21.11.2017,00:11
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Biliyor muydunuz? – 7
252016-mazlum-coruh-213948.jpg
MAZLUMUN FİKRİ
Ülkemizde yapılan barajların ölü hacimleri, faydalı hacimlerinden fazladır.

“Barajlar faydalı yani aktif hacimleri için yapılırlar, ölü hacimler sadece maliyeti artırır. Ülkemizde yapılan barajların ölü hacimleri, faydalı hacimlerinden fazladır. Bunu nerden bilecektiniz ki!” 2 nolu yazımızdaki 4 nolu sefaleti böyle ifade etmiştim.

 

Bunu biraz açayım: Bir baraja baktığınızda genellikle kocaman sonradan yapılmış bir göl görürsünüz. Siz o gölün büyüklüğünden büyük fayda geleceğini yorumlarsınız. Hele bir de “Dünyanın en büyük bilmem kaçıncı barajı” sözünü duymuşsanız bu büyüklük size gayet normal gelir hatta gururlanabilirsiniz de… Hatta bu gölün hepsinin faydalı ve zenginlik olduğunu düşünürsünüz. Böyle düşüneceğinizi bildiklerinden o barajı millete satanlar o yapının, gölün büyüklüğünü marifet diye satarlar. Ülkemizde bu işlem hep yapıla gelmiştir; yürümektedir de..

 

Aklı başında bir mühendis ise o göle baktığında şunları düşünür:

1- Bu gölün aktif olan bölümü ne kadar; ölü olan bölümü ne kadar? Çünkü bilir ki gölün büyüklüğü sizlerin algıladığı gibi bir büyüklük değildir. Bu gölün ne kadarı faydalı hacim; ne kadarını kullanabilirim?

2- Bu barajdan daha yukarıda kaç baraj, regülatör, göl ve başka su bekletme yapısı var?

3- Bu barajın beslediği santralın su kullanma kapasitesi ne kadar?

4- Acaba bu akarsuyun yıllık taşıdığı su ne kadar ve rejimi nasıl? Çünkü mühendis bilir ki bilmelidir ki akarsuyun hacmi ve rejimi o akarsu üzerinde yapılabilecek, -Ki, asla yapılma mecburiyeti yoktur-barajların aktif hacimlerinin toplamı sabittir.

5- Bu baraj kaç canlı türünü yok etti? Ne kadar canlı varlık yok edildi? Ne kadar insan yaşadığı yerlerden söküldü?

 

Başka şeyler de elbette yurtsever mühendislerin aklına gelir; ama biz esasa dönelim. Her akıl sahibi ‘Bu baraj kaça mal oldu ve ülkeme faydası oluyor mu’ diye herkesin aklına gelebileceği soruyu sorar.

 

Biz gölden konuşmaya devam edelim. Gölü seyrettik ve gururlandık diyelim. Bilmelisiniz ki siz birileri tarafından fikren iğfal edilmişsinizdir. Çünkü barajlar sadece ve sadece aktif hacimleri için yapılırlar ve bu hacim, kendinden yukarıdaki su bekletme yapılarının hacmiyle toplandığında sabit bir miktarı geçmemesi gerekir. Gördüğünüz barajın büyüklüğü kocaman bir aldatmacanın ürünü olduğunu veya olmadığını anlamanız için ya iyice düşüneceksiniz veya güvenilir yurtsever bir mühendisten yardım isteyeceksiniz. Çünkü gördüğünüz o gölün pek muhtemeldir büyük bir bölümü ölü hacimdir.

 

Ölü hacimdeki suyu kullanamazsınız. Ölü hacım büyüdükçe toplam maliyet koşar adımlarla, sizi batırmak isteyenin dilediği seviyeye gider. Ölü hacim büyüdükçe çevre tahribatı artar. Barajlar bir ‘Yok Edici- Terminatör’e dönüşür.

 

Bu sebeple bizim hocalarımız, şunu kulağımıza küpe etmişlerdir: “Barajlar pahalı yapılardır, aktif hacimleri toplam hacimlerinin yüzde 80-85 inde az olursa ekonomikliği hızla kaybolur; ülkeyi devamlı artan borçla karşı karşıya bırakırsınız. Aman dikkat… Baraj sözünü aklınıza getirmeden kırk bir kere düşününüz…”

 

Pekiyi… Ülkemizdeki barajların aktif hacimleri, toplam hacimlerin ne kadarıdır?

 

Özetle bir bilgi verip birkaç örnekle konuyu anlatmış olayım. Sizi sıkmak istemiyorum. Ülkemizde yapılan barajların tümünün toplam hacimlerinin yarıdan fazlası ölü hacimdir… Bu durum akıl almaz bir mühendislik sefaleti destanıdır(!)… Bu durum,ülkemize karşı işlenmiş mühendislik alçaklığının özetidir. Bu durum 60 yıldan buyana sürmüş ve sürmektedir.

 

Bu bilgi aslında yeter de, örnekleri önünüze koyayım ki ilgililerden, baraj sevdalılarından bu basit soruyu sorasınız. Bazı anlı şanlı barajlarda yüzde 85 ten az olmaması gereken aktif hacim oranlarını yazıyorum Keban: yüzde 46; Karakaya yüzde 62; Atatürk yüzde 23; Birecik yüzde 47, Deriner yüzde 48, Yusufeli yüzde 50; Artvin yüzde 35, Borçka yüzde 30, Muratlı yüzde 25 …  Kısacası Ülkemizdeki barajların aktif hacimlerinin toplamı toplam hacmin yarısından azdır. Üstelik yaratılan bu aktif hacimlerin %90nı kullanılamıyor, kullanılamaz… Bu bir mühendislik sefaletidir… İhanet kelimesi bu durumu açıklayamaz; yetersiz kalır. Bu ucu açık bir melânettir.

 

Ölü hacimlerin büyütülmesini ancak melanetle açıklayabiliriz. ‘Sınırsız, tatmin olmayan bir kötülük’ diye açıklayabilirsiniz Çünkü bu ölü hacimler arttıkça melanet hızla artar…

Sorunuz ilgilerden sorumlulardan. Bunun hesabını vermelerini isteyiniz. Bu yurttaşlık görevidir…

 

(Devam edecek. Paylaşınız ki belki bir yiğit çıkar hesabını verir; biz de onu baştacı eder; sizlerden özür dileriz.)

 

Yurttaş Mazlum Çoruh – İnş. Müh. Naci Özen

 mazlumcoruh@gmail.com

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Dolar / TL kuru 11 ayın zirvesini gördü. Esasen düz mantıkla baktığınızda dolardaki yükseliş eğiliminde şaşıracak bir şey yok. Fakat ısrarlı çıkış, herkesin yüreğini ağzına getiriyor.
Diğer Yazarlar
2018’de vatandaş, belki de evim yok diye sevinecek.
Türk Siyasi hayatına yeni bir parti daha katılıyor…
Türk Silahlı Kuvvetlerine subay adayı yetiştiren toplam dört askeri liseden üçü Osmanlı Devleti döneminde, birisi de Cumhuriyet döneminde kuruldu.
Basında yer alan haberlere göre AKP İstanbul il teşkilatları, Atatürk’ün 79. ölüm yıldönümünde Anıtkabir’e ziyaret organizasyonu düzenliyorlarmış!
Evet, Fenerbahçe yönetimi bile bile lades dedi.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
KOBİ’ler de en önemli sorun, işletmelerin iyi yönetilememesidir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
İşlenen mühendislik sefaletlerinin sonuçlarını merak etmez misiniz?
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Şirketlerin kurumsal Check-Upları ve ihtiyaç analizlerini bilimsel temelli yapmak artık çok kolay