|
Tweet |
Siber Güvenlik Uzmanı Tolga Ertük,
''Risk yalnızca,
ad-soyad veya iletişim bilgisinin açığa çıkması değil.
Sağlık bilgileri, biyometrik veriler, ceza mahkûmiyeti ve
güvenlik tedbirleri, cinsel hayat, din ve inanç gibi
son derece hassas veriler;
kimlik doğrulama, mahremiyet, ayrımcılık, itibar kaybı ve
hedefli dolandırıcılık açısından, çok daha yüksek risk üretir.
Özellikle;
sağlık verileri ile biyometrik verilerin
aynı olay içinde risk altına girmesi,
olayın; hem hukuki, hem operasyonel boyutunu büyütür.” dedi.
Govisec Kurucusu Ertük;
fidye yazılımı saldırılarının,
artık; yalnızca sistemleri kilitlemeye odaklanmadığını vurgulayarak,
“Bugün; fidye yazılımı dediğimiz yapı,
çoğu zaman iki aşamalı ilerliyor:
önce sisteme sızılıyor, ardından; veriye erişiliyor ve
son aşamada, dosyalar şifrelenerek; kurum operasyonu durduruluyor.
Yani kurum, aynı anda;
hem hizmet kesintisi, hem de veri ihlali riskiyle, karşı karşıya kalıyor.
Sağlık kuruluşlarında, bu durum daha kritik;
çünkü, sistemlere erişim kaybı yalnızca idari işleyişi değil;
hasta süreçlerini ve hizmet sürekliliğini de etkileyebilir.
Bu nedenle;
kurumların, sadece antivirüs veya güvenlik ürünü satın alması yetmez;
yedekleme, ağ segmentasyonu, erişim kontrolü, log izleme ve
olay müdahale hazırlığını, düzenli olarak test eden bir yapıya sahip olması gerekir.”
ifadelerini kullandı.