22.02.2018,02:07
İstanbul
Dolar
Euro
Altın
İmkb
Kadının adı…
04052015-unnamed-142917.jpg
JALE YANILMAZ
Kadının adı yok denildikçe, yazıldı kadının adı tarihe…

Öyle hayata kattığı güzelliklerin, başarıların, eserlerin şanıyla, şöhretiyle övülerek değil; hunharca, düşmanca, canice, hani ne desem de tam anlatır diye bilemediğim o kelimeyle katledilerek, canı sökülerek, kanı dökülerekyazıldı. Sinem, Hatice, Dilek, Emine, Emel, Gizem, Beyza, Seher, Ferdane, Münevver, Büşra…daha dün Gülşen…

 

Bugün kadının adı Özgecan.Gencecik bir can.

 

İstisnasız her gün sövülen, dövülen, yetmeyip varlığına da yokluğuna da tahammül edilemezcesine, sevse de öldürülen, sevmese de öldürülen kadın daha önce başka başka binlerce isimle alındığı omuzlara bugün Özgecan adıyla alınıyor.

 

Cumhuriyet, seçme seçilme hakkı, medeni kanun, kadın dayanışma örgütleri, evrensel insan hakları ve özgürlükleri, bilim, ilim, teknoloji, medeniyet, hürriyet ve hatta kadınını gönüldaş, yoldaş, hakdaş gören beyefendi zürriyet…

 

Bir toplumu gelişmişliğe taşıyacak bu unsurların hiçbiri, ortaçağ genli katıksız kötülüğü kadının kaderinden silemediler.

 

İnsanlığı kof heybetten, içi küflü gösterişten öteye taşımayan, zehirli bir sarmaşık gibi boynuna dolanıp boğazlayan patolojik öğretiler, Dr. Frankenstein misali kendi canavar oğullarını yarattılar. Kadına yaşamda darlık, ölümde varlık dayattılar.

 

Özgürlük, ileri demokrasi, yenilik, değişim avazında siyasetçiler kadının sırtında bıçaklarını bilediler. Kalplerini saran ruh ölüsü nasırları, toprak çapalayan ellerin öpülesi nasırları gibi kutsal zannettiler. Coğrafi kasaplık yetmedi, kadına tacizi de helale harama böldüler. Başörtülü ise “bacıma taciz”, mini etekli ise “bacağını açana caiz” dediler.

 

Hiçbir şeyi sevmedikleri gibi renkleri de sevmediler, donda, dudakta, arabada kırmızıyı iffetsiz eylediler.

 

Çocuk doğurmayana kadın, kadın saydıklarına da insan demediler. Meğer onlar anneliği de anneleri de hiç sevmediler. Annelerin ayaklarının altına cennet için eğilirken, dizinin üstünü göre gelip iç geçirdiler.

 

Dans edeni, söz diyeni, hakiki göreni, kendini bileni gördükçe cinnet getirdiler, “Allahallah” deyip Allah yarattı demediler.

 

Kadına rağmen de adını aradı, belki de en çok o zaman kanadı, kaybına en çok o zaman ağladı kadın. Bazen “erkeğin kadını dövme hakkı var” diyen bir kadının dili kamçı oldu erkeğinin elinde, bazen arkadaşını tavsiye etmediği için düşürüldü kocasının gözünde.

 

Koca Amerika’da bile öldürülürken kadınlar, dişe gelmez ölümüyle yaranamadı hemcinsine. Ayıp geldi yaygarası kilit vuruldu çenesine. Saçı belgesel aklı dizi, dili kaleminden sivri yazar buyurdu:“ tacizi anlatmakla olunmaz kahraman”, işte tam o an kaldı kadın anadan üryan. Gördü ki her şeyden daha çok, daha derin yaraladı kadından kadına vuran hüsran.

 

Kimse yoksa adalet var, hukuk var, adımı sağken duysa duysa o duyar dedi kadın. Katilin pişman bakışına, iyi halli oluşuna bir de saygın duruşuna hürmet, kıyıldı bir kez daha kıyılışına. Eh bu sefer de hakim vicdanlı çıktı, hukuk ne yapsın.

 

Tam, kadını objeleştiren, cinsel güdümlü zihinlere hedefleştiren reklamlara kelam edip medyaya gark edecekken, bir haber düştü ajanslara:

 

42 yaşında…

Çengelköy’de kocası tarafından öldürülüp parçalandı…

Çöp poşetlerinin içinde, çöp konteynerine, bir çöp gibi atıldı…

Kadının adı Kübra…

 

jalyan70@yahoo.com.tr


YORUMLAR
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır. Toplam Yorum 0 | Onay Bekleyen Yorum 0

YazıYorum
Türkiye reel sektör bazında konsantrasyonunu ihracata bağlamış durumda. Elbette bunun önemini yok sayacak değilim.
Diğer Yazarlar
Türkiye ekonomisinin temeli % 99.8 KOBİ’lerimize bağlı.
Truva’nın Unesco Dünya Kültür Mirası listesine girişinin 20. yılı olan 2018; ülkemizde “Truva Yılı” ilan edildi.
AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, 13 Şubat 2018’de yaptığı konuşmada, “Bizim için Afrin neyse Ege’deki, Kıbrıs’taki haklarımız da odur. Savaş gemilerimiz, Hava Kuvvetlerimiz, gerektiğinde her türlü müdahaleyi yapmak için yakın takipteler” dedi.
Haber programında Zeytindalı Harekâtı için Afrin’e giden Mehmetçikleri izliyorum.
Ne yapmalıyız, yapabiliriz? Aydınlara düşen görevler ne olur?
Sezon başından bu yana ön görülen ve tahmin edildiği gibi, büyük takımların zor – kolay maç periyotları sonucunda 3 büyüklerin puanlarının eşitleneceği öngörüsü sonunda gerçekleşti.
Dünyanın bir bütün olduğu günümüzde, bilimsel verilerden yararlanmanın vakti gelmiştir.
Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) Partisi’ndeki siyasetçiler başta olmak üzere Türk karşıtı olarak yorumlanabilecek söylem yükselişe geçti.
Kaçak su bedellerini kim ödüyor?
Yavaş yavaş kişilik değiştiriyorum; yeni kişilikler yaratma, taklit etmenin, dünyayı anlamanın ya da dünya anlaşılabilirmiş gibi yapmanın yeni tarzlarını yaratma yeteneğimle zenginleşiyorum (evrim burada olsa gerek)." diyor Pessoa..
Bir meslek sahibi olmak mı yoksa dünyayı keşfetmek mi?