22.11.2017,05:02
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
5. Uluslararası Boğaziçi Film Festivali; 17 - 26 Kasım
Uluslararası Boğaziçi Sinema Derneği ile İstanbul Medya Akademisi tarafından ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü’nün katkılarıyla düzenlenen Uluslararası Boğaziçi Film Festivali, bu yıl 5. yaşını kutluyor.
 
17-26 Kasım 2017 tarihleri arasında gerçekleşecek festival, Türkiye ve dünya sinemasının en yeni örneklerini İstanbullu sinemaseverlerle buluşturacak.
 
Béla Tarr, Aida Begic, Bobby Roth, Majid Majidi, A.R. Rahman gibi birçok ünlü sinemacıyı İstanbul’da ağırlayacak festivalde, Brezilya’dan Hindistan’a, İran’dan Kırgızistan’a, 39 ülkeden 43 uzun ve 64 kısa metraj olmak üzere toplam 107 film gösterilecek.
5. Uluslararası Boğaziçi Film Festivali, ulusal ve uluslararası yarışması, yerli sinemacılara özel sunduğu Bosphorus Film Lab desteği ve ünlü konuklarıyla Kasım ayının en çok konuşulacak etkinliklerinden biri olacak.
 
5. Uluslararası Boğaziçi Film Festivali’nin bu yılki yeniliklerinden ilki Bosphorus Film Lab olacak
 
Festivalin TRT'nin kurumsal iş ortaklığı ile geçen yıl başlattığı Yapım Destek Platformu, bu yıl Bosphorus Film Lab adını alıyor ve yerli sinemacılara olan desteğini güçlendirerek sürdürüyor. Türkiye sinemasında filmlerin gelişmesine katkı sağlamak, genç yapımcı ve yönetmenlerin yeni filmler üretmesine maddi ve manevi destek oluşturmak ve sinemamızın yurt içinde ve yurt dışında tanıtılması amacıyla yola çıkan Bosphorus Film Lab, uzun metraj kurmaca film projelerinin yapım süreçlerine katkı sunacak.
 
Pitching ve Work in Progress başlıklı iki kategoride seçilecek projelerin ekipleri 19-23 Kasım tarihlerinde dünyaca ünlü film danışmanı Hayet Benkara eşliğinde düzenlenecek atölyelere katılacak ve ortak yapım, pitching ve finansal plan hazırlama konularında projelerini geliştirecekler.
TRT'nin kurumsal iş ortağı olduğu Bosphorus Film Lab’de Pitching kategorisinde yarışan bir proje, TRT Ortak Yapım Ödülü’nü alırken, Work in Progress kategorisinden bir proje de 25.000 TL değerindeki Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülü’nü kazanacak.
Ayrıca iki kategoriden birer projeye de toplam 100.000 TL değerinde Digiflame Post Prodüksiyon Hizmet Ödülü sunulacak.
 
Festivalin açılış filmi, yılın merakla beklenen projelerinden “Suburbicon” olacak
 
“Confessions of a Dangerous Mind” (2002) ile başlayan yönetmenlik kariyerini eleştirmenlerden övgüler alan “Good Night and Good Luck” (2005), “Leatherheads” (2008), “The Ides of March” (2011) ve “The Monuments Men” (2014) gibi filmlerle sürdüren George Clooney’nin yönetmenliğini yaptığı 6. sinema filmi “Suburbicon”, bitmek bilmeyen bir banliyö kabusunu anlatıyor.
 
Ethan Coen ve Joel Coen kardeşlerin senaryosunu yazdığı filmde ise; Matt Damon, Julianne Moore ve Josh Brolin başrolleri paylaşıyor.
1950'li yıllarda geçen neo-noir türündeki filmde, sakin ve sıradan insanların yaşadığı, huzurlu bir banliyö mahallesinde yaşayan Gardner Lodge’un trajik bir olay sonrası mahallenin ihanet, aldatma ve şiddet dolu gizemli bölgelerini keşfe çıkarak kabusun içine dalması anlatılıyor.
Geçtiğimiz ay dünya prömiyerini yaptığı Venedik Film Festivali’nden George Clooney’e Fondazione Mimmo Rotella Ödülü’nü, Julianne Moore’a ise; Franca Sozzani Ödülü’nü getiren film, Coen kardeşler sinemasının etkisini ağırlığınca hissettirdiği, eğlenceli bir kara komedi.
 
