20.02.2018,04:52
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
'Dönüşüm çerçevesinde mahalleler değil, binalar dönüşüyor'
İnşaat malzemeleri sektörünün çatı örgütü Türkiye İMSAD (Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği) tarafından yapılan açıklamada;
dünyada hızla artan nüfus ile birlikte kentleşme oranının yüzde 70’e ulaşacağı, herkes için yeterli konut üretimi ve çevreci kentleşmenin önümüzdeki süreçte daha da önem kazanacağını vurgulandı.
 
Her konuda olduğu gibi konut inşasında da zaman içinde değişiklik yaşandığını belirten Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan, ''Dünyada hızla artan nüfus ile birlikte var olan nüfusun yarısında kentleşme, diğer yarısında ise; kırsallaşma görülüyor.
 
Buna istinaden önümüzdeki 5-10 yıl gibi bir süreçte kentleşme oranının yüzde 70’e ulaşacağı ve bununla birlikte kaynaklarda azalmalar olacağı öngörülüyor. Kaynakların azalması da Yeşil Bina ihtiyacını artırıyor.
 
Dünya ile birlikte Türkiye’de de Yeşil Binalara yönelik ilgi yükseliyor.
 
Tüm dünyada Yeşil Bina ve sürdürülebilir malzemelerin kullanımına yönelik artan talep doğrultusunda, Türkiye İMSAD olarak, ülkemizdeki ihtiyacın karşılanması için bu alandaki çalışmalarımızı da sorumluluk duygusuyla sürdürüyoruz” dedi.
 
Türkiye İMSAD Başkanı Ferdi Erdoğan, “Günümüz inşaatları en az 100 yıl için yapılmalı, kent mimarisi de bu yaklaşımla şekillenmeli ve sık sık değişikliğe gidilmemeli.
 
Biz 20-30 yıl, yani bir otomobil kadar kullanım ömrü olan binalarda yaşıyoruz. Hem binaların dayanıksızlığı hem de yeni çevre düzenlemelerinden dolayı mevcut yapılar yıkılarak yeniden inşa ediliyor.
 
Ayrıca günümüzde depremle ilişkilendirilmiş konut yapısı halen çok yerine oturmuş değil. Kentsel dönüşüm çerçevesinde mahalleler değil, sadece binalar dönüşüyor.
 
Dönüşürken de servet etkisi ilk sırada yer alıyor. Para kazanma algısı çok yüksek.
 
Umuyoruz ki yeni binalar daha kalıcı ve sürdürülebilir yaklaşımla inşa edilir. Binasal değil, bölgesel dönüşümü destekliyoruz” diye konuştu.
 
Ferdi Erdoğan sözlerini şöyle sonlandırdı:
 
“Bugün artık binaların sürdürülebilirliği büyük ölçüde kullanılan malzemelerin çevresel ve sağlık performansına bağlıdır.
 
Dünyada Yeşil Bina Konseyleri gibi çeşitli kurumlar yeşil binaları teşvik etmek, yaygınlaşmasını sağlamak ve Yeşil Bina inşaa etmek için gereken standartları oluşturmak yoluyla binaların çevreye olan etkilerini sertifikalandırıyor.
 
Ülkemizde uluslararası pek çok sertifika yanında ulusal bina sertifikası da mevcut.
 
Biz de Türkiye İMSAD olarak, bu çalışmayı yürüten Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği (ÇEDBİK)’nin kurucuları arasında yer alıyoruz.”

,


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Bu Kategoride Son Eklenen Diğer Haberler
YazıYorum
Türkiye ekonomisinde kritik sektör tanımı yapmam gerekirse bugünkü koşullarda birinci sıraya tarımı, ikinci sıraya turizmi, üçüncü sıraya da yazılımı koyarım.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
En önemlisi konunun eski anlamda bir 'siyaset' tartışması olmadığını idrak etmektir.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?