüpte sembol olmuş isimleri bir çırpıda kadro dışı bırakarak ya da göndererek de bunu gerçekleştirebilirsiniz, ya da hepsine plaket verip, tören düzenleyip, jübile yapıp, ya da yedek kalmasını kabullenecek şekilde anlaşıp bunu çözebilirsiniz. Burada yönetim yeteneği devreye girer.

 

Değişimi doğru yapan başarır

Büyük takımlardan örnek verirsek, Yıldırım Demirören başkanlığındaki Beşiktaş, her sene değişim geçirmeye çalıştığı için başarısız oldu. Önce Lucescu’nun yaşlı kadrosunu Del Bosque ile tamamen yıkıp yapmaya çalıştı. Yine Mustafa Denizli’li takımı Schuster ile tamamen değiştirdi ancak hiçbirinde başarılı olamadı. 2012-2013 sezonunda Feda diyerek kurulan doğru kadro (bu yapılanmanın baş mimarı tartışmasız Önder Özen’dir) her yıl üstüne koyarak, Bilic ve Şenol Güneş gibi takıma uygun teknik adamlarla dönüşümü uzun dönemde yaptı ve başarılı oldu.

 

2 sezon önce F.Bahçe bu dönüşümü yaşadı. Emre, Egemen, Bekir, Kuyt, Selçuk Şahin, Webo, Sow, Bruno Alves, Mehmet Topuz gibi çok önemli oyuncuları ile yollarını ayırıp Nani, Volkan Şen, Van Persie, Josef, Kjaer, Şener, Fernandao, Ozan ve Markoviç  gibi o dönemin ünlü futbolcularını getirip takımı başka bir kimliğe bürümüş, yeni bir soluk getirmişti. Bu kadro, Avrupa kupalarında başarılı olmalarına rağmen şampiyon olmalarına yetmedi. Çünkü teknik direktör tercihinde Vitor Pereira gibi savunma futbolunu benimseyen bir hocayı seçtiler. Öyle ki, rekor gol yiyerek, o sezon en kötü dönemini geçiren G.Saray’ı bile biri kupa finali olmak üzere 3 maçta da yenemediler.

 

Ve bu sezonki Galatasaray… Sarı Kırmızılılar böyle bir hamleyi mecbur olarak; 2011 – 2012 sezonu başında yapmış, 6 yabancı, 4 yerli oyuncuyla beraber takımın başına Fatih Terim’i getirmiş ve yeni bir başarı hikayesi yaratmıştı. Bugüne gelindiğinde, kadro bırakın koşmayı, artık yürüyemiyordu bile. Dönüşümün köklü olanı takıma gerekiyordu. Bu da iskeletin değişmesi demekti. Öyle de oldu. Feghouli’nin de takıma katılacağını düşünürsek ilk 11’in 7’si değişti, tabiî ki de takım da dönüştü. Belki sol bek de gelecek. Hatta Muslera haricinde Tolga, Serdar ve Rodrueges bile geçen yıl gelen ama tüm sezon oynamayanlar olarak bu sezona hızlı giren oyuncular. Bunlar da yeni sayılabilir. Yani Galatasaray, daha önce yapması gereken işi bu sezon başında yapıp komple takımı yeniledi. Şu ana kadar Beşiktaş ve Fenerbahçe’den daha iyi olmasının bir sebebi var bu dönüşümde. Çünkü tüm transferleri takımda direkt oynayacak, soru işaretsiz, yaşlı olmayan, büyük yıldız değil ama çok kariyerli adamlarla yaptılar. Biraz önce Fenerbahçe örneğini vermemin sebebi, olayların gidişatının aynı ama teknik adam tercihinin farklı oluşundandır. Tudor’u geçen sezon ortasında almalarının bir nedeni de bu sezonki yenilenmeyi daha sancısız atlatmaktı. Tudor’un Pereira’dan farkı ise dünyaca ünlü bir stoper olmasına rağmen önce golü düşünmesidir.

Sonuç olarak; takım artık zevk vermiyorsa ve taraftarla bağı kopmuşsa, dönüşüm şarttır. Doğru yaparsanız şampiyonluk gelir, yapamazsanız elinizde mali bir külfet ve enkazı kalır. O yüzden amaç başarıysa, dönüşüm mecbur kılar…

 

İlk 3 haftanın bize anlattıkları

Galatasaray son 17 sezonun en iyi 3. hafta başlangıcını yaptı. En son 2000-2001sezonunda Lucescu’nun ilk yılında ilk 3 haftayı yine 10 gol atarak ve gol yemeyerek lider geçmişti. Takım ritmini bulmuşken verilen ara iyi olmayacak. Takım şu an iyi gözükse de en zayıf halka Belhanda olarak göze çarpıyor. Sneijder, etrafındaki bu oyuncularla bence şov yapardı. Antalya deplasmanı Tudor’un son zor sınavı olacak.

 

Herkesin “ligi en erken açan takım erken formdan düşer” teorisi doğru ama bir örnekle bunun G.Saray’ın başına gelmeyeceğini düşündüğümü anlatayım. 2009’da Rijekaard’lı GS, 2010’da Schuster’li BJK, 2013’te Reşit Akçay’lı Trabzon, 2016’da yine Reşit Akçay’lı Osmanlı Haziran ortasında ligi açıp iyi başlayıp hızlı götürmüş, ama Şubat’tan sonra havlu atmışlardı. Fakat 2014’te Şenol Güneş’li Bursa daha ilk turda Östersunds gibi çok zayıf bir Gürcü takımına elenip hayal kırıklığı ile lige başladı. Sonrasında şampiyonun G.Saray olduğu sezonda herkesin hatırlayacağı gibi sezonun en iyi futbolunu oynayan takım Bursa’ydı.