Uluslararası Boğaziçi Film Festivali’nin ulusal ve uluslararası yarışması bir kez daha son dönem yerli ve yabancı sinemanın en yetkin filmlerini bir araya getiren seçkisiyle İstanbul’da yarışma heyecanı yaşatacak
 
Başkanlığını usta yönetmen Derviş Zaim’in yapacağı Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması jürisi;
Yazar Ayfer Tunç,
Kurgucu Aylin Zoi Tinel,
Görüntü yönetmeni Feza Çaldıran ve
Oyuncu Yasemin Allen’den oluşuyor.
 
Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda ise;
 
Andaç Haznedaroğlu’nun “Misafir”,
Ayhan Salar ve Erkan Tahhuşoğlu’nun “Eşik”,
Burçak Açık Üzen’in “Beginner”,
Bülent Öztürk’ün “Mavi Sessizlik”,
Fikret Reyhan’ın “Sarı Sıcak”,
Özgür Sevimli’nin “Murtaza”,
Pelin Esmer’in “İşe Yarar Bir Şey” ve
Selman Kılıçaslan’ın “Bütün Saadetler Mümkündür” adlı filmleri 100.000 TL değerindeki En İyi Ulusal Uzun Metraj Film Ödülü için yarışacak.
 
-----
 
Uluslararası Boğaziçi Film Festivali’nin Kısa Kurmaca Film Yarışması Jürisi,
Saraybosna Film Festivali kısa film programcısı Asja Krsmanović,
Yönetmen Gözde Kural ve
Yönetmen, yapımcı ve senarist Hakkı Kurtuluş’tan oluşuyor.
 
Ulusal kısa film yarışmasında ise; kurmaca dalında 10, belgesel dalında ise; 8 film yarışacak.
 
Ulusal Kısa Kurmaca Film Yarışması’nda;
Ahmet Serdar Karaca’nın “Frekans”,
Alkım Özmen’in “Bir İş Görüşmesi Hikayesi”,
Ayris Alptekin’in “Kot Farkı”,
Canbert Yerguz’un “Kamyon”,
Çağhan Özdemir’in “Mutluluk”,
Hasan Ali Kılıçgün’ün “3,5 Lira”,
Derin Biricik’in “Mümkün Hayatların En Güzeli”,
Okan Akgün’ün “Bir Tabut İnsan”,
Onur Yağız’ın “Toprak” ve
Sinan Kesova’nın “Hinterlant” adlı filmleri 10.000 TL değerindeki En İyi Ulusal Kısa Kurmaca Film Ödülü için yarışacak.
 
Uluslararası Boğaziçi Film Festivali’nin Kısa Belgesel Yarışması Jürisi;
Yönetmen ve yapımcı Aysim Türkmen,
Yapımcı ve belgesel yönetmeni Kerime Şenyücel ve
Filistinli sinemacı Mohammed Almughanni’den oluşuyor.
 
Ulusal Kısa Belgesel Yarışması’nda;
 
Abdurrahman Demir’in “Kırmızı”,
Ege Zaimağaoğlu’nun “Gönüllü Yürekler”,
Hasan Ete’nin “Meftun”,
Haydar Demirtaş’ın “Ülkemden Uzakta”,
Mehmet Can Mıcık’ın “Menderes Kıyısında”,
Orhan Dede’nin “Misafir”,
Volkan Budak’ın “Yaban” ve
Yavuz Üçer’in “Hekim” adlı kısa belgeselleri 10.000 TL değerindeki En İyi Ulusal Kısa Belgesel Ödülü için yarışacak.
 
Ayrıca festivalde yarışan kısa filmlerden birine de 25.000 TL değerindeki Ahmet Uluçay Büyük Ödülü verilecek.
 
