17.12.2017,07:21
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
'Birçok kişinin bir organa ihtiyaç duyma olasılığı,organ bağışlama oranından daha yüksek'
Moda ve Hazır Giyim Federasyonu’nun (MHGF) sosyal sorumluluk projesi 'Candostu Organ Bağışına Evet Platformu', Vergi Denetim Kurulu A Grup Başkanlığı’nda bir bilgilendirme toplantısı yaptı.
Vergi müfettişlerine organ bağışı ve naklinin anlatıldığı toplantıya iç organlarının bir çoğu değişen bir hasta da katılarak duygularını paylaştı.
 
Türkiye’de hayatlarını sürdürmek için organ bekleyen 22 binin üzerinde insan var.
 
60 binden fazla böbrek hastası diyaliz makinesinden bir gün kurtulmayı bekliyor.
 
Ancak Türkiye, kadavradan organ bağışında dünyada son sıralarda yer alıyor.
 
Bu konuda toplumu bilinçlendirmek ve organ bekleyen hastalara umut olmak için önemli sosyal sorumluluk hareketi başlatan MHGF, Türkiye Organ Nakli Kuruluşları Koordinasyon Derneği (TONKKD) ve T.C. Sağlık Bakanlığı iş birliğiyle Candostu Organ Bağışına Evet Platformu’nu kurdu.
 
Platform, yurt genelinde fabrikalardan, okul, üniversite ve kamu kurumlarına kadar bir çok farklı gruba alanında uzman doktorları ve öğretim görevlilerini götürerek organ bağışı bilincini artırmak için toplantılar düzenliyor.
Bu toplantılardan biri İstanbul Beylikdüzü’nde Vergi Denetim Kurulu A Grup Başkanlığı’nda gerçekleştirildi. 
 
Vergi müfettişlerinin yanı sıra ilçe protokolü ve sivil toplum örgütü yöneticilerinin de katıldığı toplantıda organ bağışı ve nakli konusunda ön yargılar giderilmeye, yanlış bilgiler düzeltilmeye çalışıldı.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Vergi Denetim Kurulu A Grup Başkanı Mücahit Şirin, kurum olarak bir çok sosyal sorumluluk projesine destek verdiklerini belirterek, organ bağışı konusunun çok önemli olduğunu ve bu nedenle böylesine yararlı bir toplantıya ev sahipliği yapmaktan onur duyduklarını kaydetti. 
MHGF Başkanı Öztürk: “Amaç bilgi kirliliğinin önüne geçmek”
 
MHGF Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Öztürk ise; organ bağışı konusunda bugüne kadar Türkiye’de bakanlık dahil birçok kurum ve kuruluşun çeşitli çalışmalar yaptığını söyleyerek “Maalesef bu bilgi hep yukarıda kaldı tabana inmedi. Bu alanda organ bağışının günah olduğundan, organ mafyasına kadar ciddi bir bilgi kirliliği var. Biz, yaptığımız bu toplantılarda ön yargıları ve yanlış bilgileri düzeltmeye çalışıyoruz” diye konuştu.
 
Birçok kişinin bir organa ihtiyaç duyma olasılığının, organ bağışlama oranından daha yüksek olduğuna dikkat çeken Öztürk, bu anlayışla herkesin duyarlı olması gerektiğini vurguladı.
 
Prof. Dr. Eldegez: “Birliktelikle Organ bağışına ‘Evet’ fikrini yayabiliriz”  
 
TONKKD Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Uluğ Eldegez ise; “Organ bağışı, burada olduğu gibi kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum örgütleri, sağlık sektörü ve medya hepsi biraraya geldiği ve geniş bir bilgi çerçevesinde bir değerlendirme yapıldığı taktirde başarılı bir şekilde yürüyebilir. Beraberce organ bağışına ‘Evet’ demenin fikrini her tarafa aydınlatmak amacıyla yayabiliriz” dedi.
 
Doç. Dr. Sağıroğlu: “Kadavradan canlıya organ nakli çok düşük”
 
TONKKD Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Tamer Sağıroğlu yaptığı sunumda; organ bağışı konusunda en çok sorulan soruları, yanlış bilinenleri gündeme getirerek yanıtlarını verdi.
 
Doç. Dr. Sağıroğlu, Türkiye’nin canlıdan canlıya organ naklinde dünyada ilk sıralarda yer almasına karşın, kadavradan canlıya nakilde Avrupa’da sonuncu olduğuna dikkat çekerek, “Son bir yılda beyin ölümü gerçekleşen 2 bine yakın kişinin, sadece 300’ünün organları bağışlandı. Tamamı bağışlansaydı belki organ nakli bekleyen hasta olmayacaktı.” diye kaydetti.
 
Prof. Dr. Taşçı “Bir ‘Hayır’ cevabıyla, birkaç hasta ölüyor”
 
Daha sonra kürsüye gelen TONKKD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Hasan Taşçı ise; organ nakli ameliyatları hakkında bilgi verdi.
 
Prof. Dr. Taşçı, “Beyin ölümü olmuş, ölmüş beden yoğun bakımda dururken, koordinatör arkadaşlarımız hastanın yakınlarına ‘Başınız sağolsun, organlarını bağışlar mısınız?’ diye sorduğunda yanıt ‘Hayır’ ise; o sırada organ bekleyen birkaç hasta ölmektedir” diye konuştu.
Çoklu organ nakli yapılan Refiye Yılmaz: “Bir organ, bir hayat demektir”
 
Toplantının bir diğer önemli konuğu Gardner Sendromu sonucu ABD’de çoklu organ nakli yapılan, karaciğeri hariç birçok organı değişen Refiye Yılmaz idi.
 
Yılmaz bu zorlu süreçte yaşadıklarını ve duygularını konuklarla paylaştı.
 
Yılmaz, “Şu anda sağlıklıyız ancak bu toplantıdan sonra başımıza neler geleceğini bilemeyiz. Bir organ bir hayat demektir. Her bireyin organlarını bağışlaması gerekiyor” dedi.
 
Konuşmaların ardından soru-cevap bölümüne geçildi.
Vergi Denetim Kurulu A Grup Başkanı Mücahit Şirin’e kurum olarak duyarlılığından dolayı plaket ve Candostu Belgesi’nin de verildiği toplantı sonrası çok sayıda vergi müfettişi organ bağışında bulundu.
 
Moda ve Hazır Giyim Federasyonu (MHGF);
 
Türkiye’nin istihdamında, üretiminde ve ihracatında öncü sektörleri olan tekstil, hazırgiyim, moda, deri, deri konfeksiyon ve ayakkabıda, sektörel ve bölgesel dernekleri temsil eden ve alanında ülkedeki tek üst çatı kuruluşu olan Moda ve Hazır Giyim Federasyonu (MHGF), 2007 yılında 11 derneğin biraraya gelmesiyle kuruldu.
 
Bugün itibariyle Türkiye genelinden 25 sektörel ve bölgesel dernek, 8 binin üzerinde üye firmayı temsil eden MHGF, Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) çatısı altında yer alan en fazla üye derneğe sahip Federasyondur.
 

 


,


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Bu Kategoride Son Eklenen Diğer Haberler
YazıYorum
Herkes istihdam meselesine takılmış durumda. Hatta şu an TOBB üyelerinden artı 2 istihdam istendi.
Diğer Yazarlar
Zenginlerden daha mı çok vergi alınsa?
Tanrı’nın yeryüzünde kendine ayırdığı iki toprak parçasından birisi olan Kudüs hiçbir milletin ya da dinin tek başına malı değildir. Özeldir. Kutsaldır. Ata yadigarıdır. Tüm insanlığın ortak mirasıdır.
Girit Adası’nın hukuki statüsü hakkında tarihçiler tarafından kullanılan iki tez vardır.
Meslekî bıkkınlık ya da günümüzün moda tabiriyle “Tükenmişlik Sendromu” uzun yıllar aynı mesleği yapmak zorunda kalanlarda sıkça görülebilen psikolojik bir rahatsızlıktır.
Süper Lig’te 13. Hafta geride kalırken, oluşan görüntüyü Afrika’nın vahşi topraklarında yaşanan yırtıcı savaşlarına benzetiyorum.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Yüksek enflasyon dönemlerinde işletmeleri bekleyen büyük tehlike...
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?