romabet romabet romabet
deneme bonusu veren siteler
escort beylikdüzü beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...



'Konuşma güçlüğü yaşayan çocuklarda, ilerleyen dönemlerde; sosyal çekingenlik ve akademik zorlanmalar görülebilir'


facebook-paylas
Güncelleme: 09-04-2026 16:52:44 Tarih: 05-04-2026 16:36

'Konuşma güçlüğü yaşayan çocuklarda, ilerleyen dönemlerde; sosyal çekingenlik ve akademik zorlanmalar görülebilir'

 

Çocukların konuşmayı öğrenme sürecinin,

yalnızca kelime söylemekle sınırlı olmadığını vurgulayan

İstanbul Rumeli Üniversitesi Çocuk Gelişimi Programı Öğr. Gör. Nebahat Şen,

dil gelişiminin;
bilişsel süreçler, sosyal etkileşim ve duygusal gelişimle birlikte ilerlediğini, ifade etti.

 

Şen,

“Her çocuğun, gelişim hızı farklıdır ancak;
konuşma becerilerinin, belirli aşamalar doğrultusunda ortaya çıkması beklenir.

Bu doğal ilerlemenin belirgin biçimde gerisinde kalınması,

konuşma gecikmesi olarak değerlendirilmelidir” dedi.

 

Ebeveynlerin, çoğu zaman;
geç konuşmanın, bireysel bir farklılık mı yoksa; gelişimsel bir gecikme mi olduğunu

ayırt etmekte zorlandığını belirten Şen;

konuşma gelişiminin temel basamaklarının bilinmesinin,

süreci doğru değerlendirmede; önemli olduğunu ifade etti.

 

Yaşamın ilk aylarında iletişimin,

ağlama ve ses çıkarma yoluyla başladığını belirten Şen;
zamanla, agulama ve hece tekrarlarının ortaya çıktığını söyledi.

 

Yaklaşık, bir yaş civarında;
anlamlı kelimelerin kullanılmasının beklendiğini ifade eden Şen,

ikinci yaşa doğru; iki kelimelik ifadelerin oluştuğunu,

üç yaş civarında; cümle yapılarının belirginleştiğini ve

dört yaşına gelindiğinde; çoğu çocuğun, kendini anlaşılır biçimde ifade edebildiğini belirtti.

 

Bu aşamalar arasında, küçük farklılıkların doğal olduğunu ancak;
bazı basamakların hiç ortaya çıkmamasının,

dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

 

Konuşma gecikmesinin,

yalnızca kelime sayısının az olmasıyla sınırlı olmadığını belirten Şen;

bir yaş civarında, anlamlı kelimelerin görülmemesi,

iki yaşında, iki kelimelik ifadelerin oluşmaması ve

üç yaşına rağmen; konuşmanın büyük ölçüde anlaşılmaz olmasının,

önemli göstergeler arasında yer aldığını söyledi.

 

Bunun yanı sıra;
iletişim kurma isteğinin sınırlı olması,

söyleneni anlama ile ifade etme becerileri arasında belirgin fark bulunması,

jest ve mimik kullanımının azlığı ve

sosyal etkileşimden kaçınma gibi durumların da değerlendirilmesi gerektiğini, ifade etti.

 

Erken çocukluk döneminin;
dil gelişiminin en hızlı ilerlediği ve

beyin gelişiminin en esnek olduğu süreç olduğuna dikkat çeken Şen,

bu dönemde sağlanan uygun desteklerin;
konuşma becerilerinde önemli ilerlemeler sağlayabildiğini söyledi.

 

“Gecikmenin kendiliğinden düzeleceği düşüncesi,

bazı çocuklarda sürecin uzamasına neden olabilir.

Erken fark edilen gecikmeler,

çocuğun iletişim becerilerini ve özgüven gelişimini destekler” diyen Şen;

çocukların konuşma gelişiminin,

büyük ölçüde; günlük etkileşimlerle desteklendiğini,

ebeveynlere; çocuklarıyla sık konuşmalarını,

yapılan etkinlikleri sözel olarak anlatmalarını,

birlikte kitap okumalarını ve oyun oynamalarını önerdi.

 

Çocuğun çıkardığı seslere karşılık verilmesinin ve

iletişim çabalarının desteklenmesinin, önemli olduğunu belirten Şen;

çocuğun yerine konuşmak ya da sürekli düzeltmek yerine,

sabırlı ve cesaretlendirici bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini ifade etti.

 

Öğr. Gör. Nebahat Şen,

her çocuğun gelişim sürecinin kendine özgü olduğunu hatırlatarak;
çocukların başkalarıyla kıyaslanmadan,

bireysel ilerlemelerinin dikkate alınmasının;
sağlıklı gelişim açısından, önemli olduğunu vurguladı.







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SAĞLIK Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA