17.12.2017,20:36
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Biliyor muydunuz? – 5
252016-mazlum-coruh-213948.jpg
MAZLUMUN FİKRİ
Barajların yerleri, yapıldığı rakımlar, neden mühendis aklına uymuyor?

Ülkemizde yapılan barajların yüzde 90’nından fazlası, olması gereken rakımlarda yapılmamıştır. Bu ne demek?

 

Önceki yazıda yazmıştım: barajlar su bekletme yapılarıdır. Ve demiştim ki: eğer akarsular, yılın her günü, her ayı ayni seviyede aksalardı biz su bekletme yapısına ihtiyaç duymazdık.

 

Su bekletme yapıları ihtiyacını doğuran akarsuların akış rejiminin bozuk olmasındandır. Akarsular Eylül, Ekim, Kasım, Aralık, Ocak ve bazı yerlerde Şubat aylarında çok düşük seviyede, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz ve biraz da Ağustos aylarında yüksek sevide akarlar. Bu yükseklik Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında çok yüksektir; Ortalama debi seviyesi denen seviyenin üstünde akarlar. Bu sulara aşkın veya aşırı sular diyoruz. İşte biz mühendisleri ilgilendiren sorun, akarsuyun ortalamanın üstünde gelen bu suların bekletilmesidir. Bu bekletme işinin nasıl yapılacağıdır. Bu suların bekletilmesi, geciktirilmesi işlerinden bir kaçını önceki yazımda anlatmıştım. Eğer o önlemler yeterli olmuyorsa su bekletme yapısı barajları düşünebiliriz. Ancak barajlardan önce akla gelmesi gereken önlemleri öncelikle düşünülmesi gerekir. Peki, bu bekletme işlemi nerelerde yapılmalıdır?

 

Aşırı gelen sular, Mart’ın sonu, Nisan, Mayıs, Haziran ve bir miktar da Temmuz ayında ortaya çıkarlar. Bu suları bekletmek istiyorsak ortaya çıktıkları seviyelerde bekletilmesi aklın emridir. Bu suların ortaya çıktıkları rakımlar ise 1800-2000-2500 ve daha yukarı rakımlardır. Çünkü bu suların esas kaynağı karlardır. Karlar da o rakımlardadır ve daha çoktur.

 

Akarsu bu rakımlarda birçok kola ayrıldığından su bekletme yapıları küçük olur, herkes tarafından kolayca yapılırlar. Eğer bu suları baraj gibi yapay bir yapı içinde bekleteceksek bu yapının arkasındaki gölün tarım yapılamayan, insan yerleşimlerinin olmadığı yerlerde olması gerekir. Ayrıca eğer bu suları enerji üretiminde kullanacaksak en yüksek yerlerde bekletmek mühendisliğin emridir. Çünkü potansiyel enerji dediğimiz elektrik enerjisin ham maddesinin çarpanlarından biri yüksekliktir.(Ee= KxQxh) Bu sebeple bu işlemi en yüksek yerlerde yapmak mühendisliğin emridir. Ayrıca bu seviyelerde her hangi bir şekilde yapı yapmak çok ucuzdur ve kimse yerinden edilmez. Akarsuların zarar yaratacak aşırı kısımlarının bekletmeye, denetime alınacağı seviyeler, ortaya çıktıkları seviyelerdir. Etrafa zarar vermeden kontrol altına alınması da aklın emridir. Ayrıca bu seviyeler insan yerleşimleri açısından boş alanlardır. Tarıma uygun alanlar değildir. Daha ekonomik yapılar, barajlar yapmak mümkündür. Sıraladığım bu gerekçeler herkes kolayca anlaşılabilir. Buralarda yapmanın başka faydaları da vardır.

 

Özetlersek: Akarsuların rejimlerini düzeltmek için baraj yapmak daha uygun oluyorsa bu yapılar aşırı gelen suların ortaya çıktıkları 1800-2000-2500 ve daha yukarı rakımlarda olmalıdır.

 

Peki, ülkemizde yapılan barajların yapıldığı rakımlar nasıl?

Üzülerek ve de bir mühendis olarak utanarak söylemeliyim. Maalesef ülkemizde yapılan barajların yüzde 90’nından fazlası 1800-2000 rakımların altındadır. Bazı örnekler vereyim: Muratlı 45, Borçka 90, Deriner 200, Artvin 400, Yusufeli 500, Arkun 750….. Laleli 1500;(Çoruh Enerji Planı hakkında bilgi sahibi olduğum için rakımlar kesin gibidir)   Karkamış 350, Birecik 380, Atatürk 450, Karakaya, 600, Keban 800 rakımlarındadır. Başka sayayım mı? Mesela Altınkaya, Suat Uğurlu…

 

Bu kadar büyük melanet ancak özel eğitimle yapılabilir.

 

(Mecburen devam edecek. Sorgulayınız ve paylaşınız; belki bilmediğimiz bir çözümü öğreniriz)

 

Yurttaş Mazlum Çoruh – İnş. Müh. Naci Özen

 mazlumcoruh@gmail.com

 

 


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

Yazarın Diğer Yazıları
YazıYorum
Bitcoin konusundaki olasılıkları geçen hafta içerisinde kaleme almıştım. Evet tekrarlıyorum, buradan dünya çapında çok büyük bir soygun ve vurgun bekliyorum.
Diğer Yazarlar
Zenginlerden daha mı çok vergi alınsa?
Tanrı’nın yeryüzünde kendine ayırdığı iki toprak parçasından birisi olan Kudüs hiçbir milletin ya da dinin tek başına malı değildir. Özeldir. Kutsaldır. Ata yadigarıdır. Tüm insanlığın ortak mirasıdır.
Girit Adası’nın hukuki statüsü hakkında tarihçiler tarafından kullanılan iki tez vardır.
Meslekî bıkkınlık ya da günümüzün moda tabiriyle “Tükenmişlik Sendromu” uzun yıllar aynı mesleği yapmak zorunda kalanlarda sıkça görülebilen psikolojik bir rahatsızlıktır.
Süper Lig’te 13. Hafta geride kalırken, oluşan görüntüyü Afrika’nın vahşi topraklarında yaşanan yırtıcı savaşlarına benzetiyorum.
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Son birkaç yıldır ülkemizde yaşanan yüksek kur artışları, işletmelerimizi oldukça zorlamakta, maliyet, fiyatlama ve kâr döngüsünü yakalamak her geçen gün daha da güç hale gelmektedir.
PESCO, Avrupa’daki dengeleri ve Türkiye’nin durumunu nasıl etkileyecek?
Barajlarımızın faydalı hacimlerinin yüzde 90’nı asla görev yapmaz, yapamaz. Yani ihtiyacın on misli baraj yapılmıştır’ demişim.
“Her ölüm, sana olan küçük bir ölümdür. ‘Çanların kimin için çaldığını sorması için birini gönderme, onlar senin için çalıyor’. Her ölüm, senin ölümündür. Ağaçtan kuru bir yaprak düştüğünde bile, o senin ölümündür.” Osho
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?