Bu yıl Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması’ndaki tüm filmler Türkiye prömiyelerini Uluslararası Boğaziçi Film Festivali’nde yapacak
 
Brezilya, Fransa, Gürcistan, Hindistan, İran, İtalya, Kırgızistan, Mısır, Romanya ve Rusya’dan toplam 10 filmin yer alacağı yarışmada bir film 50.000 TL değerindeki Büyük Ödül’e uzanırken; ayrıca, erkek oyuncu, kadın oyuncu, senaryo, sinematografi ve kurgu dallarında toplamda 100.000 TL’yi aşkın para değerinde ödül dağıtılacak.
“Snow”, “Children of Sarajevo” gibi filmleriyle tanıdığımız, Bosnalı ünlü kadın yönetmen Aida Begic’in başkanlığını üstleneceği Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması jürisi ise, oyuncu Daphné Patakia, festival profesyoneli Signe Zeilich-Jensen, sanat yönetmeni László Rajk, senarist ve yönetmen Zrinko Ogresta’dan oluşuyor.
 
“Children of Heaven" (1997), “The Color of Paradise” (1999), “Baran” (2001) filmleriyle Türkiyeli sinemaseverlerin de yakından takip ettiği, İran sinemasının uluslararası alandaki en tanınmış yönetmenlerinden Majid Majidi’nin ilk kez Hindistan’da çektiği ve Mumbai’yi güçlü ve göz kamaştırıcı bir görsellikle sunan filmi “Beyond The Clouds”; yine İran’dan Parviz Shahbazi’nin dünya prömiyerini yaptığı Venedik Film Festivali’nin Ufuklar (Orizzonti) bölümünde yarışan ve iki genç sevgilinin birlikte olabilmek için ailelerinden kaçmalarını ve başlarına gelen çeşitli olayları incelikli bir kurguyla anlatan filmi “Malaria”; “Asmaa" (2011) ve “French Excuse My” (2014) gibi ödüllü filmleriyle tanıdığımız Mısırlı yönetmen Amr Salama’nın ilk kez Toronto Film Festivali’nde görücüye çıkan, 2009’da hayranı olduğu Michael Jackson'ın ölümünün haberiyle sarsılan bir imamın trajikomik hikâyesini anlatttığı filmi “Sheikh Jackson”; bol ödüllü ilk filmi “Apache” ile eleştirmenlerden övgüler toplamış Fransız yönetmen Thierry de Peretti’nin Cannes’da Eleştirmenler Haftası’nda yarışan, huzursuz edici ikinci filmi “A Violent Life” ve “Corn Island/Mısır Adası” filmi ile tanınan Gürcü yönetmen George Ovashvili’nin dünya prömiyerini Karlovy Vary’de yapan ve devrik bir devlet başkanının siyasi mücadelesini anlatan son filmi “Khibula”, yönetmenlerin takipçilerinin yarışmadan özellikle kaçırmaması gereken filmler.
 
Bu yıl yarışma seçkisinde ilk filmler dikkat çekiyor
 
İtalyan yönetmen Andrea Magnani’nin Locarno’da yarışan, aşırı kilo problemi nedeniyle gokart aracına artık binemeyecek hale gelen bir yarışçının kara komedi hikâyesini anlattığı “Easy”; Brezilyalı yönetmen Davi Pretto’nun Berlin Film Festivali’nin Forum bölümünde görücüye çıkan, Brezilya Ödülleri’nde En İyi Film seçilen ve insan, doğa ve mülkiyet konularını başarılı ve etkileyici bir görsellikle anlatan filmi “Rifle”; Kırgız Bakyt Mukul ve Dastan Zhapar ikilisinin Montreal World Film Festivali’nden En İyi İlk Film Ödülü’yle dönen draması “A Father’s Will”, kısa filmleriyle Berlin ve Cannes film festivallerinde aldığı ödüllerle tanınan, genç kuşak Romen yönetmenlerden Cristi Iftime’nin dünya prömiyerini yaptığı Karlovy Vary’den Fedeora Ödülü’nü alan filmi “Marita” ve Rus yönetmen Ivan Bolotnikov’un Şanghay Film Festivali’nde Cristian Mungiu başkanlığındaki jüriden En İyi Yönetmen ve En İyi Görüntü Yönetmeni ödülleriyle dönmüş biyografik filmi “Kharms”, yeni yönetmenleri keşfetmek isteyen sinemaseverleri bekliyor.
 
Kısa Kurmaca Film Yarışması Jürisi, uluslararası yarışmada bir filme 10.000 TL değerindeki En İyi Uluslararası Kısa Kurmaca Film Ödülü’nü, Kısa Belgesel Yarışması Jürisi de bir filme yine 10.000 TL değerindeki En İyi Uluslararası Kısa Belgesel Film Ödülü’nü verecek.
 
En İyi Uluslararası Kısa Kurmaca Film Yarışması’nda Almanya, Belçika, Brezilya, Çin, Danimarka, Fransa, Güney Kore, Hollanda, İngiltere, İran, Letonya, Lübnan, Romanya ve Yunanistan’dan toplam 10 film bulunuyor
 
Mahdi Fleifel’in “A Drowning Man”,
Qiu Yang’ın “A Gentle Night”,
Jeroen Ceulebrouck’un “Antarctica”,
Ena Sendijarević’in “Import”,
Ladj Ly’in “Les Miserables”,
Kaveh Mazaheri’nin “Retouch”,
Una Gunjak ve Rami Kodeih’in birlikte çektiği “Salamat From Germany”,
Cyril Aris’in “The President’s Visit”,
Anna Katalin Lovrity’nin “Volcano Island” ve
Adrian Silisteanu’nun “Written/Unwritten” adlı kısa filmleri Büyük Ödül için yarışacak.
 
En İyi Uluslararası Kısa Belgesel Film Yarışması’nda ise; Belçika, Çin, Danimarka, Fransa, Hollanda, İngiltere, İran, Lübnan, Macaristan ve Yunanistan’dan toplam 8 film yarışıyor
 
Belgesel film tutkunlarının kaçırmaması gereken filmler arasında;
 
Karlis Lesins’in “Grandfather’s Father”,
Douwe Dijkstra’nın “Green Screen Gringo”,
Issa Touma, Thomas Vroege ve Floor Van Der Meulen’ın birlikte yönettiği “Greeting From Aleppo”,
Sam Peeters’ın “Homeland”,
Laura Ferrés’nin “Los Desheredados”,
William Henne ve Caroline Nugues’tan oluşan Atelier Collectif’in “No Go Zone”,
Jean-Julien Pous’un “Resonances” ve
Karam Ghossein’in “Street Of Death” adlı kısa belgeselleri bulunuyor.
 
Woody Allen’dan Andrey Zvyagintsev’e, Naomi Kawase’den Takeshi Kitano’ya, dünya sinemasının usta isimlerinin son filmlerini buluşturan “Dünya Sineması” bölümünde, ABD, Almanya, Belçika, Birleşik Krallık, Danimarka, Fransa, Güney Kore, Hollanda, İsviçre, Japonya, Norveç, Rusya ve Şili’den toplam 10 film gösterilecek
 
“Twilight” serisinin Eric’i olarak tanıdığımız Kore asıllı oyuncu Justin Chon’un Sundance’ten seyirci ödüllü “Gook”; Japonya sinemasının usta kadın yönetmeni Naomi Kawase’nin Cannes’da Altın Palmiye için yarışan ve Ekümenik Jürisi Ödülü’yle dönen son filmi “Radiance”; Cannes’ın bu yılki galibi Ruben Östlund kara komedisi “The Square”; Japon sinemasının en üretken yönetmenlerinden Takeshi Kitano’nun hızlı temposuyla soluksuz bırakacak suç aksiyonu “Outrage Coda”; Bosnalı yönetmen Elmir Jukic’in son filmi “The Frog”; usta Rus yönetmen Andrey Zvyagintsev’nin Cannes’da Jüri Özülü kazanan son başyapıtı “Loveless”; George Clooney’nin festivalin açılış filmi de olan Venedik’ten ödüllü “Suburbicon”; 10 yıl önce çektiği “Lucia” ile dikkatleri çeken Amerikan bağımsız yönetmen Niles Atallah’ın Rotterdam’dan Jüri Özel Ödülü’yle dönen ikinci uzunu “Rey”, festivalde biletleri ilk tükenecek filmler olacak görünüyor.
 
Bölümün heyecan uyandıran filmlerinden biri de, Türkiye galasını festivalde yapacak Woody Allen filmi “Wonder Wheel”
Ustayı yeniden New York sokaklarına döndüren film, gangsterlerle dolu 50’ler Amerika’sında yaşanan hüzünlü bir aşkı anlatıyor ve Kate Winslet’dan Justin Timberlake’e, Juno Temple’dan Jim Belushi’ye, yıldızlar geçidiyle göz kamaştırıyor.
 