 

Nedeni ise ligi erken açıp, elendiği için ekstra maçlarla yorulmayıp en çok antrenmanı onların yapıp oyuncuların birbirlerini diğer takımlara nazaran daha fazla tanıma fırsatı bulmalarıydı. G.Saray’ın da başına gelen bu sezon öyle bir hikaye işte. Sonucunu göreceğiz.

Fenerbahçe ise geçen sezona benzer şekilde lige kötü giriş yaptı. 1 puanla kabus gibi geçen 3 haftadan sonra F.Bahçe toparlanmıştı. Bu sezona da henüz kaybetmese bile kendinden beklenmedik bir şekilde hayal kırıklığı ile sezona başladı. Aykut Kocaman’a en çok şaşırdığım konu ise, önünde G.Saray’ın elenme örneği varken Vardar’ı küçümsemesi oldu. Çok net söylüyorum, Fenerbahçe 3 tane evet 3 tane çok iyi, direkt oynayacak transfer yapmazsa zirveye oynayamaz. Bu futbola 3 maçtaki 5 puan bile çok. Ben Aykut Kocaman tercihine şaşırmadım ama F.Bahçe’liler kötü futbola şaşırıyor. Niye şaşırıyorsunuz? Kocaman yönetiminde hangi maçta F.Bahçe bir rakibini sürklase etti? Sakın bana kimse 2013’teki UEFA Yarı Finalini söylemesin. Birazdan da söyleyeceğim gibi müthiş bir kura şansı Aykut Kocaman’a öyle bir title sundu. Rakipleri bir düşünün derim. (V.Plzen, BATE, bitmiş Lazio)

Beşiktaş bildiğiniz gibi kazanma alışkanlığı ile devam ediyor. Siyah Beyazlıları bu sezon en çok zorlayacak şey ise oynayanlar değil, oynamayanlar olacak. Kadro mühendisliği dediğim nokta burada ortaya çıkıyor. Siz aynı mevkiye birkaç tane yıldız niteliğinde ilk 11 oyuncu alırsanız burada hem tercih yanlışına düşme şansınız artar, hem de küskünlük başlar. Bu da futbol dışı etkenlerin takımı ele almasına yol açar. Takım olunmaz, bireysel katkılar da boşa gider. Sonuçta bir bakmışsınız, Talisca’nın uzaktan şutuna ya da frikik golüne kalmışsınız. Medel, Lens ve Negredo yedek beklemeyi asla kabullenmeyecekleri gibi bu durum form düşüklüğü yaşamalarına sebep olacak. Quaresma’yı zaten oyundan zor alırken kimi çıkaracaksınız? İlerleyen haftalarda bu handikapı göreceksiniz. Şenol Güneş’i bekleyen en büyük zorluk bu olduğu gibi bu sezonun en büyük şansı da geçen yıldan daha şahane bir kura çekmesi oldu. Bitmiş bir Porto, güç kaybı yaşayan Monaco’yu Beşiktaş İstanbul’da rahat yenmeli. 4.torbadan gelen Leipzig ise o kadar kolay lokma olmasa da Alman takımı olduğu için tercih edilebilirdi. Sonuç olarak geçen yıl başarısızlık olarak nitelendirdiğim kolay gruptan çıkamamasını bu sezon başaracağını düşünüyorum. Şenol Güneş bunu çok iyi değerlendirmeli. Buradan da çıkamazsa bu net bir başarısızlık olur. Bu sefer taraftarı UEFA da kesmez. Ş.Güneş, aynı şanslı kurayı 2011’de bitik İnter, Lille ve CSKA maçlarıyla da yaşamış ancak o kolay gruptan bile deplasmanda İnter’i yenmesine rağmen çıkamamıştı. 

 

Gözümdeki teknik adamlar

Oldum olası iddiasız teknik adamlardan nefret etmişimdir. Kariyerli diye övdüğümüz Bursa teknik direktörü Le Guen’in Beşiktaş maçı sonrası açıklamasını hayretle dinledim. “Üzülecek bir şey yok. Gücümüz yetmedi, normal” diyor. Yani maça gelirken mağlubiyeti kabullenerek gelmiş. Bu kafadaki antrenörlerin Türk futboluna hiçbir katkısı olmaz. Sen ülkenin 5.şampiyonunu çalıştırıyorsun, bu demecin ne demek oluyor? Sen böyle dersen, yarın TT Arena’ya ya da Kadıköy’e gidecek Bursa futbolcusu da yenilsek de sorun değil deyip ona göre oynar. Böyle diye diye geçen sezonun sonunda bulurlar kendilerini.

 

Alanya deplasmanındaki iyi futbol ve son saniyede kaçan 3 puan için Erkan Sözeri’yi ve 10 kişiyle de maç kazanmayı başaran Okan Buruk’u tebrik ediyorum.

 

Son olarak, yazının başında da yazdığım gibi, ligte galiba teknik anlamda ilk dönüşüm Başkent ekibinde olacak. Ümit Özat, kendisi için çanların tıngırdamaya başladığı ciddi bir aday konumuna geldi.

 

fatih@enigma-pr.com

 

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, ekonomi zirvesinde öyle bir tablo ortaya koydu ki inanılmaz. Hatta bir ara içimden ‘Beni Şimşek’in ülkesine götürün’ demek geldi.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay