22.02.2018,17:30
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
İşletme kurmanın bilinci - 2
11122017-cengiz3-165615.jpg
CENGİZ HERGÜNLÜ
Küçük ve Orta Boy İşletmeler'de kalite...

Önceki yazımızda, KOBİ’ler de sermaye yetersizliklerinin yanı sıra, plansızlık ve programsızlık da devreye girdiği zaman önlenemeyen olumsuz sonuçların doğabileceğini ve buna bağlı olarak ilk yılların işletme açısından kayıp yıllar olarak değerlendirilebileceğinin altını çizmiştik.

 

Peki, KOBİ kuruluşlarında nelere dikkat edilmeli; işe nereden başlanmalı?

 

Öncelikle “Neden işletme kurmak isteriz?” sorusunun cevabını arayalım.

 

İnsanlar, başkalarının yanında çalışırken edindikleri mesleki tecrübeleri değerlendirmek ve bu yönde başarı kazanmak için işletme kurmak isterler. Çalışma deneyimlerini kendi işletmelerinde menfaate çevirmek ve daha çok kazanmak hedefindedirler. Başarı arzusu işletme kurmak istemenin olmazsa olmaz şartıdır.

 

Kendi işini kurmak isteyen pek çok girişimci, sektörü, piyasayı, az da olsa ürün yelpazesini bilmesine rağmen, piyasanın genel durumuna çok da hâkim değillerdir. Olayları görmek istedikleri şekilde algılayarak, ciddi yanılgılara düşerler.  

 

Başlangıçta girişimci, bir işletme sahibi olacağı için heveslidir. “Günde şu kadar üretsek, şu kadar satsak ya da şu kadara alırsak şu kadara satarız; hammaddeye, kiraya, işçi ücretlerine de şu kadar ödersek, bize de şu kadar kazanç kalır” şeklinde kabaca hesaplamalarla durumu ayarlamaya çalışır.

“Eş, dost, arkadaş ya da akrabalardan biraz fikir, biraz parasal destek ve ucuza çalışacak bir kaç personel ile birkaç sipariş de aldık mı; tamamdır”  diye düşünür.

 

Ancak ne yazık ki tamam değildir!

 

Yeterli fizibilite çalışması yapılmamıştır.

 

Profesyonel destek alınmamıştır.

 

En önemlisi de kalite ihmal edilmiştir. Kalite’sizliğin, sonraları büyük bir sorun olarak karşısına çıkacağı hesaplamamıştır.

 

Kaliteyi dikkate aldığını varsayalım, verimliliğin titiz ve dikkatli bir hesaplaması da yapılmamıştır.  

Unutulmamalıdır ki kalite önemli oranda ek maliyet demektir.

 

Piyasalar kaliteyi ne olursa olsun talep edeceklerdir. Zira kalite kontrol, kalite yönetimi, istatistiksel süreç kontrolü, kalite standartları gibi kavramlar en başta dikkate alınmak zorundadır. Kalitesizlik iş ahlâkı sorgulamasını işletmeler açısından beraberinde getirecektir. İşte bu nedenle KOBİ girişimcileri, kendilerine daha işin başında şu soruları sormak zorundadırlar:

 

“Tüm işletmeyi yönetebilecek deneyime sahip miyim?” 

 

“Profesyonel destek almadan işletmenin yönetimini planlayabilecek miyim?

 

“Önceki işletmelerde edindiğim deneyimler, sektörün tamamını kapsayacak yeterlilikte midir?

 

“ Kurmayı düşündüğüm işletmeyi, minimum maliyetle maksimum verimi elde edecek duruma getirebilecek miyim?”

 

“Küçük çapta da olsa ürün kalitesini yakalayabilecek bir Araştırma ve Geliştirme (AR-GE) çalışması yapmam gerekir mi?”

 

Bu sorular çoğaltılabilir. Ancak profesyonel danışmanlar ilgili soruları en basit şekliyle cevaplandırıp, KOBİ girişimcilerine bazı tavsiyelerde bulunabilirler. Şöyle ki;

Ürün ve stok planlaması yapılmalıdır.

 

Kaliteyi yakalamak için basit ve kolay anlamda da olsa iyi bir örgütlenme yapısına ihtiyaç olduğu idrak edilmelidir. Başlangıçta ihtiyaç duyulmayan Satın Alma, İdari İşler, Mali İşler, İnsan Kaynakları, Üretim-Planlama ve benzeri bölümleri, çalışan kalitesi de göz önünde bulundurularak, kâğıt üzerinde de olsa planlamak gerekmektedir. İlerleyen zamanlarda işletmenin kurumsallaşması ve istikrarlı bir şekilde büyüyebilmesi için söz konusu bölümlere ve bu bölümleri yönetecek profesyonel iş gücüne ihtiyaç duyulacağı kaçınılmaz bir gerçek olarak işletmenin karşısına çıkacaktır.

Profesyonel destek alınmalıdır. Buna bağlı olarak; planlama ve programlama yapılıp, hedeflerin raporlara dökülmesi sağlanmalıdır. Bu anlamda işletmeler müşavirlik firmalarından sadece vergi boyutuna yönelik değil, işletmelerinin devamlılığının sürdürülmesine yönelik raporlama hizmetlerini de talep etmelidir. Piyasada uygun fiyata raporlama ve bütçe hazırlayabilecek meslek mensupları bulunmaktadır.

 

Böyle bir örgütlenme yaklaşımı ile girişimciliğin, yönetimin ve sahipliğin tek kişi de toplanmasının da önüne geçilmiş olacaktır. Hal böyle olunca da karar alma ve uygulama aşamasında paylaşımcılığın işletilmesi, genel anlamda ise işletme politikalarının ortak kararlarla oluşmasının alt yapısı da hazırlanmış olacaktır.

 

Sermayeniz ne kadar küçük olursa olsun tüm bu işlemlerin çalışmasını yapabilir, danışabilir, yaptırabilirsiniz. Yeter ki bu bilinçle işletmenizi kurma isteğine sahip olun.

 

Böyle yaklaşımlarla istikrarlı ve bilinçli büyümenin önünün açılmasına zemin hazırlanmış olacaktır.

 

Sonraki yazımız da ideal KOBİ şirket türü ile maliyet ve verimlilik döngüsünün en doğru şekilde nasıl oluşturulacağını anlatmaya çalışacağız.

 

chergunlu@hergunlu.com


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Türkiye reel sektör bazında konsantrasyonunu ihracata bağlamış durumda. Elbette bunun önemini yok sayacak değilim.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’ndeki siyasetçiler başta olmak üzere Türk karşıtı olarak yorumlanabilecek söylem yükselişe geçti.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?