Retrospektif: Béla Tarr
 
Festivalin onur konuğu ise; 1979’da yönettiği “Családi tüzfészek / Family Nest”ten başlayarak “Kárhozat / Damnation” (1988), bir çok sahnesini gerçek zamanlı çektiği, yedi buçuk saat süren “Sátántangó” (1994), “Werckmeister Harmóniák / Werckmeister Harmonies” (2000), “A Londoni Férfi / The Man From London” (2007) ve sinemaya veda filmi “A Torinoi Lo / The Turin Horse”a (2011) dek onlarca başyapıt üretmiş, yaşayan en önemli yönetmenler arasında yer alan Macar sinemacı Béla Tarr olacak.
 
Uzun plan sekansları, László Krasznahorkai elinden çıkma senaryoları, Mihaly Vig imzalı eşsiz müzikleri, Erika Bók, János Derzsi gibi fetiş oyuncuları ve neredeyse her filminde kendisi ile birlikte yönetmen koltuğuna oturan eşi Ágnes Hranitzky’den aldığı destekle çektiği her film eleştirmenlerce başyapıt sayılan Tarr, yapıtları ve yaklaşımıyla Gus Van Sant’tan Jim Jarmusch’a, pek çok çağdaş bağımsız sinemacıyı da etkilemiş bir sinemacı.
Bu yıl Uluslararası Boğaziçi Film Festivali'nin bir retrospektifle ağırlayacağı Béla Tarr, festival tarihlerinde İstanbul’da olacak ve festivale özel bir masterclass verecek.
 
Uluslararası Boğaziçi Film Festivali’nin bu yılki yeni bölümü “Uzun Yürüyüş”, 21. yüzyılın en önemli sorunu haline gelen mülteci sorununu sinemada etkileyici bir dille anlatan 3’ü uzun, 5’i kısa olmak üzere 8 filmi bir araya getiren özel bir seçki
 
Bu yıl festivalin Uluslararası Uzun Metraj Film Yarışması jüri başkanlığını da üstlenecek Saraybosnalı yönetmen Aida Begić’in Suriye’deki savaştan Şanlıurfa’ya kaçan üç çocuğun zorlu hayat koşullarına rağmen bir arada kalmalarının etkileyici hikâyesini anlatan son filmi “Never Leave Me / Bırakma Beni”; 2014 Cannes’da “White Dog” ile olay yaratan Macar yönetmen Kornél Mundruczó’nun Cannes’da Altın Palmiye için yarışan, Austin Fantastik Fest’ten de En İyi Yönetmen seçildiği son filmi “Jupiter's Moon / Jüpiter’in Uydusu” ve Ziad Kalthoum’un Beyrut'ta Lübnan iç savaşının neden olduğu kalıntılar üzerine yeni gökdelenler inşa eden Suriyeli inşaat işçilerinin hikâyesini anlattığı belgeseli “Taste Of Cement / Çimentonun Tadı”, bölümün uzun metraj filmleri olacak.
 
Anne-Claire Adet’in Cenevre’ye zorunlu göç etmiş mültecilerin hikâyesini anlattığı, festivallerde büyük ilgi görmüş kısa belgeseli “Bunkers / Sığınaklar”; Christoph Eder ve Jonas Eisenschmidt’in Midilli’de snack bar işleten bir ailenin adaya göç etmiş mültecilerle olan ilişkilerini izleyeceğimiz belgeselleri “Snack Bar / Seyyar Satıcı”; Elma Neykova’nın Midilli adasındaki Müslüman mezarlığının bilinmeyen hikâyesini Mısırlı mülteci Mustafa Dawa’nın gözünden anlattığı filmi “Moustafa The Imam Of Lesvos / Midilli İmamı Mustafa”; Yorgos Zois’in Midilli adasının mültecilerle gelen binlerce can simidiyle dolup taşmasını konu alan belgeseli “8th Continent / Sekizinci Kıta” ve Shady El-Hamus’un mültecilerin yasa dışı yollarla Hollanda’ya geçmesine yardımcı olan Tarık adlı bir çocuğun hikâyesini anlatan kurmacası “Nightshade / Gecenin Gölgesi”, bölümün kısaları olacak.
 
Uluslararası Boğaziçi Film Festivali’nin Uzak Doğu Sineması’ndan Güney Asya’nın yaratıcı isimlerine ve Latin Amerika’nın cesur sanatçılarına uzanan, onların kışkırtıcı, deneysel, başkaldıran filmlerini buluşturan geleneksel bölümü “Uzak Diyarlar”da 4 film gösterilecek
 
Homero Olivetto’nun Alejandro Jodorowsky’nin 1970’lerde ürettiği filmlerle ve Mad Max serisiyle karşılaştırılan fantastik bilimkurgusu “Holy Biker/Efsaneye Dua Et!”; Natalia Santa’nın bu yıl Cannes’da Yönetmenlerin On Beş Günü bölümünde yarışan, Lima’dan yönetmen ve erkek oyuncu dallarında ödül kazanan “Dragon Defence/Savunma Sanatı”; Kirsten Tan’ın Rotterdam, Sundance, Zürih gibi film festivallerinden ödüllerle dönen ilk uzunu “Pop Aye/Gözleri Faltaşı” ve Tayvanlı yönetmen Mong-Hong Chung’un özellikle fantastik filmler festivallerinin gözdesi olmuş, Avrupa Fantastik Film Festivalleri Federasyonu’ndan (EFFFF) Asya Ödülü’nü kapmış çılgın filmi “Godspeed/İyi Yolculuklar”, farklı tatlar arayanlar için doğru seçim olacak.
 
Türkiye'nin kültürel ve coğrafi ortaklıkları olan ülkelerin son dönemde ortaya çıkan yetenekli kısa film üreticilerinin buluştuğu “Yakın Coğrafya” bölümünde Yunanistan, Pakistan, Azerbaycan, Makedonya ve Özbekistan'dan 5 kısa film gösterilecek
 
Fotoğraf sanatçısı Zeeo Zia’nın Fayeem Avzl’nin görüntü yönetmenliğinde eşsiz Pakistan dağ manzaraları sunan ve zor koşullarda çobanlık yapan bir çiftin hikâyesini konu alan filmi “The Last Of The Wakhi Shepherdess/Son Wakhi Çobanı”; Azeri yönetmen Murad Abiyev’in Kalküta’dan ödüllü kısası “The Salty Sea Dog/Tuzlu Su İçen Köpek”; Eleonora Veninova’nın yönettiği ve Yunanistan’da Drama Kısa Film Festivali’nde erkek oyuncularına ödül getiren “Fighting For Death/Ölümüne Kavga”; Thanasis Trouboukis’in Cannes’ın kısa seçkisinde gösterilen filmi “Whale 52/Balina 52” ve Özbek yönetmen Mukhlisa Azizova’nın yine Cannes’da görücüye çıkan filmi “She/O”, seçkinin filmleri olacak.
 
Belgesel sinema tutkunlarının merakla beklediği “Bi Dünya Belgesel” bölümü yılın dikkat çekici ve ödüllü belgesellerinden 5’ini bir araya getiriyor
 
Bölümde gösterilecek belgeseller arasında; Gürcü yönetmen Rati Oneli’nin Berlin’de dünya prömiyerini yapan, Saraybosna’da En İyi Belgesel Ödülü’nü, Sheffield’den de Art Doc Ödülü alan ve yarı terk edilmiş bir maden kasabasının yıkıntıları arasında sıra dışı karakterlerin yaşam, hayal ve kaderlerini izlediği filmi “City Of The Sun/Güneşin Şehri”; Boris Mitic’in 70 ülkede, 62 görüntü yönetmeniyle sekiz yılda gerçekleştirdiği, müziklerini Pascal Comelade ve Tiger Lillies gibi usta kabare sanatçılarının yaptığı ve Iggy Pop’un da sesiyle hayat verdiği filmi “In Praise Of Nothing/Hiçliğe Övgü”; İran-Irak savaşında karşı saflarda çarpışmış iki adamın kan kardeşi olmalarının öyküsünü anlatan Ann Shin filmi “My Enemy, My Brother / Benim Düşmanım, Benim Kardeşim”; Arto Koskinen’in 2013’te modern zamanların en başarılı teknolojik işletmelerinden bir olan Nokia’nın Microsoft’a satılması sonrası yaşadığı çöküşü mucitler ve mühendislerin bakış açısından anlattığı filmi “Nokia: We Were Connecting People / Nokia: Zirveden Çöküşe” ve Kobi Farag’ın 1950’lerde Bağdat’tan İsrail’e göç eden ailesinin fotoğrafçılıkla olan ilişkisini belgelediği filmi “Photo Farag/Stüdyo Farag” yer alıyor.
 
Geçen yıl Boğaziçi Film Festivali’nin ulusal ve uluslararası Kısa Film Yarışması’nda ödül almış kısa kurmaca ve belgeselleri yeniden seyirciyle buluşturan bu bölümde;
 
Réka Bucsi’nin Uluslararası Kısa Kurmaca Film Yarışması’nın birincisi ve aynı zamanda Berlin’de En İyi Kısa Film dalında Altın Ayı için yarışan animasyonu “Love/Aşk”; Mohammed Almughanni’nin Uluslararası Kısa Belgesel Yarışması’nda En İyi Film seçilen, Łodzią po Wiśle, Zlin gibi festivallerden ödüllü belgeseli “Shujayya/SucaiYye”; Ulusal Kısa Film kategorisinde En İyi Film Ödülü’nü kazanan Murat Uğurlu filmi “İki Parça”; Kısa Film İzleyici Ödülü’nün sahibi Metehan Şereflioğlu filmi “7 Santimetre” ve yönetmenliğini Gökhan Öcal’ın yaptığı ve Ulusal Kısa Belgesel Film Yarışması’nın birincisi “Süheyla”, henüz izleyemeyenler için bir kez daha festivalde…
 
Animasyon meraklılarına özel hazırlanan “Kısa Animasyonlar” bölümünde Kolombiya, Belçika, Litvanya, Hindistan, Arnavutluk ve Yunanistan’dan toplam 6 film gösterilecek
 
Antonis Ntoussias ve Aris Fatouros’un Yunan sürrealist ressam Theodore Pantaleon’un eserlerinden ilhamla hayata geçirdikleri stereoskopik animasyonları “Aenigma/Sığınaklar”; Joan Zhonga’nın farklılıklar ve benzerliklerin bir aradalığını anlattığı filmi “Ethnophobia”; Liesbeth Eeckman’ın geç mezozoik çağda vahşi bir tiranozorun rüyasında bir kedi yavrusu görmesiyle başlayan yolculuğunu anlatan “Kitten Instinct/Kedi İçgüdüsü”; Litvanya’nın tanınmış sanatçılarından Gediminas Siaulys’un yönettiği “Running Lights/Büyülü Işıklar”; Božidar Trkulja’nın ödüllü kısası “The Last Quest/Son Macera” ve Jimmy Cho’nun balinaya dönüşen bir balina avcısının etkileyici hikâyesini anlattığı “The Scarlet Whale/Kırmızı Balina”, bölümün animasyonları…
 
5. Uluslararası Boğaziçi Film Festivali’nin konukları da heyecan uyandırıyor
 
Festivalin Masterclass Programı’nda; Béla Tarr’ın yanı sıra, Macar sanat yönetmeni László Rajk ve “Lost”, “Prison Break”, “Fringe” gibi pek çok kült dizinin yönetmeni Bobby Roth, festival kapsamında İstanbul’a gelecek ve sinemaseverlere özel sinema dersi verecekler.
Ayrıca, uluslararası yarışmada son filmi “Beyond The Clouds” ile yer alan Majid Majidi, filmin müziklerini yapan, “Slumdog Millionaire” ile Oscar kazanmış ünlü besteci A.R. Rahman ve Hindistan sinemasının önde gelen yapımcılarından Vibha Chopra da İstanbul’a gelecek festival konukları arasında yer alıyor.
 
Uluslararası Boğaziçi Film Festivali’nin bu yılki yeniliklerinden bir diğeri de İstanbul Boğazı Belediyeler Birliği ile yapacağı iş birliği olacak.
 
Beyoğlu, Beşiktaş, Sarıyer, Beykoz, Fatih ve Üsküdar belediyelerinden oluşan İstanbul Boğazı Belediyeler Birliği’nin festivale desteğiyle, belediyelere ait kültür merkezlerinde ücretsiz film gösterimleri gerçekleşecek ve böylece Uluslararası Boğaziçi Film Festivali, İstanbul’un dört bir yanına yayılmış olacak.
 
bogazicifilmfestivali.com/

,


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Bu Kategoride Son Eklenen Diğer Haberler
YazıYorum
Dövizdeki yükseliş ekonominin baş belası.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay