22.02.2018,17:27
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
İşletme kurmanın bilinci - 4
11122017-cengiz3-165615.jpg
CENGİZ HERGÜNLÜ
Bazı arkadaşlar; siyasi gündemin bu kadar yoğun ve karışık olduğu bu dönem de neden ‘işletme kurmanın bilinci’’ gibi bir yazı yazmanın gerekliliğini merak edebilirler.

Terör gibi vahşi bir gündemde böyle yazılar yazmanın ne anlamı var diye düşünülebilirler.

 

Ama bize göre ülke de bütün yaşanan bu kaotik olayların nedeni ekonomiktir. Ülkemizde bilinen ama açığa çıkartılmayan önemli miktarlar da doğal kaynaklarımız vardır. Bunun en bilineni ise ‘’boraks’’ madenidir.

 

Ayrıca ‘’ Karadeniz petrolleri’’ de bilinen bir gerçekliktir.

 

Ülkemizin yaşadığı tüm bu sorunların başında; ülkeninsosyo  kültürel ekonomik altyapısını oturtamamış olmasının neden ve nedenleri vardır. Ekonomik hak talep eden bilinçli bir toplum haline getirilmedik.

 

Eğer Ülkemizde doğu ile batının gelişmişlik düzeylerini aynı seviyeye yani ülkenin batısıyla eşit seviyeye getirebilseydik, batı ne bu kadar göç alır, aralarında ekonomik, kültürel ve eğitim farklarının oluştuğu toplumların da karşı karşıya gelmesini önlemiş olurduk.

 

Ülkede oluşan kaos ortamının başlangıcı, bu farklılıkların oluşturduğu aslında temeli ekonomik olan göç dalgasıyla başlamıştır.

 

Önce halkın temel insani ihtiyaçlarını gidermeden yani kazanç kapısı oluşturmadan gelişemezsiniz.

 

Bu anlamda baktığımız da ekonominin istenen seviyeye getirilebilmesi için öncelikle mikro işletme tabanını, en basit anlamıyla kazanç elde etmeye yarayacak kobi niteliğinde ki işletmeleri, ülkenin her yönüne eşit seviye de yayabilmemiz gerekir, böyle bir oluşum sonucunda, toplumun yine her bölümünü ileri de makro anlamda, ekonomi talep eden bir döngü içine sokabiliriz.

 

Açıklamaya çalıştığımız mikro anlamda da olsa, hukuksal niteliklere uygun, denetimli bir ekonomik altyapı oluşturulamadığı için üretken olamayan, hayali yatırımlar ve ihracatlar yapan türedi zenginler ortaya çıkmaya başlamıştır.

 

Ekonomik yozlaşma buradan daha da ilerlemeye devam etmiştir.

 

Bilgi ve bilim; toplum nezdinde değerini yitirmiş, yükseköğrenim kurumların da verilmeye çalışılan bilimsel eğitimler ise okulların dışına çıkamamış, bilgi ve bilim toplumu haline gelinememiştir.

 

Tüm bu olumsuzluklara rağmen hala, küçük kaynaklarıyla yatırım yapmaktan çekinmeyen,

cesur, saygıyı hak eden kobi girişimcilerimiz vardır.

 

Eğer böyle girişimcilerimize sahip çıkarsak, bilinçli ve dürüst bir şekilde faaliyet göstermelerinin kapısını açarsak, (daha önceki üç yazımız da bunlara değinmeye çalıştık) toplumun ekonomik gelişmesine de katkıda bulunmuş oluruz.

 

Bu türdeki cesur kobi girişimcilerimizin yatırımları, bilgi ve bilimsel verilerle desteklendiği zaman da, hem ekonomimize sahip çıkar ayrıca bilinçli bir toplum haline gelmemize destek olur.

 

Temeli ekonomik olan ve emperyalizmin çıkarlarına da uygunluğu artık gözden kaçmayan güzel ülkemizde ki kaotik olayların önüne,yine ekonomik gücümüzle geçmeye başlayabiliriz.

 

chergunlu@hergunlu.com


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Türkiye reel sektör bazında konsantrasyonunu ihracata bağlamış durumda. Elbette bunun önemini yok sayacak değilim.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’ndeki siyasetçiler başta olmak üzere Türk karşıtı olarak yorumlanabilecek söylem yükselişe geçti.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?