26.02.2018,02:18
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
“Anamızın duasıyla geldik, hocanın salasıyla gideriz”
2712016-12552972_10153921535774589_156661117630312356_n-010317.jpg
TÜLAY HERGÜNLÜ
Yine şehit, yine şehit, yine şehit…

Bitmiyor, bitmez, bitirtmezler…

Gitti yine 18 can… 10 Mehmetçik, 8 sivil vatandaş…

18 evlat, 18 fidan…

18 Ocağa ateş düştü; önceki nice ocaklara düştüğü gibi…

Analar, babalar, kardeşler, eşler, evlatlar…

Saçını yolup, sevdiğinin tabutunun üzerine bırakan gencecik eşler…

Babasının, abisinin ardından gözyaşı döken evlatlar, kardeşler…

Ne olduğunu anlamadan babasının tabutuna el uzatan minik bebekler…

Yanık bağırlar, sel olup akan gözyaşları; feryatlar, figanlar, ağıtlar…

Eyüp, Özkan, Bayram, Hasan, Mustafa, Ömer ve niceleri gitti…

Daha da gidecekler…

Bitmiyor, bitmez, bitirtmezler…

(…)

Tepki yok, öfke yok…

Alıştık, alıştırıldık…

Bayrağını alıp sokağa fırlayan yüz binler, yok…

Sabahlara kadar tutulan nöbetler, yok…

İsimleri bir yerlere verilmeyecek…

Fotoğrafları Türkiye’nin dört bir yanına asılmayacak…

Şehit oldukları günler tatil ilan edilmeyecek…

Ders kitaplarına girmeyecekler…

Anma programları düzenlenmeyecek…

Geride kalanlarına tazminat ödenmeyecek; yüksek tutarlı şehit maaşları bağlanmayacak…

Onlar artık gazetelere manşet de olmuyorlar; şöyle aşağılarda küçük birer haber olarak yer alıyorlar…

(…)

Onlar, bilmeden değil, bile bile ölüme giden şehitler…

Her gün, her saat, bir kahpe kurşuna kurban gidebileceklerinin; bombalarla parçalara ayrılabileceklerinin farkındalar…

Anamızın duasıyla geldik, hocanın salasıyla giderizdiyebilen vatan şehitleri…

Bizim şehitlerimiz…(Malûm, şehitlerimiz de bölündü…)

“Vatan sağ olsun!” diyebilen anaların, babaların evlatları…

Sahi, 22 yaşındaki evladını toprağa vermek nasıl bir duygudur?!

O ana babaların, eşlerin, evlatların, kardeşlerin çektiği acıların boyutunu kim bilebiliyor?

‘Şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailesine ve Türkiye’ye baş sağlığı dilemek’ yeterli mi?

Kıl cenaze namazını, koy toprağa, arkanı dön ve unut; Ta ki yeni şehitler gelene kadar…

Böyle mi yaşayacağız?

Bu canların sorumlusu kim?

Bu günlere nasıl geldik?

Bu vatanın evlatlarının canı bu kadar mı ucuz?

Daha kaç evladı toprağa vereceğiz?

Bitmiyor, bitmez, bitirtmezler…

Çünkü plan büyük…

Ve bizi yönetenler ne yazık ki çok küçük…

Şehitlerimize Allah’tan rahmet, sevenlerine ve Türkiye’ye baş sağlığı diliyorum; yeni şehitler gelene kadar bu dilekle nasılsa idare ederiz…

Yeni şehitler gelince, dağarcığımızda daha çok rahmet ve sabır dileklerimiz mevcut; Dileriz bir rahmet ve sabır, yine arkamızı döner gideriz.

Şehitlerin bize bakan o hüzün dolu, suçlayan bakışlarını görmezden gelerek…

Başımız sağ olsun!

Yeni şehitler gelene kadar…

 

hergunlu@ttmail.com


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Türkiye ekonomik anlamda onbirinci kez kalkınma planı yapıyor.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Geçmişte olduğu gibi, günümüzde de, ülkeler arasında çıkan savaşların nedenleri araştırıldığında, asıl nedenlerin başında çıkar amaçlarının, yani ekonomik nedenlerin olduğu görülecektir.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’ndeki siyasetçiler başta olmak üzere Türk karşıtı olarak yorumlanabilecek söylem yükselişe geçti.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?