21.11.2017,17:09
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Lale…
3082016-img-20160830-wa0003-142903.jpg
YELDA YALAMAN
Günlerdir üzerinden bir siyasi krizin yaşandığı o sembol çiçek.

Bilimsel adı Tulipa olan bu çiçeğin anavatanı Pamir, Hindikuş ve Tanrı Dağları. Özellikle yüksek rakımlarda yaşayabilen lale, Orta Asya’nın çetin iklimine karşı durmuş ve aşırı soğuklardan kendisini koruyabilmiş bir tür. Ancak günümüzde 5500 ü aşan çeşidi ile her iklime ve ortama ayak uydurmuş durumda.

 

Lale’nin yolculuğu Orta Asya’da başlıyor. Japonya ile Çin’in ardından Kafkasya, Akdeniz ve tabii ki Anadolu. Lale aynı zamanda İpek Yolu üzerinden sürdürülen bu seyahatte batıya doğru yola çıkan Türklere de yoldaşlık ediyor.

 

Lale’yi Anadolu’da ilk kez 12.YY’da Anadolu Selçukluları ile birlikte görmekteyiz. O zamanlar yabani bir dağ çiçeği. Yamaçlarda, kırlarda, ovalarda görülmekte… Tıpkı Anadolu’ya uzun yoldan gelip de devlet kurmuş Türkler gibi lale de kök salmaya karar vermiş…  İlk kez Hindistan’da ortaya çıkan, İran’a yayılan ve oradan da Anadolu’ya Osmanlı topraklarına geçen bir sanat olan Ebru ile birlikte artık lale suya yazılır olmuştur.

 

Lalenin İstanbul ile tanışıklığı Fetih dönemine yani 15.YY’a rastlar.  İstanbul laleyi çok sever ve adeta İstanbul’un çiçeği olur. Bir Türk/İslam şehrine dönüşmeye başlayan İstanbul’da özellikle Topkapı Sarayı’nın bahçesi laleler ile dolar. Artık İstanbul bir “Lalezar” şehridir.  

Bu çiçeğin adı Arapça “Lal” kelimesinden gelir. Bu yüzden özellikle kırmızı lale çok sevilir. Aşk ve tutkunun simgesi olur. Çiçeğin merkezindeki siyah kısmı ise “Kara Sevda” nın ifadesi olur.

 

Cennet’ten kovulan Adem üzüntüsünden o kadar ağlamıştır ki; döktüğü kanlı göz yaşlarından kırmızı laleler biter. Tıpkı İsa çarmıhta iken göğsünden akan kanlardan biten kırmızı güller gibi. Çok ilginçtir, 16. YY’daParacelcus tarafından kurulan Gül ve Haç Kardeşlik Örgütü adını İsa’nın göğsünde açan bu güllerden  alır ve simyacı Paracelcus 1521’de İstanbul’dadır.

Bu bağlamda sembolizm söz konusu olduğunda lale ile gül özellikle Tek Tanrılı dinler açısından her zaman önemli olmuştur.

 

Ve Lale Busbecq ile Hollanda’da…

Ogier Ghiselin de Busbecq Osmanlı'nın en parlak dönemlerinden Kanuni zamanında Avusturya elçiliği yapmış bir asilzade. Elçilik görevi sona erdiğinde ülkesine döner. Ülkesine giderken yanında lale soğanları vardır. Yaklaşık 40 yıl içinde lale Hollanda’da çok sevilir ve 1630’lu yıllarda astronomik fiyatlar ile satılmaya başlanır. Zenginlik ve statü sembolüne dönüşür.  Hollanda adeta bir lale devrini yaşarken Osmanlı ise kendi Lale Devri’ni yaklaşık 100 yıl sonra yaşayacaktır.

 

Lale Devri (1718-1730) artık toprak kaybetmeye başlamış, Avrupa’nın en az 150 yıl gerisinde olduğunun farkına varmış bir devletin; sanatta yaşadığı gecikmiş ve bir devşirme Rönesans dönemidir. Gösteriş, şaşaa ve israf devridir. Paris’te yaşanan ve aslında sanata hiçbir reel katkısı olmamış Rococo dönemi tüm yaşam tarzı, lüksü ve hoyratlığı ile İstanbul’a taşınmıştır. Adına da Lale Devri denmiştir. Çünkü Hollanda bu devri 100 yıl kadar önce yaşamış, lale dönmüş dolaşmış yine İstanbul ile buluşmuştur. Tek bir farkla ve ne yazık ki negatif bir ivme ile…

 

Lale Osmanlı’da gerek şekli, gerekse de anlamı itibariyle özel bir ilgi görmüş, çini, minyatür, ebru, hat, tekstil, taş ve ahşap bezeme sanatlarında en gözde motif olmuştur. 

Tek bir sap üzerindeki tek bir çiçekten oluşur.  Bu hali ile yani tek sapı ve tek çiçeği ile Allah’ın birliğini, tek oluşunu sembolize eder.

 

Konuya Ebced hesabı yönünden bakıldığında durum daha da farklılaşıyor. Çünkü ebced hesabında iki veya daha fazla ismin harflerinin sayı değeri eşit olduğunda, bu isimlerden birini söylerken diğerini de söylemiş oluyorsunuz. Lale kelimesinin ebced hesabına göre sayı değeri 66’dır. Aynı şekilde Hilal ve Allah lafzının da sayı değerleri 66’ya karşılık gelir. Savaşlarda Hristiyan Haçı’na karşı yer alan Hilal elbette ki İslam’ın simgesi olmuştur. 

İşte bu yüzden lale Osmanlı kültüründe her daim bir çiçeğin ötesinde anlamlar taşımıştır. Çünkü lale derken hem hilal hem de Allah’ın isimlerini telaffuz ediyoruz. Bu haliyle de elbette çok saygı ve sevgi gören bir çiçek olur.

 

Lale son günlerde Hollanda ile yaşanan siyasi krizin de baş aktörü durumunda. Yüzyıllardır devam eden bir kültür alış verişinin sembolü olan lale;  bugünlerde değişik bir boyutta ancak yine önemini koruyarak zamanımıza da damgasını vurmaya devam ediyor…

 

yalamanyelda@hotmail.com


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Dolar / TL kuru 11 ayın zirvesini gördü. Esasen düz mantıkla baktığınızda dolardaki yükseliş eğiliminde şaşıracak bir şey yok. Fakat ısrarlı çıkış, herkesin yüreğini ağzına getiriyor.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay