21.11.2017,17:10
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
John Berger’in ardından…
3082016-img-20160830-wa0003-142903.jpg
YELDA YALAMAN
Bu dünyadan bir John Berger geçti. Biz sanat tarihçileri ve sanat eğitimi alanlar için hep çok önemli oldu Berger.

2 Ocak 2017 günü kaybettiğimiz Berger;  1926 yılında Londra’da doğdu. Ressamlık ile başladığı kariyerine 1950’li yıllardan itibaren sanat eleştirmeni olarak devam etti. Sanat eleştirmenliği dünyanın en sancılı mesleklerindendir. Bu alanda objektif ve etik olabilmek büyük maharet ister.  Ancak Berger dünyanın en önemli ve belki de en iyi sanat eleştirmeniydi.

 

“Bakmak” fiilinden “Görmek” maharetine uzanan o büyülü yol,  Berger’in yansıttığı ışıklar ile aydınlandı. Öğrenme sürecinde her şey, bakmaktan ziyade görebilmek ile başlar. Bu yüzden pek çoğumuz bu alandaki farkındalığımızı Berger’a borçluyuz.

 

Yaşadığımız dünyada bize sunulan her şey aslında hiç de göründüğü gibi değil. Çevremizi kaplayan bin bir türlü algı yönetimi sayesinde baktığımız nesneyi, yaşadığımız olayları, okuduğumuz kitabı, seyrettiğimiz filmi, dinlediğimiz haberi ya da röportajıgerçekten iyi görebiliyor muyuz, okuyabiliyor muyuz? Zira okuma eylemi sadece kitap okumaktan ibaret değildir. Üstelik bunu anlamak için illa da sanat eğitimi almış olmamız gerekmiyor.

 

Bize gösterilen aslında “gerçekte olan” mıdır? Satır aralarını okuyabilmek, görebilmek,  analitik düşünebilmek, işin özüne inebilmek bu manada çok önemli.

 

İşte John Berger bunu başardı. İnsanlara görebilmeyi öğretti.  İlk olarak Avrupa Sanatı kapsamında üretilmiş resimleri, farklı bir algı metodu kullanarak okumaya başladı. Ressam, figür ve izleyici (tüketici) arasındaki bağı şiirsel bir dille anlattı. Aslında O’nun başardığı husus,  bir tabloyu görmenin ötesinde insana geçmiş ve yaşadığı çağ arasındaki köprüleri kurdurabilmekti. Bunun için 19.YY’dan itibaren resim sanatının tahtını sallayan fotoğraf, kamera ve reklam kavramlarını da kullandı. Bir zamanlar Resim Sanatı yolu ile sergilenen din, siyaset, zenginlik, hamilik, kadın, erkek, çıplaklık gibi kavramların zaman içinde evrilerek aslında nasıl da “aynı” kaldığını okuyucularının hafızasına kaydetti. Enstrümanları değişmiş, ancak insan hep aynı kalmıştı.

 

Berger’in Sanat Tarihi alanında yazdığı her kitap ve makaledeki tavrı çok etkileyicidir. Tuval yüzeyinin her köşesini, her figür ve objeyi hemen her yönden öyle bir anlatır ki; kitabın ya da yazının sonuna nasıl geldiğinizi anlayamazsınız. Hiçbir şekilde ön yargılı değildir. Hemen karar vermez. Sanki yazarken düşünür Berger. O anda konuyu bir sistematiğe oturtmaya çalıştığını anlarsınız. Devamında ise konu hakkında özenle seçilmiş kelimelerinin tadını sonuna kadar çıkarırsınız. Ve en önemlisi Berger, sizi düşünmeye davet eder. Ayrıca O’nun fikirlerine de teslim olmamanız gerektiğini kısa sürede anlarsınız.

 

John Berger’in fotoğraflarını incelediğimde özellikle elleri çok ilgimi çekmişti. Beyniyle çalışan bir insanın elleri farklıdır. Ancak bedeni ile çalışan insan elinin farkıhepimizce malumdur.

 

O elleri görünce dünyada bunca insanın yaşamına yeni soyut boyutlar ve görme biçimleri katan Berger’in aynı oranda doğaya da en somut şekliyle dokunduğunu gördüm.

 

Toprağa, kerpice, oduna… Cümle varoluşa… O zaman anladım ki;bu kadar soyut kavramları anlatabilmenin kökeninde doğayı tanımak yatıyordu.

 

Çünkü Sanat; İnsan demekti… Doğa demekti.

 

Türkiye’yi yaşamı boyunca her manada incelemiş ve yakından takip etmiş olan John Berger’in Şeker Ahmet Paşa’ya ait  “Ormanda Oduncu” adlı resmine ilişkin Eylül 1979’da Sanat Çevresi’nde yayımlanan yazısını herkesin okumasını isterim. 

John Berger (1926-2017)    Şeker Ahmet Paşa ‘Ormanda Oduncu’

 

Berger bu tek bir resim ile Şeker Ahmet Paşa’nın (1841-1907) Minyatür Sanatı’ndan Çağdaş Türk Resmi’ne geçişin yaşandığı ve her manadaki o sancılı dönemde;  bir tekniği değil, aslında bir varlıkbilimi (ontolojiyi) değiştirmeye çalıştığını doğa üzerinden anlatmıştı. O’nun okuduğum ilk yazılarındandı ve çok etkilenmiştim.

 

Hiçbir şey göründüğü gibi değildi. Ve John Berger hayatı boyunca gittiği her coğrafyada sadece sanat değil, siyaset, ideolojiler ve sosyoloji üzerinden de bu gerçeği anlatmaya çalıştı. Başarılı da oldu.

 

Bakmak önemli. Ancak görmek çok daha önemli. Yaşadığımız dönemde bu vasfın ne kadar hayati değerde olduğunu pek çok vesile ile defalarca yaşıyoruz.

 

Satır araları çok önemli.  Zira tüm gerçekler de o satır aralarında gizli.

 

Bu gizlenen gerçekleri bulup, okuyana, henüz anlayamamış olanlara anlatana ne mutlu…

 

Toprağın bol olsun John Berger…

 

yalamanyelda@hotmail.com

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Dolar / TL kuru 11 ayın zirvesini gördü. Esasen düz mantıkla baktığınızda dolardaki yükseliş eğiliminde şaşıracak bir şey yok. Fakat ısrarlı çıkış, herkesin yüreğini ağzına getiriyor.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay